
Esas No: 2018/273
Karar No: 2020/3427
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/273 Esas 2020/3427 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 20.06.2013 tarihli Yazılım Kullanma Lisans ve Kurumsal Destek Sözleşmesi’nden kaynaklandığını, söz konusu sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirketin davalıya yıllık lisans ve kurumsal bakım destek hizmeti sağladığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa sözleşme kapsamında verilen hizmete ilişkin olarak düzenlenen faturaların tanzim edilerek davalı takip borçlusuna gönderildiğini, faturaların toplam bedelinin 198.586,09 TL olduğunu, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; davalı tarafından yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin taraflar arasında imzalanan iki adet Yazılım Kullanma Lisans ve Kurumsal Destek sözleşmelerini 31.12.2015 tarihinde feshettiğini, akabinde iade faturası düzenlenerek davacıya tebliğ edildiğini, ekte taraflar arasındaki cari hesap dökümlerini sunduklarını, buna göre davalının borçlu değil alacaklı olduğunu, bu nedenle icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ticari defter ve kayıtlarının kanuni şartları taşıdığı, davalı tarafından sunulan hesap dökümünün incelendiği ve davalı tarafından davacının takip konusu ettiği 11 adet faturayı kayıtlarına işlemiş olduğu, davalının gönderdiği fesih bildirim yazısı içeriğinden 30.12.2015 tarihi itibariyle fatura gönderilmemesi belirtildiğinden bu tarihten önce düzenlenen faturaların davalının kabulünde olduğu ve kayıtlarına işlendiği, davacının kendi kayıtlarına göre 183.606,44 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından ödemede gecikme nedeniyle davacıyı temerrüde düşürecek vasıfta bir ihtar düzenlenmemesi nedeniyle faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin itirazı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 23.11.2017 tarihli 2017/783 Esas 2017/1135 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle HMK"nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin/vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 04.11.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.