19. Hukuk Dairesi 2018/1711 E. , 2019/4130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı Atamoda Örme Takstil ve Ulus. Taş. San. Tic. Ltd. Şti yönünden usulden reddine, davalı ... yönünden esastan reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının davalı borçlulardan olan alacağının tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili 29.05.2012 tarihli celsede, davacının verilen kesin sürede gider avansı ve bilirkişi ücretlerini yatırmadığından dava şartları yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece 6100 sayılı HMK"nın 114., 115. ve 120. maddelerinin 01.10.2011 tarihi itibariyle derdest davalara da derhal uygulanması gerektiği, 08.03.2012 tarihli duruşmada taraf şirketlerin defterleri üzerinde borçlar hukukçusu ve mali müşavir marifeti ile inceleme yapılmasına, her bir bilirkişi için 400 TL olmak üzere toplam 800 TL bilirkişi ücretinden davanın açıldığı tarihte yatırılan avans miktarına göre eksik avans varsa ikmal etmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, bu sürede eksiklik giderilmediği takdirde dava şartları yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına karar verildiği, bu ihtara rağmen verilen kesin sürede eksik bilirkişi giderinin ikmal edilmediği gerekçeleri ile davanın HMK 114/9, 115/2 ve 120/2 maddeleri uyarınca dava şartları yokluğundan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2013/17716 esas ve 2014/1935 karar sayılı 27.01.2014 tarihli bozma ilamında, “Dava 6100 sayılı HMK"nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce açılmıştır. Anılan yasanın 448. maddesinde Kanun hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağı belirtildiğinden tamamlanmış işlemler yönünden anılan yasa hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Mahkemece 08.03.2012 tarihli duruşmada, taraf şirketlerinin ticari defterleri üzerinde bilirkişiler marifeti ile inceleme yapılmasına, her bir bilirkişi için 400 TL olmak üzere 800 TL bilirkişi ücreti, bilirkişi tebligat giderinin davacı vekilince avans olarak karşılanmasına, eksik giderlerin iki haftalık kesin sürede ikmaline aksi takdirde dava şartları yokluğundan davanın reddedileceğinin ihtarına, karar verilmiştir. Sözü edilen bu gider, gider avansı olmayıp 6100 sayılı HUMK"nun 324. maddesinde hükme bağlanan delil avansı niteliğindedir. Delil avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde HMK"nun 324/2 maddesi uyarınca buna ilişkin delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Başka bir anlatımla delil avansı gider avansında olduğu gibi HMK"nun 114. maddesinde belirtilen dava şartları arasında sayılmamıştır. Bu durumda mahkemece ara kararında belirtilen delil avansının yatırılmaması nedeniyle dava şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddi doğru görülmemiştir” denilmek suretiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, eksik delil avansının ikmal edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu ve ticari ilişki kapsamında faturalar düzenlenerek fatura bedellerinin de çek karşılığında ödendiği, ancak çek bedellerinin karşılıksız olması sebebiyle fatura alacaklarının tahsil edilemediği, dava konusu alacak bir kamu alacağı olmadığından davalı limited şirketin borçlarından dolayı doğrudan ortakların sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu çeklerin keşide tarihleri olan 25.03.2014 ve 25.04.2014 tarihleri ile takip tarihi olan 20/06/2005 tarihi itibariyle çeklerde zamanaşımı süresinin 6 ay olduğu ve bu çeklerin zamanaşımına uğradığı, takip konusu çekler kambiyo vasfını yitirdiğinden ve davacı ile davalı keşideci ... arasında temel ilişki bulunmadığından 6267 sayılı TTK"nın 644. maddesi hükmüne göre sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak keşideciden borcun ödenmesinin talep edilebileceği, davanın sebepsiz zenginleşme davası olması sebebiyle ispat külfetinin davalıda olduğu, çeklerin zaman aşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl içerisinde takibin açılmış olduğu, davalının zaman aşımı itirazında bulunmadığı, davalı keşideci ..."in davaya konu çeklerin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı gerekçeleri ile davanın ... yönünden kabulüne, davalı Atamoda Örme Tekstil ve Ulus. Taş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın, icra takibine bu davalı tarafından yapılan bir itiraz bulunmadığından usulden reddine, davalı ... dava konusu çeklerde ciranta olmakla beraber davacı ile aralarında temel ilişki olmadığı gibi zamanaşımına uğramış çeklerden dolayı 6267 sayılı TTK"nın 644. maddesi hükmüne göre sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak cirantaya başvurulması mümkün olmadığınından bu davalı açısından ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı davanın dayanağı olan takipte 23.000 YTL (YTL=TL) asıl alacak ve 11,106,79 YTL işlemiş faiz talep etmiş, bir kısım davalıların itirazı üzerine açtığı itirazın iptali davası dilekçesinde açıkça davanın konusunu “23.000,00 YTL tutarındaki alacağa ilişkin itirazın iptali istemi” olarak belirtmiş ve dava harcını da bu miktar üzerinden yatırmıştır. Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi amir hükmüne rağmen davacının talebi aşılarak 23.000 YTL ( YTL=TL) asıl alacak ve 8.251,64 YTL işlemiş faize karar verilmiştir. Bu husus davalı tarafından sarahaten temyize getirilmese dahi re’sen dikkate alınacak bozma sebebidir. Kabule göre de, dava davalı ... yönünden kısmen kabul edildiği halde reddedilen kısım yönünden bu davalıya yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ..."e iadesine, 27/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.