22. Hukuk Dairesi 2017/14504 E. , 2018/25685 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı veikli dava dilekçesinda davacının uzun sürelerle iş yerinde çalıştığını ve fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini belirterek fazla mesai ücreti talebinde bulunmuştur.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının almış olduğu ücrete fazla mesai alacağının da dahil olduğunu ve davacının 270 saati aşan çalışmasının olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere göre ve bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Somut olayda; . Davacı dava dilekçesinde sabah saat 08:30 da iş başı yapıp gece saat 21:00 -21:30 a kadar çalıştığından bahisle fazla mesai ücreti talep etmiş, yapmış olduğu fazla mesainin ispatı için de tanık deliline dayanmıştır. Davacı tanıkları beyanlarında davacının haftanın beş günü 08:30 da işe başladığını 21:00 veya 22:00 a kadar çalıştığını haftada iki cumartesi de 09:00 veya 10:00 da işe başlayıp 17:00 a kadar çalıştığını, davalı tanıklarından ... beyanında davacının işe 08:30 da başladığını kendisinin 19:00 – 19:30 da işten ayrıldığını, davacının kendisinden sonra da kalıp çalıştığını ancak ne zaman çıktığını bilmediğini iki ayda bir cumartesi günü 09:30 – 18:00 arasında çalışmış olabileceğini, davalı tanığı ... ise beyanında kendisi ile 7 ay çalıştığını davacının 08:30 veya 09:00 da işe başladığını 19:00 veya 19:30 a kadar çalıştığını, iş yoğunluğuna göre de iki veya üç gün 19: 30 dan sonra da çalıştığını ancak kaçta işten çıktığını bilmediğini, kendisi ile birlikte çalıştıkları dönemde 2 kez cumartesi çalışmış olabileceğini beyan etmişlerdir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının haftanın 5 günü 09:00 – 21:00 arasında ayda iki hafta da Cumartesi günleri 09:00 – 17:00 saatleri arasında çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya içeriği incelendiğinde davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmede davacının ücretine fazla mesainin de dahil olduğu hususunda tarafların anlaştıkları görülmüş, UYAP üzerinden yapılan inceleme ve davalı vekilinin beyanlarına göre de davacı tanıkları ... ve ...’ın da davalıya karşı işçilik alacaklarından kaynaklanan davalarının olduğu, davacı tanığı ...’in beyanında ise davacı ile aynı şubede çalışmadığını belirttiği anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanıklarının beyanına itibarla hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin yerleşik içtihatları göz önüne alındığında; husumetli tanık beyanlarına dayanan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması yerinde olmamıştır. Ancak davalı tanıklarının beyanlarından da davacının fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. O halde yapılması gereken; davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmede fazla mesai ücretinin davacının ücretine dahil olduğu yönünde anlaşmaya varıldığı da dikkate alınarak,davalı tanıklarının beyanlarına itibarla davacının yıllık 270 saati aşan fazla çalışma sürelerinin olması halinde hesaplama yapılarak fazla mesai ücretine hükmetmektir. Bu husus gözetilmeden davalı ile husumetli olan davacı tanığı beyanlarına itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 28.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.