Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/2097
Karar No: 2014/4814
Karar Tarihi: 03.11.2014

Kasten yaralama - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2013/2097 Esas 2014/4814 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen bir davada sanık Oğuz'un, mağdur Deniz'i kasten yaraladığı suçunun sübutu kabul edildiği ve ceza verildiği belirtilmiştir. Sanık müdafiinin taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğine dair itirazları reddedildiği, ancak sanığın haksız tahrik hükmüne göre eksik ceza aldığı ve kamu görevi nedeniyle işlediği suçun cezasının artırılması gerektiği iki ayrı kanun maddesiyle vurgulanmıştır. Ayrıca sanık müdafii ücretinin yasal olarak yargılama giderleri arasında gösterilmesi ve sanık hakkında getirilen kısıtlamanın belirli koşullar altında sadece kendi altsoyu yönünden geçerli olması gerektiği hatırlatılmıştır. Kararda belirtilen kanun maddeleri şunlardır: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1 ve 86/3-c-e maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesi ve CMK'nun 150/2 ve 53. maddeleri.
1. Ceza Dairesi         2013/2097 E.  ,  2014/4814 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : 1 - 2012/214012
    MAHKEMESİ : Bitlis Ağır Ceza Mahkemesi
    TARİHİ VE NO : 24/05/2012, 2010/277 (E) ve 2012/333 (K)
    SUÇ : Kasten yaralama

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Oğuz"un, mağdur Deniz"i kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğine, katılan vekilinin sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak;
    a) Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, doktor olarak görev yapan mağdur Deniz ile yakın arkadaş olduğu, olaydan önce hasta olmadığı halde rapor isteyen sanığa mağdurun rapor vermediği ve bu nedenle aralarının açıldığı, olay günü gece saat: 23.50 sıralarında alkollü bir şekilde hastaneye gelen sanığın, mağdurun tanık Mehmet ile konuştuğu sırada onlara yönelik "delikanlı olun" şeklinde söz söyleyip sataşarak tartışmayı başlattığı, cevap veren mağdura saldırdığı, Mehmet"in, araya girerek sanığı engellediği, hastaneden ayrılan sanığın, bir süre sonra araçla hastanenin acil kapısından girerek aracını mağdurun üzerine sürdüğü ve fren yaparak mağdura çarptığı, mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek ve yüzde sabit iz olacak şekilde yaraladığı olayda;
    aa) İlk haksız hareketin sanıktan geldiği ve tahrikte dengenin sanık lehine bozulmadığı anlaşılmakla, haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
    bb) Sanığın, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle mağduru yaraladığından, 5237 sayılı TCK"nun 86/1. maddesi ile tayin edilen temel cezanın, 86/3-c-e maddesi artırılması yerine 86/3-e maddesi ile artıralarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
    b) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesi delaleti ile Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 6/3-c maddesi uyarınca, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Sözleşmenin anılan maddesinde yer alan ücretsiz müdafii yardımından yararlanma koşullarından "adaletin selametinin gerektirmesi" kıstası ile ilgili yerleşmiş içtihatları da dikkate alınarak; sanığın, CMK"nun 150/2 maddesi uyarınca kendisine atanan müdafii yardımından ücretsiz olarak faydalanma hakkı bulunduğu halde, müdafii ücretinin yargılama giderleri arasında gösterilmesi,
    c) 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılan sanık hakkında velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından getirilen kısıtlamanın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olduğunun düşünülmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 03/11/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi