Davacı, maluliyet aylığını kesen Kurum işleminin iptaliyle, aylığının karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğinkısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davanının, davalı Kurumdan almakta olduğu malulüyet aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının beden gücünü 2/3’sini kaybetmediğinden açmış olduğu davanın reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçekten davacı N.A.’e 506 sayılı Yasa’ya tabi Kurum sigortalısı olarak aynı Yasa’nın 1.3.2001 tarihinde yürürlükte bulunan 53/b. Maddesi gereğince SSK Okmeydanı Hastanesinin 14.2.2001 gün ve 812 sayılı Sağlık Kurulu raporuna dayalı olarak 1.3.2001 tarihinden itibaren "hayatını çalışarak kazanamayacağı" gerekçesine dayalı olarak malulüyet aylığı bağlandığı ve bağlanan aylığın Ocak-2003 tarihine kadar ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık; Davalı Kurum’un bağlanan bu aylığı 9.1.2003 gün ve 2003/3 sayılı Müfettiş Raporu gereğince, davacının tedavi amaçlı olarak eşinin ortağı olduğu işyerinden sigortalı gösterildiği, çalışmalarının gerçek ve fiili olmadığı gerekçesiyle, bağlanan maluliyet aylığının başlangıçtan itibaren iptaline ilişkin Kurum işleminin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Uyuşmazlığın çözümünde, davacının maluliyet aylığına esas alınan toplam sigortalılık süresi içinde kayıtlar ile belgelenen 1998 yılı 120 gün, 1999 yılı 360 gün, 2000 yılı 360 gün ve 2001 yılı 7 gün’lük 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmetlerinin, müfettiş raporunun aksine gerçek-fiili bir çalışma olup olmadığının tesbitine yönelik inceleme yapılması gerektiği açık iken mahkemenin davanın yasal dayanağını 506 sayılı Yasa’nın “kimlerin malül sayılacağına” ilişkin 53. maddesinin 29.7.2003 gün ve 4958 sayılı Yasa’nın 33. maddesi ile değiştirilmiş şekline dayandırılarak davacının çalışma gücünün 2/3 sini kaybetmediğine ilişkin raporlara dayanarak sonuca gitmesi doğru değildir. Kaldı ki, davacıya bağlanan maluliyet aylığı Yasa’da yapılan değişiklikten önce bağlanmış olup “çalışabilir durumda bulunmadığına” ilişkin Hastane Sağlık Kurulu raporuna dayanmakta olup, bu haliyle dahi davacının yasal değişiklik gerekçe gösterilerek aylığının iptal edilemeyeceği Dairemizin emsal İçtihatları gereğidir. (Dairemizin 22.9.2008 gün ve 2008/13950-14410 sayılı emsal kararı)
Davanın yasal dayanağı ve somut olaya ilişkin bu açıklamalardan sonra işin esasına gelince; Davacı N.A.’in 1971 doğumlu olup 1.3.1992-20.11.1995 tarihleri arasında 1340 gün sorunsuz hizmetinin bulunduğu, 1994 yılında evlendikten bir süre sonra çalışmaya ara verip 1.9.1998-7.2.2001 tarihleri arasında da yeniden çalıştığı , bu son çalışmalarının A. Boya Gıda Sanayi işyerinden bildirildiği, bildirimlerinin işyeri kayıt ve belgeleri ile doğrulandığı açıktır. Davacının 1998 yılı içerisinde tanısı konulan KML_Lösemi hastalığı nedeniyle tedaviye alınması ve 1999 yılı içerisinde de kemik iliği nakli yapıldığı halen kontrollerinin devam ettiği ekli hastane raporlarından anlaşılmaktadır.Davacının son dönem çalışmalarının hastalığının tedavisine ilişkin olup fiili olmadığı yolunda 9.1.2003 gün 2003/3 sayılı Kurum Müfettiş raporu ile bu çalışmaları dolayısıyla 2001 yılında bağlanan malulüyet aylığı iptal edilmiş ise de, anılan müfettiş raporunun hiçbir kanıta dayanmadığı subjektif görüş ile hazırlandığı ortadadır. Gerçekten çalışmaların bildirildiği işyerinin kayıt-belge-defter incelemenin yasaya uygun olduğuna ilişkin kayıt inceleme tutanağının üzerine hazırlanan rapor ile sırf hastalık gerekçesi ile davacının eşinin ortağı olduğu işyerinde çalışmadığı halde çalışmış gibi gösterildiği belirtilmiş bu kanıyı destekleyecek hiçbir beyan, kayıt ortaya konmamıştır.
Bu halde, davacının malulüyet aylığının iptaline dayanak olan raporun subjektif kanı ile hazırlandığı, açık olup Kurum’un bu rapora dayalı olarak yaptığı iptal işleminin iptali gerektiği açıktır.
Yapılacak iş; Davacıya bağlanan malulüyet aylığının 9.1.2003 gün 2003/3 sayılı Müfettiş raporuna dayalı olarak kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile bu nedene dayalı kesilen malulüyet aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tesbitine ilişkin hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın davanın niteliğini ve dayanağını dahi belirlemeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 2.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.