14. Ceza Dairesi 2015/5081 E. , 2015/11871 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 14 - 2015/150246
MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17.02.2015
NUMARASI : 2012/109 Esas, 2015/26 Karar
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar ile suça sürüklenen çocuk M...), cinsel taciz, şantaj (suça sürüklenen çocuk E...), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj (suça sürüklenen çocuk M...)
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re"sen de temyize tâbi hükümlerin sanık R... müdafileri, sanık N... ve müdafii, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanık R... müdafileri tarafından incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 14.10.2015 Çarşamba saat 13:30"a duruşma günü verilerek sanık R... müdafii Av. C.. T.."a çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından B... Y... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık R.. A.. adına gelen Av. C.. T.. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık R.. A.. hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir husus bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir husus bulunmadığını bildirmekle dosyanın incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 04.11.2015 Çarşamba günü saat 13:30"a bırakılmasına oybirliğiyle karar verilmesinin ardından suça sürüklenen çocuk M..."in zorunlu müdafii olan Av. S... K..."nın da süresinde duruşmalı inceleme isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında vaki talebin kabulü ile yeni duruşma gününün suça sürüklenen çocuk M... müdafii Av. S.. K.."ya tebliği ile duruşmanın 25.11.2015 Çarşamba saat 13:30"a bırakılmasına karar verildi.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Ü... B... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Suça sürüklenen çocuk M... müdafiine çağrı kağıdının gönderildiği, parçasının döndüğü ancak müdafiin duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla, suç vasfı ve kanunda öngörülen ceza miktarı nazara alındığında 5271 sayılı CMK"nın 150/3. maddesi gereği kendisine müdafii tayini zorunlu olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının istemine uygun olarak CMK"nın 156. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk M.. Ç.. için Ankara Barosundan zorunlu müdafii görevlendirilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına ve duruşmanın 09.12.2015 saat 13.30"a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından K... M... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine suça sürüklenen çocuk M... adına Ankara Barosundan görevlendirilerek gelen Av. K... Ö... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde suça sürüklenen çocuk M.. Ç.. hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir husus bulunmadığını bildirdi.
Suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan suça sürüklenen çocuk müdafii savunmasına ilave edecek bir husus bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 23.12.2015 Çarşamba günü saat 13:30"a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Dairemizin 2014/8087 Esas sayılı dosyası ile 2015/5081 Esas sayılı iş bu dosyanın aynı mağdureye ilişkin olduğu, dosyalar arasında hukuki ve şahsi bağlantı bulunduğu anlaşıldığından her iki dosyanın birlikte incelenip sonuçlandırılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk E... hakkında cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL"ye kadar (3.000 TL dahil) adli para cezaları kesin nitelikte olup, verilen cezanın miktarı itibariyle 1412 sayılı CMUK"nın 305/1. maddesi gereğince kesin olan hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk E... müdafiin anılan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuklar; M... ve M... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suça sürüklenen çocuklar; M... ve E... haklarında şantaj suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuklar; M... ve M... haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikil cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar M... ve M... haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK"nın 61. maddesindeki sıralamaya göre, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca yapılacak arttırımın 103/2. madde ile tayin edilen ceza üzerinden değil, 103/3 ve 103/4. maddelerinin tatbikinden sonra belirlenen ceza miktarı üzerinden yapılıp bulunacak miktarın 103/6. maddeyle tayin edilen cezaya eklenmesi suretiyle sonuç cezaların tespiti gerektiğinin gözetilmemesi ve atılı suçlara uyan TCK"nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilen ceza onbeş yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın TCK"nın 49/1 ve 103/6. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar arttırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği cezada uygun bir miktar daha arttırım yapılması yerine 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması suretiyle eksik ceza tayini, netice cezaların TCK"nın 31/3. maddesi uyarınca oniki yıldan fazla olamaması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden ve karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuklar haklarında 5237 sayılı TCK"nın 31/3. maddesi gereğince yapılan 1/3 oranındaki indirim sonucunda bulunan 13 yıl 4 ay hapis cezasının aynı maddenin son cümlesi uyarınca 12 yıla indirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile suça sürüklenen çocuk Muhammed müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün C-) bendinin a-) 7- fıkrasının sonuna gelmek üzere "suça sürüklenen çocuklara verilen 13 yıl 4 ay hapis cezalarının TCK"nın 31/3-son maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezasına indirilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar; R... ve N... haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların, suça sürüklenen çocuklar M... ve M... ile beraber cebir kullanmak suretiyle direncini kırdıkları mağdureye karşı aynı yerde birbirini takiben nitelikli cinsel istismar suçunu işledikleri ve her bir sanığın kendi eyleminin yanı sıra diğerlerinin eylemlerine de TCK"nın 37. maddesi anlamında katılması nedeniyle haklarında zincirleme suç hükümlerini düzenleyen aynı Kanunun 43/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmek suretiyle ve ayrıca mağdureye yönelik oluşa uygun işledikleri kabul edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı 5237 sayılı TCK"nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilen ceza onbeş yılı geçse dahi, suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın, aynı Kanunun 49/1 ve 103/6. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar arttırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınıp anılan kanun maddeleri gereğince hakkaniyet kuralları gözetilerek uygun bir ceza tayini gerektiği halde, 103/6. maddenin uygulama dışı bırakılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasına zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık R... müdafileri, sanık N... ve müdafiin temyiz itirazları ile sanık R... müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkartılarak yerlerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan kısmen re"sen de temyize tâbi hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.12.2015 tarihinde verilen işbu karar 23.12.2015 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından K... M... hazır olduğu halde sanıklar müdafileri Av. K... Ö... ve Av. C.. T.."un yüzlerine karşı tefhim olundu.