(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2020/1783 E. , 2020/5847 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 1986 yılından 31.01.2013 tarihine kadar Malzeme ... Müdürü sıfatıyla kapsam dışı personel olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin kendisinden başka 20 personel ile birlikte Personel Yönetmeliğinin 49. maddesine istinaden yaş sınırı sebebiyle feshedildiğini, ... 2. İş Mahkemesine açtıkları işe iade davası sonunda davanın reddine karar verildiğini, iş sözleşmesinin feshine rağmen ihbar tazminatının Personel Yönetmeliğinin 49. maddesinde yazılı hüküm gereği ödenmediğini ileri sürerek, ödenmediğini iddia ettiği ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş ilişiğinin kesildiği 31.01.2013 tarihi itibarıyla tüm hak ve alacaklarını alarak bakiye herhangi bir hak ve alacağı kalmadığına dair ibraname ve feragatname belgesi imzaladığını, davacının iş sözleşmesinin Kapsam Dışı Personel Yönetmeliğinin 49. maddesi gereğince ihbar tazminatı ödenmeksizin feshedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının ihbar tazminatı talebinin 6 aylık süre nazara alınıp hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiğine ilişkin gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemece, davacının ihbar tazminatı talebi 8 haftalık süre üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda (keza mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda) "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Yargıtay İBK 9.5.1960 tarih 21/9, RG. 28.6.1960-10537) Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut olayda; Dairemizce ilgili yönetmelik hükmünde belirtilen 6 aylık sürenin davacı lehine düzenlenen bir ihbar süresi olduğu ve ihbar tazminatının 6 aylık süre üzerinden hesaplanması gerektiğinden bozma yapılmasına rağmen; bozmaya uyan Mahkemece ihbar tazminatı 8 hafta üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Mahkemece bozmaya uyulmakla davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmadan, ihbar tazminatının 6 aylık ücret yerine 8 haftalık ücret üzerinden hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açık olarak düzenlenmiştir.
Mahkemece; hükmün gerekçesinde “.. davacı tarafından verilen ıslah dilekçesi dikkate alınmamıştır. ” denildikten sonra “... Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 26.986,96 TL ihbar tazminatı alacağının 20.000,00 TL"sinin dava tarihinden itibaren, 6.989,96 TL"nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir...” denildiği ve hüküm fıkrasında sadece 20.000,00 TL ihbar tazminatının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Gerekçeli karar hem kendi içinde çelişkili olup hem de tefhim edilen hüküm sonucuna açıkça aykırı olduğundan kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.