Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2011/3925
Karar No: 2011/3943
Karar Tarihi: 20.06.2011

Kasten yaralamak - Darp etmek - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2011/3925 Esas 2011/3943 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sanık İ.A., eşi M.A.’yı kasten yaralamaktan dolayı cezalandırılmıştır. Ancak, maktülenin ölümüne sebep olan doğumsal rahatsızlığının sanığın etkili eylemi sonucu ağırlaşması sonucu öldüğü tespit edilmiştir. Bu nedenle sanığın taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği hükmedilmiş ancak mahkeme hükmü etkili eylem suçundan vermiştir. Bu nedenle karar bozulmuştur. Kanun maddeleri ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22/2, 86/2 ve 85. maddeleridir.
1. Ceza Dairesi         2011/3925 E.  ,  2011/3943 K.

    "İçtihat Metni"

    TEBLİĞNAME : 1-B/2011/73157
    MAHKEMESİ :ANKARA Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi
    TARİHİ VE NO :20.09.2010 - 365/258
    SUÇ :Kasten yaralamak,Darp etmek

    Eşi M.. A.."ı yaralamaktan sanık İ.. A.."ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ANKARA) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.09.2010 gün ve 365/258 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık İ.. A..’ın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine;
    Ancak;
    Gerekçede; “sanık ile maktûlenin evli oldukları, olay günü çocuğun ağlamasına kızarak maktûlenin boynundan tutarak duvara, yere vurarak darp ettiği, sanığın ilk aşamada maktüleyi tedaviye götürmediği, şayet merdivenlerden düştüğünü söylemez ise, tedaviye götürmeyeceği ve çocuğu ile bir daha görüştürmeyeceği yolunda tehditte bulunduğu, olayın sanığın babası tarafından duyulması üzerine 27.01.2004 tarihinde hastaneye götürüldüğü, burada maktûlenin boyun kırığı omurilik zedelenmesinden ameliyata alındığı, müşteki ve maktûlenin olayın oluşumuna ilişkin beyanlarının samimi ve olayın akışına uygun düştüğü, maktûle Melek’in sanığın darp eylemi sonucu ameliyata alındığında kafa tabanındaki doğumsal kafa tabanı anomalisine bağlı olarak ameliyat ile gelişen komplikasyonlar sonucunda 19.03.2004 tarihinde öldüğü” kabul edilerek, sanığın maktûlenin merdivenlerden düştüğü şeklindeki savunmasına itibar edilmediği,
    Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun 21.04.2010 tarih ve 1272 sayılı raporunda; “kişinin ölümünün kendisinde mevcut doğumsal kafa tabanı anomalisinin travmanın etkisiyle belirgin hale geldiği ve bulguların travma sonrası ortaya çıkması nedeniyle kendinde mevcut hastalığı ağırlaştırması sonucu meydana geldiği, travma ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu, travmatik lezyonların ölümü meydana getirir nitelikte basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olduğu, bu lezyonların merdivenden düşmekle olabileceği gibi yüze direkt künt travma ile de oluşabileceğinin” belirtildiği,
    Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporu ile maktûlenin, sanığın kendisini darp ettiği yönündeki beyanı esas alındığında; sanığın maktüleye karşı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde etkili eylemde bulunduğu, bu etkili eylem nedeniyle maktülede mevcut doğumsal kafa tabanı anomalisi hastalığının ağırlaştırması sonucu ölümün meydana geldiği, ölüm olayı ile sanığın etkili eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu, sanığın maktüledeki mevcut hastalığı önceden bildiği yönünde bir delil bulunmadığı buna göre; sanığın 5237 sayılı TCK.nun 22/2 ve 86/2 maddeleri yollamasıyla aynı yasanın 85. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine yukarıda yazılan kabulle ve adli tıp raporu ile çelişir biçimde “adli tıp raporuna göre sanığın eylemi ile alakalı yapılan değerlendirmede, maktülede meydana gelen lezyonların sanığın etkili eylemi sonucu oluştuğunun söylenemeyeceği, ölüm ile sanığın etkili eylemi arasında şüpheden uzak illiyet bağının bulunmadığı” şeklindeki ikinci bir kabulle ve adli tıp kurumu raporundaki “travma ile ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunduğu” yönündeki açıklama dikkate alınmaksızın yazılı şekilde etkili eylem suçundan hüküm kurulması suretiyle hükmün karıştırılması,
    Yasaya aykırı ve sanık müdafii ile müdahil H.. P.. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün BOZULMASINA, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi