23. Hukuk Dairesi 2014/3493 E. , 2014/6492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri(Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 15/01/2014
NUMARASI : 2013/32-2014/12
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, kooperatif üyesi olan davalı hakkında şerefiye ve aidat borçları nedeni ile Kayseri 1. İcra Müdürlüğü"nün 2012/1477 sayılı dosyası ile yapılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, itirazın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, % 20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istenen miktarın müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin kooperatifin üyesi olmayıp kooperatifin müteahhidi olduğunu, kooperatif tarafından müteahhit alacaklarına karşılık daire verilmek suretiyle borçların tasfiyesi yoluna gidildiğini, davalının usulen kooperatife üye kaydedildiğini, 29.08.2008 tarihinde 30.000,00 TL, 06.10.2008 tarihinde 20.000,00 TL"lik ödemelerin yapıldığını, 30.000,00 TL nin yatırılması üzerine tapunun verildiğini, müvekkilinden fazladan 12.862,89 TL şerefiye farkı istenildiğini, bunun doğru ve haklı olmadığını, ödenmiş olan borca istinaden yeniden icra takibi yapıldığını savunarak, davanın reddine ve % 20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalının 04.10.2008 tarihinde 20.000,00 TL ödediği, genel kurul toplantısı hazirûn cetvellerinde imzasının yer aldığı, davalının zımmen kooperatif üyeliğini benimsediği, davacı kooperatifin genel kurulunca davalının peşin ve sabit fiyatla üye olması yönünde alınmış bir kararın bulunmadığı, davalının da aksi yönde bir iddiasının olmadığı, Kooperatifler Kanunu"nun 23. maddesi hükmüne göre ortakların hak ve vecibelerinde eşit oldukları bu nedenle, şerefiye hesabı nedeniyle davacıya 12.862,89 TL ana para, 3.183,54 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 16.046,43 TL borçlu olduğu, 29.08.2008 tarihinde dava dışı M.. S.. tarafından "yönetim teslimatı" açıklamasıyla davacı kooperatifin hesabına 30.000,00 TL yatırılmışsa da, davalının bu paranın kendi üyelik borcuna mahsuben yatırıldığını usulüne uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 16.046,43 TL üzerinden itirazın iptaline, itirazın iptali kararına konu toplam tutarın % 20"si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1,5 oranında gecikme faizi uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava şerefiye bedelinin tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Davalı M.. S.. savunmasında, davacı kooperatife oğlu M..S.. tarafından 29.08.2008 tarihinde yatırılan 30.000,00 TL"nin kendi borcuna mahsuben yatırıldığını ileri sürmüş olup, dosya kapsamından oğlu Mustafa"nın da kooperatif üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, kooperatif defter, kayıt, belge, davalı ve oğlu ile ilgili alınan yönetim kurulu kararları, genel kurul kararları, varsa banka kayıtları getirtilip, gerektiğinde mahallinde inceleme yapılarak, davalı ve oğlunun kooperatife kaç üyeliklerinin bulunduğu, paranın yatırıldığı 29.08.2008 tarihi itibariyle davalı ve M.. S.."ın hangisinin muaccel borcunun bulunduğu, paranın kooperatif kayıtlarına nasıl kaydedildiği, sonuçta 30.000,00 TL" nin kimin için ve hangi amaçla yatırıldığı hususunda açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak oluşacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, yeterli inceleme ve araştırmayı ihtiva etmeyen ve hüküm vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2) Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.