Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/17076
Karar No: 2016/2958
Karar Tarihi: 10.03.2016

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/17076 Esas 2016/2958 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/17076 E.  ,  2016/2958 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
    Davacılar; mirasbırakanları ...’in maliki olduğu 59 ada 1 parsel sayılı taşınmazı muvazaalı olarak davalı oğlu ...’e devrettiğini, muvazaalı devrin iptali için dava dışı mirasçı tarafından açılan ve kabul edilen davadan temyiz aşamasında feragat edildiğini ve anlaşmalı olarak taşınmazın diğer davalılar ... ve ...’e temlik edildiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında iptal tescil, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalılar, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, iddiaların kanıtlanamadığı ve davacı tarafça teklif edilen yeminin davalılar tarafından eda edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu arsa vasıflı 59 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ... adına kayıtlı iken, 19.10.1995 tarihinde dava dışı damadı ...’e satış suretiyle temlik edildiği, onun tarafından da 27.05.1997 tarihinde murisin oğlu olan davalı ...’e satış suretiyle devredildiği, dava dışı mirasçı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan mahkemenin 2009/314 Esas, 2009/755 Karar sayılı dava dosyası ile çekişme konusu taşınmaz ile ilgili olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan davada; mirasbırakanın damadı ... vasıtasıyla davalıya yaptığı temlikin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle 20.11.2009 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, daha sonra 21.12.2009 tarihli protokol başlıklı belge ibraz edildiği ve 21.03.2013 tarihli Ek-Karar ile davanın feragat nedeniyle red edildiği, taşınmazın 24.12.2009 tarihinde davalı ... tarafından davalılar ... ve ... ’a satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu"nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu"nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu"nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu"nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.
    Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olaya gelince, mirasbırakan ...’in çekişme konusu taşınmazı satması için geçerli bir neden bulunmadığı, değerler arasında fahiş fark bulunduğu, temlik tarihleri ve mirasbırakanın damadı olan dava dışı ... vasıtasıyla davalı oğlu ...’e devredildiği gözetildiğinde, temlikin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğu anlaşılmaktadır.
    Öte yandan, davacılar vekilinin 05.07.2011 tarihli duruşmada “ öncelikle davanın kabulüne karar verilmesini istedikleri, mahkeme aksi kanaatte ise yemin teklif ettikleri” ne yönelik beyanı nazara alındığında eda edilen yeminin sonuç doğurmayacağı, toplanan delillerden kayıt maliki davalıların taşınmazın komşusu olması ve temlik tarihleri nazara alındığında muvazaalı temliki bilecek durumda oldukları, iktisaplarının iyiniyetli olmadığı ve Türk Medeni Kanunu"nun 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları gözetilerek ilk talep olan tapu iptal tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru değildir.
    Davacıların temyiz itirazının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi