Abaküs Yazılım
20. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/1718
Karar No: 2020/177
Karar Tarihi: 08.01.2020

Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2019/1718 Esas 2020/177 Karar Sayılı İlamı

20. Ceza Dairesi         2019/1718 E.  ,  2020/177 K.

    "İçtihat Metni"


    Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2017/441 esas, 2018/489 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/06/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
    1- Şüpheli ... hakkında 04/08/2015 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeni ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda 21/03/2016 tarihli ve 2015/146294 soruşturma, 2016/456 sayılı karar ile; 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun"un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilemediği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden infazı için 22/03/2016 tarihinde İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
    2- İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30/03/2016 tarihli ve 2016/2464 DS sayılı çağrı yazısının tebliğe çıkarıldığı, bilatebliğ iade edildiği, 12/04/2016 tarihli çağrı yazısının aynı adreste 20/04/2016 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 03/05/2016 tarihli kararı ile uyarılmasına karar verildiği, 04/05/2016 tarihli uyarı yazısının aynı adreste 13/05/2016 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılarak 25/05/2016 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
    3- İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin yükümlülüklerini ihlalde ısrar ettiği ve 22/12/2015 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak 30/09/2016 tarihli, 2015/146294 soruşturma, 2016/35500 esas ve 2016/29663 sayılı iddianame ile TCK’nın 191/4-a maddesi delaletiyle 191/1, 43 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
    4- Sanığın 29/05/2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli, 2014/5 esas ve 2014/223 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1, 62 ve 50/1-a maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21/04/2014 tarihinde kesinleştiği, dosyada bir örneği bulunan gerekçeli karardan anlaşıldığına göre, bu dosyada 11/10/2012 tarihli, 2012/881 esas ve 2012/1373 sayılı karar ile önce tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, denetim planına uymaması üzerine yargılamaya devam olunarak adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
    5- Kanun yararına bozma istemine konu İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı ile; “sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş olduğundan, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68.maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191/5.fıkrasında öngörülen “ erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu madde bulundurması 4. fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca ikinci suçtan açılan işbu kamu davasının kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeni ile CMK’nın 223/8.maddesi uyarınca davanın düşürülmesine” karar verildiği, kararın 23/10/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
    6- Sanığın 25/03/2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 01/08/2017 tarihli, 2017/110832 soruşturma, 2017/28387 esas ve 2017/23274 sayılı iddianamesi ile; şüpheli hakkında 2015/146294 soruşturma dosyasında erteleme kararı verildiği, yükümlülük ihlali nedeniyle 30/09/2016 tarihli iddianame ile İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianame tarihinden sonra aynı tür suçu yeniden işlediği belirtilerek TCK’nın 191/6. maddesi yollamasıyla TCK’nın 191/1 ve 53.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
    7- Kanun yararına bozma istemine konu İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2017/441 esas, 2018/489 sayılı kararı ile; “Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu kullanmak suçundan dolayı cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de sanık hakkında kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından CMK’nın 223/8 maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine,karar kesinleştiğinde sanık hakkında uyuşturucu kullanmak eyleminden dolayı kamu davasının ertelenmesi kararı verilmesi, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilmesi için dosyanın onaylı bir örneğinin Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verildiği, kararın 19/07/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
    Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
    “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/03/2016 tarihli ve 2015/146294 soruşturma, 2016/456 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, denetimli serbestlik müdürlüğünce şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, kamu davası açılmasını takiben yapılan yargılama neticesinde, sanığın eylemini evvelce verilmiş tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işlediğinden bahisle kamu davasının düşmesine ilişkin İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı ile; 25/03/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonunda, kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/8. maddesi gereğince düşmesine ve sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilmesi için dosyanın onaylı bir örneğinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2017/441 esas ve 2018/489 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
    1- İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı yönünden;
    Adı geçen sanık hakkında 23/02/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçu nedeniyle, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın tedbire uymadığından bahisle hakkında aynı Kanun’un 191/4-a maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda, mahkemesince sanığın anılan suçu İstanbul Anadolu 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli ve 2014/5 esas, 2014/223 esas sayılı dosyası ile hakkında verilmiş tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işlediğinden bahisle bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmış ise de;
    Somut olayda, 29/05/2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçu nedeniyle İstanbul Anadolu 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli ve 2014/5 esas, 2014/223 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın 21/04/2014 tarihinde kesinleştiği, söz konusu kararda sanık hakkında verilmiş tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri bulunmadığı gibi, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun"un 191. maddesinde yapılan değişiklik sonrası 23/02/2016 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/03/2016 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının ise sanığa tebliğ edilmediği, söz konusu kararın sanığa tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanamayacağından Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilmesinin de hukukî sonuç doğurmayacağı ancak, anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğin yapılmadığı gerekçesi ile de düşme kararı verilemeyeceği, aksi hâlde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu hâlde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olması karşısında, belirtilen nedenlerle mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı gerekçe ile davanın düşmesine karar verilmesinde,
    2- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2017/441 esas ve 2018/489 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
    25/03/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçu nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 196. maddesi uyarınca kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında aynı suç nedeniyle evvelce açılan kamu davasının İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı ile düşürülmesine karar verildiği, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle, mahkemesince kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/8. maddesi gereğince düşmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilmesi için dosyanın onaylı bir örneğinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de;
    5237 sayılı Kanun"un 196. maddesine uyarınca kamu davası açılabilmesi için sanık hakkında evvelce aynı suç nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda anılan Kanun"un 191/1-2-4. maddesi gereğince açılmış usulüne uygun bir kamu davasının bulunması gerektiği, bu hususun kovuşturma şartı olduğu anlaşılmakla birlikte, evvelce açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle sanık hakkında düşme kararı verilemeyeceği, aksi hâlde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu hâlde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olması karşısında, belirtilen nedenlerle mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı gerekçe ile davanın düşmesine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2017/441 esas, 2018/489 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
    C-) Konunun Değerlendirilmesi:
    İncelenen dosyalardan;
    Sanık ... hakkında 04/08/2015 tarihli “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/03/2016 tarihli ve 2015/146294 soruşturma, 2016/456 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilemediği, kararın şüpheliye tebliği ve kesinleşmesi beklenmeksizin infazı için denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulduğu, şüpheli hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda , sanığın eylemini daha once verilmiş tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işlediği gerekçesiyle İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği,
    Sanık ... hakkında 25/03/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2017/441 esas ve 2018/489 sayılı kararı ile; kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/8. maddesi gereğince düşmesine ve sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmak eyleminden dolayı kamu davasının ertelenmesi kararı verilmesi, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilmesi için dosyanın onaylı bir örneğinin Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
    5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/1. maddesinde yer alan ; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında ;
    1- İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı yönünden;
    Sanık ... hakkında 04/08/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın tedbire uymadığı gerekçesiyle hakkında aynı Kanun’un 191/4-a maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, mahkemesince sanığın anılan suçu İstanbul Anadolu 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli ve 2014/5 esas, 2014/223 esas sayılı dosyası ile hakkında verilmiş tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işlediği gerekçesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmış ise de;
    Somut olayda, sanığın 29/05/2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu 15.Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli, 2014/5 esas ve 2014/223 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1,62 ve 50/1-a maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21/04/2014 tarihinde kesinleştiği, dosyada bir örneği bulunan gerekçeli karardan anlaşıldığına göre, bu dosyada 11/10/2012 tarihli, 2012/881 esas ve 2012/1373 sayılı karar ile önce tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, denetim planına uymaması üzerine yargılamaya devam olunarak adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2014 tarihli ve 2014/5 esas, 2014/223 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın 21/04/2014 tarihinde kesinleştiği, söz konusu kararda sanık hakkında verilmiş tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri bulunmadığı gibi, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun"un 191. maddesinde yapılan değişiklik sonrası 04/08/2015 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21/03/2016 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının ise sanığa tebliğ edilemediği, söz konusu kararın sanığa tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilmesinin de hukukî sonuç doğurmayacağı, kaldı ki Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan teblig atların Tebligat Kanunu’nun 35.maddesindeki düzenlemeye de aykırı şekilde tebliğ edildiği, ancak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilmediği gerekçesi ile de düşme kararı verilemeyeceği, aksi hâlde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu hâlde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olması karşısında, belirtilen nedenlerle mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden davanın düşmesine karar verilmesi, kanuna aykırıdır.
    2- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2017/441 esas ve 2018/489 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
    Sanığın 25/03/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 196. maddesi uyarınca kamu davası açılmasını takiben yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında aynı suç nedeniyle daha once açılan kamu davasının İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı ile düşürülmesine karar verildiği, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, mahkemesince kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 223/8. maddesi gereğince düşmesine ve sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilmesi için dosyanın onaylı bir örneğinin Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de;
    5237 sayılı Kanun"un 196. maddesine uyarınca kamu davası açılabilmesi için sanık hakkında daha once aynı suç nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda anılan Kanun"un 191/1-2-4. maddesi gereğince açılmış usulüne uygun bir kamu davasının bulunması gerektiği, bu hususun kovuşturma şartı olduğu anlaşılmakla birlikte, daha önce açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle
    sanık hakkında düşme kararı verilemeyeceği, aksi hâlde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu hâlde kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu, kamu davası açılmasının koşulları gerçekleşmemesine rağmen dava açılmış olması karşısında, belirtilen nedenlerle mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden davanın düşmesine karar verilmesi, kanuna aykırıdır.r verilmesi, kanuna aykırıdır.
    D-)Karar:
    Açıklanan nedenlere göre; kamu davaları hakkında durma kararı verilerek, kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyaların İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden düşme kararları verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli ve 2016/543 esas, 2017/403 sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2018 tarihli ve 2017/441 esas, 2018/489 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine, 08/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi