
Esas No: 2007/2845
Karar No: 2008/411
Karar Tarihi: 17.01.2008
Hak Düşürücü Süre - Sigortalılığın Tespiti - Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2007/2845 Esas 2008/411 Karar Sayılı İlamı
21. Hukuk Dairesi 2007/2845 E., 2008/411 K.
21. Hukuk Dairesi 2007/2845 E., 2008/411 K.
- HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
- SİGORTALILIĞIN TESPİTİ
- 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 73 ]
- 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 26 ]
"İçtihat Metni"
Davacı, 01.10.1985-19.03.1999 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı 01.10.1985-19.03.1999 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir. Mahkeme, davacının Kurum işleminin tebliğinden itibaren 1479 sayılı Yasa"nın 73. maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı Kurumun davacının sigortalılığını 10.06.1987 tarihinde sona erdirdiği, Kurum işleminin de davacıya 10.01.1987 tarihli yazı ile tebliğ edildiği ve davan ın 1 yıl geçtikten sonra 17.11.2005 tarihinde açıldığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık; 1479 sayılı Yasa"nın 73. maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 1479 sayılı Yasa"nın 73. maddesinde öngörülen 1 yıllık süre maddede açıkça yer aldığı gibi "Kurumca bu kanun hükümlerinin uygulanması hakkında yapılacak saptamaya karşı" mahkemeye başvurma süresini düzenlemektedir.
Maddede geçen saptama, Yasa"nın 26. maddesine göre Bağ-Kur kapsamına girdikleri halde kayıt ve tescillerini yaptırmamış olanların re"sen tescil edilmeleri işlemi ile ilgili saptamadır. Bu maddenin salt tescil işlemine dayanak olan saptamanın iptali ile ilgili davalarda uygulanabileceği gözardı edilerek Kurumun her işlemine uygulanacağının kabulü isabetli değildir.
Mahkemenin işin esası hakkında inceleme yaparak karar vermesi gerekirken, davanın yazılı şekilde süre yönünden reddine karar vermesi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA),
temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.