3. Hukuk Dairesi 2016/19827 E. , 2017/7587 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tedbir nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili ve davalının 2009 yılından beri ayrı yaşadığını, ..... 8.Aile Mahkemesinin 2014/24 Esas, 2014/297 Karar sayılı ilamı ile davalı için 150-TL müşterek çocuk .... için 250-TL tedbir nafakası ödenmesine karar verildiğini, ..... 5.Aile Mahkemesi 2014/441 esas 2015/392 karar sayılı dosyasıyla açtıkları boşanma davasının reddedildiğini, iş bu davada tedbir nafakalarının davalı ve müşerek çocuk için ayrı ayrı 300-TL"ye yükseltildiğini, ortak çocuk...."ın 18 yaşını doldurarak reşit olduğundan tedbir nafakasının sona erdiğini, davalının ise halen çalıştığından düzenli bir geliri bulunduğunu ayrıca evlilik birliği içinde edinilen konutta kaldığından kira ödemediğini, müvekkilinin 31/07/2015 tarihinden itibaren iş akdinin sona erdirildiğini, almakta olduğu işsizlik sigortası kapsamındaki işsizlik maaşının da süresi dolduğu için kesildiğini, bu nedenle hiçbir gelirinin bulunmadığını ileri sürerek davalı lehine hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; ..... 5.Aile Mahkemesinin 2014/441 Esas 2015/392 Karar sayılı dosyasına davacı tarafından açılan davanın yine davacı tarafca nafakaya ilişkin hükümlerin kaldırılması talebiyle temyiz edildiğini, tekrardan aynı talep ile ilgili iş bu davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin özürlü kadrosu ile özel bir hastanede hizmetli olarak çalıştığını, asgari ücret aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, dava tarihi itibariyle reşit olduğu anlaşılan ortak çocuklardan........ için ..... 8.Aile Mahkemesinin 2014/24Esas-2014/297 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen tedbir nafakasının ve dolayısıyla ..... 5.Aile Mahkemesinin 2014/441 Esas 2015/392 Karar sayılı ilamı ile arttırımı yapılan tedbir nafakasının dava tarihi itibariyle kaldırılmasına, davalı ... için hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tedbir nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir.
1-) 6100 sayılı HMK 326 maddesi uyarınca, "Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir". Davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekalet ücretine de mahkum edilir. (HMK 323 1/ğ).
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT 9.maddesi uyarınca, nafaka davalarında; davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten (maktu vekâlet ücreti) düşük olmamak üzere, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden nisbi vekâlet ücretine hükmolunur.
Somut olayda; davalı kendisini vekille temsil ettirmiş, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmaması bozmayı gerektirir.
2)-HMK."nun 297. Maddesi (HUMK. md. 388) gereğince; mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında, açık ve tereddüte yol açmayacak şekilde infazı kabil karar vermesi gerekir.
Aynı kanunun 26.maddesi (HUMK’nun 74. maddesi) hükmüne göre ise, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır.
Somut olayda; davacı, bu davasını yalnızca eşi ..."a açmış olup; tarafların müşterek çocukları.... için açılmış herhangi bir dava yoktur.Bu nedenle davada taraf olarak gösterilmeyen tarafların müşterek çocukları.... hakkında hüküm kurulmuş olması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.