8. Ceza Dairesi 2016/12298 E. , 2017/11619 K.
"İçtihat Metni" Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan sanıklar ... ve ...’ın beraatlarına, sanıklar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden 1.800,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanıklara verilmesine dair Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2014/684 esas, 2016/73 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanık ... vekilinin iki ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 16.05.2016 tarihli ve 2014/684 esas, 2016/73 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2016 tarihli ve 2016/299 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında her iki sanığın da farklı avukatlar tarafından temsil edilmesi karşısında, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren her iki sanık lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, anılan maddenin ikinci cümlesinde yer alan "Beraat eden sanıklar birden fazla ise beraat sebebi ortak olan sanıklar müdafii lehine tek, beraat sebebi ayrı olan sanıklar müdafii lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenlemenin ise birden fazla sanığın tek bir müdafii ile temsil edilmesi durumunda geçerli olduğu ve somut olayda her iki sanık ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edildiğinden uygulama alanı bulmadığı, her iki sanık lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, ek karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.11.2016 gün ve 8894 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 25.11.2016 gün ve KYB/2016-391221 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Vekalet ücreti, CMK.nun 324/1-2 maddesine göre yargılama giderlerinde sayılmakta ve mahkemesince re’sen hükmedilmesi gerekmekte ise de; bu durum avukatlık ücretinin kişisel hak olma niteliğini değiştiremez. Bu itibarla kısa kararda vekalet ücreti konusunda bir karar verilmemişse ya da noksan tayin edilmiş ise hükmün
bozulması ilgilinin keyfiyeti temyizen ileri sürmesine bağlıdır. Temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümde ek bir kararla değişiklik yapılması söz konusu olmadığı gibi hukuken geçersiz olacak şekilde verilecek böyle bir ek karara karşı herhangi bir kanun yoluna başvurmakta mümkün değildir.
Hakkında verilen beraat kararı temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık ... vekili avukat ... ... 11.05.2016 tarihli dilekçesindeki ‘’ ... her iki sanığın ayrı vekaletnamelerle farklı avukatlar tarafından temsil edilmesi ve her iki sanığın ayrı ayrı beraatine karar verilmesi nedeniyle vekalet ücretlerinin her bir sanık yönünden ayrı ayrı hükmedilmesi kanaatindeyiz. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması için ek karar yazılması...’’ şeklindeki her iki sanık yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi istemini içeren talebinin reddine dair Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2016 tarih ve 2016/73 K. sayılı kararı gerekçe yönünden olmasa da sonuç itibariyle yukarıda açıklanan gerekçelerle isabetli bulunduğundan bu karara yönelik itirazın reddine dair Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2016 tarih 2016/299 D. İş sayılı kararında bir isabetsizlik görülmediğinden kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.