20. Ceza Dairesi 2019/1520 E. , 2020/174 K.
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2016 tarihli ve 2016/605 esas, 2016/715 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 12/06/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında, 09/01/2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeni ile, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 09/02/2011 tarihli, 2011/313 soruşturma, 2011/672 esas ve 2011/402 sayılı iddianamesi ile TCK’nın 191/1, 53 ve 54.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2- Yapılan yargılama sonucunda Isparta 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/03/2012 tarihli, 2011/199 esas ve 2012/ 157 sayılı kararı ile; sanığın TCK’nın 191/2 maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 28/03/2012 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, infazı için 13/04/2012 tarihinde Isparta Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
3- Isparta Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 24/05/2013 tarihli çağrı yazısının doğrudan mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, 03/06/2013 tarihinde aynı konutta oturan annesi imzasına tebliğ edildiği, sanığın müdürlüğe başvurduğu, 04/06/2013 tarihinde uyulması gereken kurallar formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede 3 haftalık takip programına alındığı, hastane randevu tarihlerinin 10/06/2013, 24/06/2013 ve 08/07/2013 olarak belirlendiği, 04/06/2013 tarihli vaka sorumlusu ile olan görüşmesine katıldığı, 10/06/2013 tarihinde hastaneye başvurduğu, 08/07/2013 tarihli vaka sorumlusu ile olan görüşmesine gitmediği, bu nedenle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 18/07/2013 tarihli kararı ile uyarılmasına karar verildiği, 19/07/2013 tarihli uyarı yazısının 19/07/2013 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra 19/08/2013 tarihli vaka sorumlusu ile olan görüşmesine katıldığı, 19/08/2013 tarihli hastane raporunda, randevu tarihinde hastaneye başvurmadığının bildirilmesi üzerine denetim planını iki kez ihlal etmesi nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 27/08/2013 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek Isparta Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
4- Isparta 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2013 tarihli, 2013/701 esas ve 2013/825 sayılı kararı ile; sanığın “TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51. Maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, bir yıl denetim süresine tabi tutulmasına” karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Dairemizin 21/06/2016 tarihli, 2015/6005 esas ve 2016/3992 karar sayılı ilamı ile hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmak üzere hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verildiği,
5- Bozmadan sonra mahkemece bozma ilamına uyularak sanığın UYAP’a kayıtlı dosyalarının çıkarılarak adli sicil kaydı alındığı, UYAP’ ta yapılan sorgulamada suç tarihi itibariyle sanık hakkında aynı suçtan verilmiş başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin olmadığı tespit edildikten sonra, kanun yararına bozma istemine konu Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2016 tarihli, 2016/605 esas ve 2016/715 sayılı kararı ile; “TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, bir yıl denetim süresine tabi tutulmasına” karar verildiği, kararın 19/10/2016 tarihinde istinaf yoluna gidilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek ve kullanmak suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Isparta 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/03/2012 tarihli ve 2011/199 esas, 2012/157 sayılı kararını müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle yapılan yargılama neticesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının anılan Kanun"un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Isparta 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2013 tarihli ve 2013/701 esas, 2013/825 sayılı kararının, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 21/06/2016 tarihli ve 2015/6005 esas, 2016/3992 karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı Kanun"un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının aynı Kanun"un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2016 tarihli ve 2016/605 esas, 2016/715 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Isparta 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2013 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 21/06/2016 tarihli ve 2015/6005 esas, 2016/3992 karar sayılı ilâmı ile "a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesi ve aynı Kanun"un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına", b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen...hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, Karar verilmesinde zorunluluk bulunması, ... BOZULMASINA" şeklinde karar verildiği nazara alındığında, Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2016 tarihli kararı ile bozma ilâmına konu kararda sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun"un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, bozma ilâmında yer alan nedenlere uyulmak suretiyle verilecek kararın önceki karardan daha ağır sonuçlar doğuracağından bahisle bozma ilâmına uyulmayarak sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının tekrardan 5237 sayılı Kanun"un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemesince anılan bozma ilâmına uyulmak suretiyle ilâmda yer alan açıklamalar doğrultusunda yargılama yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2016 tarihli ve 2016/605 esas, 2016/715 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Dairemizin 21/06/2016 tarihli ve 2015/6005 esas, 2016/3992 karar sayılı ilâmı ile;
“Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesi ve aynı Kanun"un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen...hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”, karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verildiği, Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, bozma doğrultusunda sanığın UYAP’a kayıtlı dosyalarının çıkarılarak adli sicil kaydının dosya içerisine alındığı, UYAP’ ta yapılan sorgulamada suç tarihi itibariyle sanık hakkında aynı suçtan verilmiş başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin olmadığı tespit edildikten sonra, Isparta 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2016 tarihli, 2016/605 esas ve 2016/715 sayılı kararı ile; sanığın “TCK’nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nın 51.maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, bir yıl denetim süresine tabi tutulmasına” karar verildiği anlaşılmış, a)bendindeki bozma nedenine göre, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği de dikkate alındığında kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Isparta 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/03/2012 tarihli, 2011/199 esas ve 2012/ 157 sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında, Isparta Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde sanığın müdürlüğe başvurduğu, 04/06/2013 tarihinde uyulması gereken kurallar formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede 3 haftalık takip programına alındığı, hastane randevu tarihlerinin 10/06/2013, 24/06/2013 ve 08/07/2013 olarak belirlendiği, 04/06/2013 tarihli vaka sorumlusu ile olan görüşmesine katıldığı, 10/06/2013 tarihinde hastaneye başvurduğu, 08/07/2013 tarihli vaka sorumlusu ile olan görüşmesine gitmediği, bu nedenle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 18/07/2013 tarihli kararı ile uyarılmasına karar verildiği, 19/07/2013 tarihli uyarı yazısının 19/07/2013 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra 19/08/2013 tarihli vaka sorumlusu ile olan görüşmesine katıldığı, 19/08/2013 tarihli hastane raporunda, randevu tarihinde hastaneye başvurmadığının bildirilmesi üzerine denetim planını iki kez ihlal etmesi nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 27/08/2013 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek Isparta Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, tüm randevu tarihleri sanığın 19/07/2013 tarihinde uyarılmasından önce olduğuna göre sanığın uyarılmasından sonra bir ihlalin tespit edilemediği anlaşıldığından 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/4-a maddesinde yer alan düzenleme karşısında ısrar şartının gerçekleşmediği, denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmek üzere mahkemesince kamu davası hakkında durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlere göre; mahkemesince kamu davası hakkında durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2016 tarihli ve 2016/605 esas, 2016/715 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince değişik gerekçe ile kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine,
08/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.