Abaküs Yazılım
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/18952
Karar No: 2020/4352
Karar Tarihi: 03.03.2020

Hakaret - tehdit - kasten yaralama - Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2019/18952 Esas 2020/4352 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir kararda, sanık hakkında hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet hükümleri verildiği belirtilmektedir. Hakaret suçu nedeniyle verilen cezanın adli para cezası olduğu ve bu nedenle temyiz edilemeyeceği ifade edilmekte, tehdit suçu nedeniyle verilen cezanın hapis cezasına çevrildiği ve kasten yaralama suçu nedeniyle verilen cezanın ise TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddeleri uyarınca tayin edildiği belirtilmektedir. Ancak, kasten yaralama suçuna ilişkin verilen cezanın bazı nedenlerle fazla tayin edildiği ve Anayasa Mahkemesi kararı nedeniyle hükümde yeniden değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur. Detaylı olarak, 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. madde, TCK'nin 50/1-a, 58/6, 86/1, 86/3-e, 87/3 ve 106/1-1, 29/1 maddeleri, Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas - 2015/85 Kararı ve 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi ifade edilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2019/18952 E.  ,  2020/4352 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
    HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Kolluk tutanaklarına ve adli rapor içeriklerine göre suç tarihinin 10.03.2015 olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında 24.03.2015 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
    1) Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
    Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının türü ve miktarı itibariyle verilen hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun"un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"a eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
    2) Sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
    Adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamları bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK"nin 106/1-1 ve 29/1. maddeleri gereğince hükmolunan hapis cezasının TCK"nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi suretiyle, TCK"nin 58/6. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanının ortadan kaldırılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
    Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
    3) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
    Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    Tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanığın cezasının 5237 sayılı TCK"nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK"nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, müştekinin vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK"nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
    b) Suç tarihinde müşteki Murat"ın birlikte çalıştığı arkadaşı ile yetkili servis olarak bir işlem için gittikleri yerde, servis aracını yolu kapatacak şekilde park ettiği, sanık ..."in yoldan geçememesi nedeniyle kornaya basması üzerine aşağı inen Murat"ın, sanığa "Niye deli gibi kornaya basıyorsun, hemen indik, bir saat mi bekledin?" demesi üzerine sanığın, “Kes lan, çek arabanı konuşma” dediği ve karşılıklı tartışmaya başladıkları, Kerim"in aracından inip Murat"a saldırarak kafasına yumruklarla vurduğu, bu esnada her ikisinin de birbirlerine karşılıklı küfür ettikleri, araya girenlerin kavgayı araladığı, aracına dönen Kerim"in aracından bir sopa alarak geri döndüğü ve Murat"a sopa ile de vurduğu anlaşılan olayda, sanığın kasten yaralama eylemini, Murat"ın aracını yolu kapatacak şeklinde park etmesi, “Niye deli gibi kornaya basıyorsun, hemen indik, bir saat mi bekledin?” demesi üzerine çıkan tartışma sırasında haksız tahrik altında işlediğinin anlaşıldığı ve sanığın müşteki Murat’a yönelik tehdit suçundan verilen cezasında haksız tahrik hükmü uygulanarak TCK’nin 29. maddesi uyarınca indirim yapıldığı halde, sanığın kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddeleri uyarınca verilen cezasında haksız tahrik nedeniyle TCK’nin 29/1. maddesi uyarınca indirim yapılmaması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
    c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi