Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1722
Karar No: 2019/4129
Karar Tarihi: 27.06.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/1722 Esas 2019/4129 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı kefil, davalı banka ile asıl borçlu arasında imzalanan tüketici kredisi sözleşmesi ve kredi kartı üyeliği sözleşmesini imzaladığını, ancak kendisi hakkında yapılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu ve borçlu olmadığını iddia ederek takip tutarının 2.000 TL'lik kısmının tespitinin istemekte ve istirdatını talep etmektedir. Davalı banka ise davanın reddedilmesini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmektedir. Mahkeme, davacının talebinin kabul edilmesi gerektiğine hükmeder ancak davalı banka temyizi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesinin 3. fıkrası uyarınca asıl borçluya başvurulmadan kefilden borcun ifasının istenemeyeceği hükmüne işaret etmek suretiyle hüküm bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada ise davacının ıslah talebi kabul edilmiş, ancak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun kararı gereği ıslah yapılamayacağından hüküm bozulmuştur. Kararda belirtilen kanun maddeleri; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesi, İçtihadı Birleştime Kararı (1948/3-50) ve Yargıtay İçt
19. Hukuk Dairesi         2018/1722 E.  ,  2019/4129 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi


    Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın menfi tespit talebi yönünden kabulüne, istirdat talebi yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - KARAR -

    Davacı vekili, davalı banka ile asıl borçlu dava dışı ... arasında imzalanan tüketici kredisi sözleşmesi ve kredi kart üyelik sözleşmesini davacının kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı bankanın sözleşmeye konu kredi borcunun ödenmediğinden bahisle asıl borçlu ve kefil hakkında ...İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak takip tarihi itibarı ile davacı kefil hakkında yapılan icra takibinin taksitli destek ve kredi kartına ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğunu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"un 10.maddesinin 3.fıkrası uyarınca asıl borçluya gitmeden kendisi hakkında takipte bulunmayacağını ileri sürerek takip tutarının şimdilik 2.000,00 TL’lik kısmı için davacının borçlu olmadığının tespitine, ödenen kısmın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davalı banka ile dava dışı Hüseyin Demir arasında imzalanan tüketici kredi sözleşmesi, kredi kartı sözleşmesi, bankacılık hizmetleri sözleşmesinin kefili olan davacının tacir olduğunu ve ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, asıl borçlu ve kefile gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldıktan sonra hacze gidildiğini ancak asıl borçlu ve kefili olan davacının ödemeye yanaşmadıklarını, borçlunun muacceliyet itirazının olduğunu ancak 4077 sayılı Yasanın 10. maddesinde belirtilen şartların davalı banka tarafından yerine getirildiğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, alacak miktarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiği, davacının ise bilirkişi ücretini yatırmadığı için bu delilden vazgeçtiği ve davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2013/22614 esas ve 2013/22535 karar sayılı ve 23.09.2013 tarihli bozma ilamında "4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10.maddesinin 3.fıkrası ‘Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez’ düzenlemesini getirmiştir. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, emredici hükümlerin mahkemece re"sen dikkate alınması zorunludur. Yasanın bu maddesi karşısında, bilirkişi incelemesine gerek olmaksızın hakim kendi bilgisi ile çözmesi gereken bir konuda bilirkişi incelemesi yaptıramaz. Yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." denilmek suretiyle hüküm bozulmuştur.
    Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, dosyanın bilirkişiye tevdii ile alınan bilirkişi ön raporu ve bu raporu müteakip davacının ıslah dilekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Çorum 3. İcra Müdürlüğü"nün 2010/5247 esas sayılı dosyasındaki sonu ....1018 ve ....0020 ile biten kredi kartları için herhangi bir kefalet akdi imzalamadığı, bu nedenle borçlardan sorumlu olmasının düşünülemeyeceği gerekçesi ile davacının menfi tespit davasının ıslah edilen haliyle kabulüne, davacı tarafından yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığından davacının istirdat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, davacı borçlu tarafından davalı alacaklıya karşı açılan Çorum 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5247 sayılı takip dosyasında istenilen alacağın 2.000,00 TL’sinden borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece verilen, bilirkişi incelemesi için gerekli ücret yatırılmadığından davanın reddine ilişkin karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 23.09.2013 tarihli kararıyla 4077 sayılı Kanun’un 3. fıkrası gereği asıl borçluya başvurulmadan kefilden borcun ifasının istenemeyeceği hükmüne işaretle bunun için bilirkişi incelemesine gerek olmadığından bahisle bozulmuştur. Bozmadan sonra yapılan yargılamada bozma kararına uyulmuşsa da bozma kararı dışına çıkılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmak istenmiş ve bilirkişinin ön raporundan sonra ıslah ile müddeabih arttırılmış mahkemece ıslah edilmiş davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu"nun 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı ve 06.05.2016 tarihli kararında değiştirilmesine gerek görülmeyen 10/3 sayılı ve 04.02.1948 tarihli İçtihadı Birleştime Kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından davacının ıslah talebinin yapılmamış sayılmasına karar verilerek hükmüne uyulan bozma kararı gereği davacının ilk davasının kabulü ile davacının dava konusu takibin 2.000,00 TL’sinden borçlu olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi