Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/15172
Karar No: 2016/3452
Karar Tarihi: 22.03.2016

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/15172 Esas 2016/3452 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2014/15172 E.  ,  2016/3452 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava, aldatma (hile) hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
    Davacı, 99 ve 1099 ada 15 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını, davalı oğlunun ...’da çalışma vizesi alabilmesi için malvarlığı gerektiği, vize aldığı takdirde taşınmazları iade edeceği telkini ve inandırması üzerine satış suretiyle temlik ettiğini, ancak taşınmazları iade etmediğini, kandırılarak taşınmazlarının elinden aldığını ileri sürerek tapuların iptali ile adına tescili istemiştir.
    Davalı, taşınmazları 1998 yılında babasının sağlığında bedelini ödeyerek davacı annesinden satın aldığını, 15 yıldır kullandığını, davacının herhangi bir itirazının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, yasada aranan 1 yıllık hakdüşürücü sürenin de geçtiğini, ...’ya hiç gitmediğini, bu iddianın yerinde olmadığını, 1099 ada 15 parsel sayılı taşınmazın uğraşıları sonucu yeşil alandan çıkarıldığını, değerinin arttığını öğrenince diğer çocuklarının zorlaması ile dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davalının taşınmazlar karşılığında herhangi bir bedel ödemediği, şarta dayalı olarak aldığı taşınmazları şart gerçekleşmeyince iade etmediği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Çekişme konusu 1099 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payı davacı adına kayıtlı iken 29/07/1998 tarihli satış işlemi ile, çekişme konusu 99 parsel sayılı taşınmazın 3/18 payı davacı adına kayıtlı iken 31/07/1998 tarihli satış işlemi ile davalıya temlik edildiği kayden sabittir.
    Bilindiği üzere, hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 36/1. , 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 28/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
    Öte yandan, aldatma (hile) her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
    Somut olaya gelince; davacı başından beri satış yaptığını bildiğine göre 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 39.maddesi uyarınca dava tarihi itibari ile hak düşürücü süre geçmiş durumdadır.
    Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
    Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi