1. Hukuk Dairesi 2014/15583 E. , 2016/3536 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ..."ün raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Davacılar, babaları olan mirasbırakan ..."in maliki olduğu 1181 parsel sayılı taşınmazını davalı vakfa 22.09.2011 tarihli akit ile kayıtsız şartsız bağışladığını, saklı paylarının zedelendiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, çekişmeli taşınmazın ölünceye kadar bakma ilişkisi nedeniyle devredildiğini belirtip davanın reddini savunmuş; yargılama sırasında ise aksi halde mirasbırakana yapılan bir yıllık bakım, gözetim, muayene ve tedavi ücretlerinin gözetilerek tenkis bedelinden hakkaniyet indirimi yapılmasını istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna atfen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1928 doğumlu mirasbırakan ..."in 05.12.2011 tarihinde öldüğü, geriye çocukları olan davacılar ... ve ..."yi mirasçı olarak bıraktığı, maliki olduğu 1181 parsel sayılı taşınmazını vekil ... marifetiyle davalı vakfa 22.09.2011 tarihli akit ile kayıtsız şartsız bağışladığı, davalının da çekişmeli taşınmazı 3. kişi ..."a dava tarihinden önce 18.11.2011 tarihinde 90.000,00 TL bedelle devrettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, hibe suretiyle devredilen çekişmeli taşınmaz yönünden 4721 sayılı TMK. nun 565/3. maddesinde düzenlenen "Mirasbırakanın ölümünden önceki 1 yıl içindeki bağışlar mutlak tenkise tabidir." hükmü gözetilerek tenkis hesabı yapılmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; Kendisine tenkise tabi bir kazandırma yapılmış olan kimse iyiniyetli ise, sadece mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür; iyiniyetli değilse, iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur (4721 sayılı TMK. nun 566/1. mad).
Somut olaya gelince; davalı temlik konusu taşınmazı ihale yapmak suretiyle dava tarihinden 45 gün önce mirasbırakanın ölümünden 22 gün önce 3. kişi ..."a 90.000,00 TL bedel ile satmıştır. Davalı tarafından 3. kişiye yapılan satışın davacıları zararlandırmaya yönelik olduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Esasen kamu yararı bulunan davalının kötüniyetinden sözedilemeyeceği gibi bağışlarla yaşamını sürdürdüğü de tartışmasızdır. Öte yandan, mirasbırakanın bir müddet davalı kurum tarafından bakıldığı da sabittir.
Hâl böyle olunca; tenkis hesabının satış bedeli olan 90.000,00 TL üzerinden yapılması gerekirken mirasbırakanın ölüm tarihindeki 135.807,00 TL değer esas alınarak sabit tenkis oranının belirlenip tercih tarihindeki (12.11.2013) 154.466,80 TL değer esas alınarak hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davalı tarafından mirasbırakana yapılan bakım giderlerinin ve harcamaların özgüleme değerinden mahsup edilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.03.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARIŞ OY-
Dava, tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar, murisleri tarafından davalı vakfa yapılan bağış işlemi ile saklı paylarının zedelendiği gerekçesiyle tenkis isteminde bulunmuşlar, mahkemece davanın kabulü ile her bir davacı için 38.645,57.-TL tenkis alacağına hükmedilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Muris ..."in, adına kayıtlı 1181 parsel sayılı taşınmazı 22.09.2011 tarihli akitle davalı vakfa kayıtsız ve şartsız bağışladığı, bu taşınmazın vakıf tarafından 18.11.2011 tarihinde dava dışı kişiye 90.000.-TL bedel karşılığı satıldığı anlaşılmaktadır.
Tenkis hesabının vakfın taşınmazı satış bedeli olan 90.000.-TL yerine murisin ölüm tarihindeki taşınmaz değeri üzerinden sabit tenkis oranı belirlendikten sonra tercih tarihi itibariyle hesap edilen 154.466,80.-TL miktara göre yapılmasının yanlış olduğu ve davalı tarafından üçüncü kişiye yapılan satışın davacıları zararlandırmaya yönelik olduğunun iddia ve ispat edilemediği, kamu yararı gözeten vakfın kötüniyetinden söz edilemeyeceği konusunda sayın çoğunluk ile aramızda görüş aykırılığı yoktur. Ancak, 4721 sayılı TMK"nun 566. madde hükmüne göre tenkise tabi kazandırmada geri verme yükümlülüğünün tayininde, kamu yararına kurulmuş davalı vakfın murise yaptığı bakım giderleri ve harcamaların dikkate alınması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Zira, muris ile davalı vakfın ölünceye kadar bakım akdi yapmadıkları, taşınmazın bağış yolu ile temlik edildiği ve murisin bakımına ilişkin herhangi açıklama yapılmaksızın bağışın kayıtsız şartsız yapıldığı görülmektedir. Davalı vakfın elden çıkarttığı taşınmazın bedelinden bağışlayan murise bir kazandırma sağlayacağı kararlaştırılmadığına göre, bunların mahsubunun madde hükmündeki " ... kazandırmadan elinde kalan ..." ibaresine dahil edilemeyeceği düşüncesindeyiz.