Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12847
Karar No: 2016/10603
Karar Tarihi: 14.11.2016

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/12847 Esas 2016/10603 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2016/12847 E.  ,  2016/10603 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı ... vekili 09/08/2011 havale tarihli dilekçesiyle, müvekkiline ait 25.800,00 m² yüzölçümlü 173 sayılı parselin 13.281,00 m² yüzölçümlü bölümünün 09/03/2011 tarihinde 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca imara tabi tutulduğunu ve imar planında turizm tesis alan olarak ayrıldığını ancak parselin geriye kalan 12.519,00 m² yüzölçümlü bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle aynı parsel sayısı ve tarla vasıflı olarak bırakıldığını ve bu suretle müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek şimdilik 20.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili isteğiyle dava açmıştır. Daha sonra 23/05/2012 tarihli harçlı ıslah dilekçesiyle tazminat miktarını toplamda 18.778.500,00-TL’ye yükseltmiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve 5.164.839,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle Hazineden alınarak davacıya verilmesine ve kıyı kenar çizgisi içinde kalan 173 sayılı parselin kıyıya terkinine (tapudan terkinine) karar verilmiş, davacı ... ve davalı Hazine vekillerinin temyizi üzerine, hüküm Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16/04/2013 tarih ve 2012/21701 - 2013/7494 sayılı kararı ile oyçokluğuyla bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem bakımından doğru olduğu gibi, taşınmazın 31.08.1977 tarihinde onanan kıyı kenar çalışmasında kıyı kenar çizgisi içerisine alınması suretiyle davacının taşınmazdan yararlanma ve tasarruf etme imkanı kalmadığı ve mülkiyet hakkı kısıtlandığından taşınmaz bedelinin Hazineden tahsili ile tapudan terkinine karar verilmesi de doğrudur. Ancak;
    1) Alınan bilirkişi kurulu raporunda tesbit edilen bedel ile bu rapora dayanılmakla birlikte, farklı nedenlerle resen ve soyut ifadelerle indirim yapılarak mahkemece belirlenen bedel arasında fahiş fark bulunduğundan, bilirkişi kurulu raporunda tesbit edilen bedel ile mahkemece belirlenen bedel inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmemiştir.
    Bu nedenle; taraflara yeniden emsal bildirmeleri için imkân tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak taşınmazın belirlenen gerçek değerine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde bedel tesbit edilmek suretiyle karar verilmesi,
    2) Değerlendirme tarihi olan 2011 yılında dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, doğru görülmemiştir” denilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve 18.778.500,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle Hazineden alınarak davacıya verilmesine ve kıyı kenar çizgisi içinde kalan 173 sayılı parselin kıyıya terkinine (tapudan terkinine) karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine, hüküm Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 17/06/2014 tarih ve 2014/9693 – 2014/17545 sayılı kararı ile ikinci kez bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken özel amacı olmayan, dava konusu taşınmaza yakın yerlerden, yakın tarihli ve benzer yüzölçümlü satışlar emsal alınıp, üstünlük oranlaması da yapılarak hesaplaması zorunlu olduğu halde, raporu hükme esas bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazdan yaklaşık 12 km mesafede başka bir yerde bulunan satışlar emsal alınmak suretiyle değer biçildiği gibi, dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m2 değerleri karşılaştırıldığında, emsalin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu kabul edildiğinden rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu nedenlerle taraflara taşınmazın bulunduğu yerden, yakın tarihli ve benzer nitelikte emsal bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve mahallinde yeniden keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile geçersiz rapora göre karar verilmesi, doğru görülmemiştir” denilmiştir.
    Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada önceki kararda direnilmiş ve direnme hükmünün davalı Hazine vekili temyiz edilmesi üzerine, Hukuk Genel Kurulunun 29/05/2015 gün ve 2015/5-277 Esas, 2015/1459 Karar sayılı kararı ile özetle, “Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve kanuna aykırıdır” denilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve 16.587.675,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle Hazineden alınarak davacıya verilmesine ve kıyı kenar çizgisi içinde kalan 173 sayılı parselin kıyıya terkinine (tapudan terkinine) karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından vekalet ücretine, davalı Hazine vekili tarafından ise esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir.
    Tazminat isteğine dayanak 173 sayılı parsel 25.800,00 m² ile tarla vasfıyla davacı adına tapuda kayıtlı iken imar uygulama sonunda yapılan ifraz ile yüzölçümü 12.519,00 m² düşmüş ve halen bu miktarla ve tarla vasfıyla davacı adına kayıtlıdır.
    Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve reddedilen miktar üzerinden davalı Hazine lehine takdir edilen vekalet ücretinde de bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin esasa, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının ..."ya yükletilmesine, Hazineden harç alınamsına yer olmadığına 14/11/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi