Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/7149
Karar No: 2016/3855
Karar Tarihi: 31.03.2016

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/7149 Esas 2016/3855 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2014/7149 E.  ,  2016/3855 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ,ECRİMİSİL

    Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi,ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar ve bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.03.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden Davalı ..., davalı ..., davalı ... ile diğer temyiz edenler vekili ... vd. vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı ..., davalı ..., temyiz edilen davacı ..., davalı ... vekili Avukat ve diğer davalı asiller gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    -KARAR-

    Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir
    Davacılar, kayden paydaşı oldukları 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 22, 28, 29, 39, 40, 42, 43, 44 ve 46 parsel sayılı taşınmazları davalıların haksız kullandıklarını, bir kısım davalıların dava dışı ..."ye yaptıkları pay satışının açtıkları ön alım davası sonucunda iptal edilmesi ile büyük paydaş haline geldiklerini, ancak davalıların şehir dışından getirdikleri adamlar ile cebir, şiddet ve silah kullanımı sonucunda arazilerini kullanmalarına mani olduklarını, daha önce açtıkları elatmanın önlenmesi davası ile intifadan menin sağlandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve 10.000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmışlar, yargılama sırasında, ecrimisil taleplerinden, davalılar ... ve ..."e yönelik davalarından ve 16 ile 22 parseller bakımından davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir.
    Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazları haricen satın aldıklarını ve icar sözleşmelerine istinaden yerleri kullandıklarını, haksız işgalin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “kayda üstünlük tanımak suretiyle fiilen elattıkları belirlenen ve kayıtla ilgisi olmayan davalılar yönünden elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, bir kısım davalılar yönünden de koşulları oluşmadığı gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin reddine ve ecrimisil isteği yönünden talep müracaata bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmuş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, davalı ... yönünden davanın HUMK.nun 409. (...nin 150.) maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmamış olması doğru olmadığı gibi, davalı ... annesi ..."nin çekişmeli taşınmazda paydaş olduğunu bildirdiği ve annesine teban taşınmazı kullandığını savunduğuna göre bu hususun açıklığa kavuşturulması, davacının annesinin taşınmazda paydaş olduğu belirlenir ise, bu davalı yönünden davada çekişmenin Türk Medeni Kanununun 688. maddesi ve devam eden düzenlemeleri gereğince paylı mülkiyet hükümlerinin uygulanması suretiyle giderileceği gözetilerek değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde araştırma yapılmadan hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Diğer taraftan, kabule göre de, elatmanın önlenmesi yönünden aleyhine hüküm kurulan davalılar yönünden her birinin elattığı taşınmazın değeri üzerinden ayrı ayrı harç alınması ve bu değerler üzerinden de yargılama aşamasındaki harç durumu gözetilerek aleyhlerine ayrı ayrı avukatlık ücreti takdiri gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulmuş olması da doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hemen belirtmek gerekir ki, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak yazılı şekilde elatmanın önlenmesi isteği bakımından kabul kararı verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalılar ..., ..., ... ve ..."in temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
    Davacılar ve davalı ..."nin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğine, toplanan delillere göre, dava konusu 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlarda davalı ..."ın annesi ..."ın paydaş olduğu, anılan davalının bu parsellerde olan evlerinin davalılar ..., ... ve ..."nın tasarrufunda bulunduğu, davacıların anılan taşınmazlarda paylarına karşılık kullandıkları yer olmadığı gözetilerek davalı ... hakkında paya vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken paydaşlık durumu dikkate alınmadan mutlak elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması doğru değildir.
    Ayrıca, davacı tarafın bozma kararı sonrasında mahkemece belirlenen değer üzerinden mahkemece verilen sürede harç ikmali yaptığı gözetilmeden, ikmal edilen harç miktarının yargılama giderleri arasında gösterilmemiş olması da isabetsizdir.
    Davacılar ve davalı ..."nin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2015 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince temyiz eden taraflardan gelen davacılar vekili için 1.350.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin diğer temyiz edenlerden alınmasına 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi