1. Hukuk Dairesi 2014/16277 E. , 2016/4072 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik, hile ve akde aykırılık hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vasisi, kısıtlı annesi ..."ın maliki olduğu 19 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 numaralı bağımsız bölümün 1/2 payının, annesinin yaşlılığından istifade eden davalı tarafından hileli yollarla temlik alındığını, şu anda annesine kendisinin baktığını ileri sürerek, tapunun iptali ile kısıtlı ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 5 yıl önce felç geçiren annesi ..."a kendisinin baktığını, bu nedenle annesinin akli melekeleri yerinde iken kendi isteği ve hür iradesi ile ve ölünceye kadar bakım akdiyle taşınmazdaki payını kendisine devrettiğini, halen annesine bakmaya hazır olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...mahkemece yukarıda değinilen ehliyetsizlik iddiası bakımından açıklanan ilkeler çerçevesinde bir araştırma yapılmamış olması doğru olmadığı gibi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 462/8. maddesi hükmü uyarınca dava açılması bakımından vesayet makamından izin alınmamış olması da doğru değildir. Hal böyle olunca, öncelikle, ehliyetsizlik konusunda araştırma yapılması, davacının işlem tarihinde hukuksal ehliyete haiz olduğunun anlaşılması durumunda, hile ve akde aykırılık iddialarının değerlendirilmesi gerekirken, anılan hususlar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kısıtlı ..."ın maliki olduğu 19 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün 1/2 payını 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 511 ve müteakip maddelerinde öngörülen ölünceye kadar bakım akdi ile 3.3.2010 tarihinde kızı olan..."ya temlik ettiği ve davacı vasisinin akit tarihinde temlik eden kısıtlı ..."ın hukuki ehliyetten yoksun bulunduğunu, hileye düşürüldüğünü, kaldı ki, bakım koşullarının da yerine getirilmediğini ileri sürerek, eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gereklerinin yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Bilindiği gibi, bozma ilamına uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usûli kazanılmış hak doğar. Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması zorunlu hale gelir.
Somut olayda, mahkemece ehliyetsizlik yönünden kısıtlı ...."a ait doktor raporları, hasta müşahede kağıtları, film grafileri vs. eksiksiz bir şekilde ilgili sağlık kurumlarından getirtilmediği gibi, bozma ilamında belirtildiği şekilde 2659 Sayılı Yasanın 7. ve 16. maddeleri hükümleri uyarınca... Kurumu Başkanlığı’ndan rapor alınmayıp, bozma kararına aykırı olarak ... Tıp Fakültesi... Ana Bilim Dalı Başkanlığı"ndan rapor alınmak suretiyle neticeye gidilmiş olması doğru değildir.
Hâl böyle olunca, daha önceki bozma kararında gösterildiği şekilde işlem ifa edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yol olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.