Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/19716
Karar No: 2017/7591
Karar Tarihi: 18.05.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/19716 Esas 2017/7591 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/19716 E.  ,  2017/7591 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE)MAHKEMESİ
    Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması - azaltılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Davacının dava dilekçesinde adli yardım talebinde bulunulmuş, ancak mahkeme tarafından 26/08/2014 tarihinde tensiben adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz harcı yatırılarak ve adli yardım talep edilerek temyiz edilmiştir.
    Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 465 ilâ 472 maddelerinde (HMK."nun 334 ve devamı maddelerinde) düzenlenmiş olup; HMK"nun 336/3.maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir. Adli yardım fakir bir kimsenin bir davanın gerektirdiği oldukça kabarık olan harç ve masrafları sağlayamaması durumunda, bu mali külfetlerden geçici olarak muaf tutulmasıdır.
    Somut olayda, dosyaya eklenen belgelerden talepte bulunan davacının yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığı ve adli yardım talebinin yerinde olduğu anlaşılmış olmakla (HMK"nin m. 336/2.) adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.

    Y A R G I T A Y K A R A R I


    Davacı vekili; müvekkili ile davalının İzmir 2.Aile Mahkemesinin 2012/88 Esas-187 Karar sayılı ilamıyla boşandıklarını ve davalı lehine aylık 300 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, müvekkilinin %40 engelli olup iş akdine de son verildiğini, masraflarını ailesinin karşıladığını bu nedenle nafakanın kaldırılmasına, mümkün olmadığı takdirde nafakanın aylık 100-TL"ye indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili ; aylık 300 TL nafakanın müvekkilinin günlük ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan uzak olduğunu, Ödemiş- Horzum Mahallesinde ailesinden ayrı evde kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, davalı ..."in ekonomik ve sosyal durumunda olağanüstü bir değişiklik olmadığı ve nafakadan başka gelirinin olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    TMK nun 176. maddesine göre; yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
    Yasanın bu hükmü gözetildiğinde; nafaka miktarının değiştirilmesi yada kaldırılması isteklerinin, gelişip değişen şartlar ve hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesi icap eder.
    Davacı, yukarıdaki yasa hükmü gereğince davalı ..."in yoksulluğunun son bulduğu iddiasıyla nafakanın kaldırılmasını,mümkün olmadığı takdirde aylık 100-TL"ye indirilmesi talebine istemektedir.Bu durumda,öncelikle yoksulluk kavramı üzerinde durmak gerekir.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da belirtildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
    Somut olayda;İzmir 2. Aile Mahkemesinin 05.03.2012 tarih, 2012/88 Esas-2012/187 Karar sayılı ilamı ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine 300 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği görülmüştür.
    Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasında; davacının 02/07/2014 tarihinde işinden ayrıldığı, kıdem ve ihbar tazminatı olarak toplam 33.605,71 TL aldığı, çalışmadığı, beyninde tümör olduğundan hastanede yattığı, vesayet altına alındığı, davalının ev hanımı ve sağ kolunun %60 oranında özürlü olduğu tespit edilmiştir. Boşanma davasında ise tarafların sosyal ekonomik durum araştırmasının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
    Nafaka alacaklısı kadının, elde ettiği gelirin yukarıda belirtilen zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılaması beklenemez. Başka bir anlatımla, davalının eline geçen toplam gelir miktarı, onu yoksulluktan kurtaracak mahiyette değildir.
    Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihtiyaçları ve harcamaları dikkate alındığında, yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davalı kadın hakkında hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirmez. Bu nedenle davalı kadın hakkında yoksulluk nafakasının kaldırılması hakkaniyete uygun bulunmamıştır.
    Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, nafaka takdir edilirken davacının ekonomik durumu ve taraflar arasında mevcut olan denge durumu, ve davacının hastalığı da dikkate alınarak, TMK"nın 4. maddesinde vurgulan hakkaniyet ilkesi gereğince, davalının yoksulluğunun da ortadan kalkmadığı kabul edilerek, (çoğun içinde az da vardır ilkesi gereğince) nafakadan uygun bir miktar indirime karar verilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yoksulluk nafakasının kaldırılması hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi