19. Hukuk Dairesi 2014/217 E. , 2014/2619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında fabrikalarda teslim esaslı ihraç kaydıyla şeker satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, ancak şekerin ihracı sırasında Irak ülkesi gümrük mevzuatında değişiklik yapılması ve şeker çuvalların üzerinde üretim ayının yazılı olmaması nedeniyle Irak sınır kapısından geçişte sorun yaşandığını, müvekkilinin ısrarları üzerine bir defaya mahsus olmak üzere 250 ton malın ihracının yapılabildiğini, bu beklenmedik ve öngörülmesi imkansız olan durumun davalı kuruma bildirildiğini ve maliyeti üstlenilerek mevzuata uygun yeni torbalar yaptırılması hususunda davalı kurumdan yardım istendiğini, ayrıca şekerin son teslim tarihi için ek süre talep edildiğini, davalı kurumun şeker fiyatına faiz eklenmesi koşuluyla ek süre talebini kabul ettiğini, ancak yeni torba yapımı konusunda yardımı kabul etmediğini, müvekkilinin faiz talebini kabul etmesinin mahvına neden olacağını, ayrıca tek alternatif yol olan Suriye"den sevkiyat hususunun da değerlendirildiğini fakat Suriye"deki mevcut savaş hali nedeniyle bu ihtimalin dahi ortadan kalktığını, bu hususların da davalı kuruma bildirildiğini, ancak yine olumlu yanıt alınmadığını, davalı kurumun sözleşme uyarınca müvekkil tarafından verilen kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi için bankaya yazı yazdığını, bunun üzerine müvekkilinin mektubun bozdurulmaması için davalı hesabına karşılığı olan parayı gönderdiğini, davalı kurumun bu meblağın irad kaydedilerek sözleşmenin feshedildiğini müvekkiline bildirdiğini, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ve teminatın haksız olarak irad kaydedildiğini, zira malın tesliminden önce ihraca uygun olarak hazırlanmasının davalı kurumun sorumluluğunda olduğunu, ayrıca davalının müvekkil tarafından teslim alınan şekerin ihracının Irak"a yapılacağını başından beri bilmekte olduğunu, Suriye"de yaşanan olayların da mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek davalı kurumun taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız nedenle feshettiğinin tespitine, 169.032,00 USD tutarlı teminat mektubunun karşılığı olan 312.354,23 TL tutarındaki nakdi teminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davacının yaşadığı soruna ilişkin dosyaya Irak resmi makamlarına ait bir belge ibraz etmediğini, ayrıca sözleşmeye göre davacı tarafça tayin edilen ihraç ülkesi kurallarındaki değişikliğe göre ambalaj değişikliği yapması hususunda müvekkilinin bir zorunluluğu olmadığı gibi davacının ambalajda değişiklik yapması için sözleşmede engelleyici hüküm bulunmadığından müvekkilinin onayına da ihtiyacı olmadığını, sözleşmenin başından beri ihraç yapılacak ülkenin Irak olduğunun müvekkilince bilinmesinin de söz konusu olmadığını, ambalajlanan şekerin davacının talep ettiği şekilde hangi ayda üretildiğinin taraflarınca belirtilmesinin şeker üretimi ve ambalajlanmasının da doğasına da aykırı olduğunu, davacının sözleşme kapsamındaki taahhüdünü, basiretli bir tacir olarak yapması gereken ve mümkün olan işi yapmayıp, bertaraf edebileceği engelleri ortadan kaldırmayarak kendi kusuru ile yerine getiremediğini, dolayısıyla ileri sürdüğü hususların ifasını imkansız kılan ve borcundan kurtulmayı sağlayacak nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı tarafça ihracatın yapılamama sebebi olarak torba üzerinde üretimin yapıldığı ayın yazılmaması gösterilmiş ise de, sözleşmede ihracatın Irak"a yapılacağının kararlaştırılmamış olması, Irak Gümrüğü resmi makamlarınca düzenlenmiş bir belgenin sunulmamış olması, sözleşmede ambalaj değişikliğine engel olan bir kısıtlamanın bulunmaması nedeniyle sözleşme kapsamındaki taahhüdün basiretli bir tacir olarak davacı tarafça yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davalı tarafın sözleşmenin feshinde haklı olduğu ve sözleşme uyarınca teminatın irad kaydedilmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.