Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2693
Karar No: 2019/1678
Karar Tarihi: 05.03.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/2693 Esas 2019/1678 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/2693 E.  ,  2019/1678 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi


    KARAR
    A) Davacı İstemi;
    Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının, davalı ... bünyesinde çalışmakta iken 22/06/2006 tarihinde davalı belediyeye ait vasıta ile temizlik işi için yolculuk yaptığı esnada trafik iş kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu davacının sürekli sakatlığa maruz kalacak şekilde sürekli ve kalıcı iş gücü kaybına uğradığını beyanla 1000,00 TL maddi tazminat, 80.000,00 TL manevi tazminat, 1200,00 TL bakıcı giderinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
    B) Davalı Cevabı;
    Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sakatların istihdamı gereğince belediye bünyesinde çalışmaya başladığını, kendisinin zihinsel olmayan bedensel işlerde çalışabileceği yönünde raporunun bulunduğunu, davacının kazadan sonra belediye bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, akabinde ise SGK"dan maaş almaya başladığını, bu nedenlerle davacıya karşı sürekli olarak korumacı bir şekilde davranan belediye açılan davanın reddini talep etmiştir.
    Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza yapan aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalandığını, söz konusu poliçe gereği şirketin sorumluluğunun limitle sınırlı olduğunu ve manevi zararlardan sorumlu olmadığını, beyanla faiz, masraf ve vekalet ücreti yönünden ve esas yönünden davanın reddini talep etmiştir.
    C) İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi:
    “Tarafların iddia ve savunmaları kusur raporu, YSK raporu, tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi ile davacının davalı işyerinde çalışmakta iken 22/06/2006 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesi yaralanması nedeni ile %43,2 oranında malul kaldığı, olayda davalı ..."nın % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile bilirkişi raporu ile tespit edilen 271.918,77 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğu sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere ve davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesi gerektiği, YSK raporunda davacının başka birisinin bakımına muhtaç olmadığı bildirildiğinden bakıcı giderine ilişkin talebin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
    Manevi tazminat talebi yönünden davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. ” şeklinde belirtilmiştir.
    D) İlk Derece Mahkemesi Kararı:
    “1-Maddi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile, 271.918,77 TL maddi tazminatın, davalı ... şirketinin sorumluluğu sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere ve davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    2-Manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."ndan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
    3-Bakıcı giderine ilişkin talebin reddine, ” karar verilmiştir.
    E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesinde Özetle;
    “Davalı ... tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da görülmediği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılan rücuen tazminat dosyasında belirlenen kusur oranının kesinleştiği, eldeki dosyada alınan kusur raporunun da aynı doğrultuda olduğu, SGK derece tespit kararı ile YSK kararında belirlenen maluliyet oranlarının aynı olduğu, davalı tarafından yargılama sırasında açıkca bir itirazın bulunmadığı, tespit edilen aylık ücretin dosya içerisinde bulunan ücret bordrolarındaki miktarlarla uyumlu olduğu, maluliyet oranı kusur durumu dikkate alındığında manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun takdir edildiği, hesaplanan tazminattan kurum tarafından bağlanan gelirin ilk PSD mahsup edildiği, hesaplamada bir hata bulunmadığı, vesayet kararı ile husumete izin kararının dosyaya ibraz edildiği, dava ehliyeti yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun reddine,
    Davalı ...Ş. tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden; trafik iş kazasına karışan davalı Belediyeye ait ... plakalı aracın davalı ... nezdinde sigortalı olduğu, maddi tazminat yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, bu durumda hüküm fıkrasında maddi tazminat yönünden belirlenen yargılama gideri harç ve vekalet ücretinden poliçe limiti ile sınırlı ve orantılı olarak sorumlu olduğunun belirtilmesi gerekirken tümünden sorumlu tutulması, ayrıca manevi tazminat poliçe ile teminat altına alınmadığından manevi tazminat yönünden davacı lehine belirlenen vekalet ücretinden sigorta şirketinin de sorumlu tutulması hatalıdır. Davalı ... şirketinin bu yöne ilişkin istinaf talebi yerindedir. Bu sebeple HMK 355. Madde gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davalı ... şirketinin maddi tazminat yönünden vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinden poliçe limiti ile sınırlı ve orantılı sorumluluğuna ve manevi tazminat yönünden vekalet ücretinden sorumlu olmadığına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. ” şeklinde belirtilmiştir.
    F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
    “Davalı ... Başkanlığının istinaf başvurusunun HMK"nun 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE ” karar verilmiştir.
    G) Temyiz Nedenleri;
    Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, dava ehliyeti olmadığını, zihinsel problemleri olması nedeniyle davanın bir vasi aracılığıyla takip edilmesi gerektiğini, ayrıca olayın oluşumuna sebebiyet veren kişinin aynı kazada yaşımın yitirmiş olan işçi olduğunu, dolayısıyla nedensellik bağının bulunmadığını, kazanın oluşumunda müvekkili belediyenin hiçbir kusuru olmadığını bu nedenle belediyeden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmasının yasaya aykırı olduğunu, maluliyet ve kusur oranlarını kabul etmediklerini, ücretin yüksek belirlendiğini, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, psd miktarının hatalı düşüldüğünü beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
    H) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
    1- Davacı için hükmedilen manevi Tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar için kesinlik sınırının karar tarihi itibariyle 41.530,00 TL olduğu açıktır. Dava dilekçesinde davacı tarafın 80.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, yerel mahkemece verilen 30/03/2017 tarihli kararda davacı için 20.000,00 TL tazminata hükmedildiği, davalı vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen 28/12/2017 tarihli kararda davalı taraflara ait manevi tazminata dair istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve bu kararın davalı taraf vekilince temyize getirildiği dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarının temyiz sınırının altında kaldığı açıktır.
    O halde Bölge Adliye Mahkemesinin anne yönünden manevi tazminata ilişkin kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, davalı vekilinin temyiz itirazlarının H.M.K."nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİNLİKTEN REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
    2- Davacı kazalı için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosyadaki yazılara, toplanan delillere, temyiz edenin sıfatına, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
    Dava, davacı sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkmemesince; bakıcı giderine ilişkin talebin reddi, maddi ve tazminat isteminin kısmen kabülü ile 271.918,77 TL maddi tazminatın, davalı ... şirketinin sorumluluğu sigorta poliçesi ile sınırlı olmak üzere ve davalı ... şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..."ndan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
    Dosya kapsamından, davacının iş kazası sonucu % 43,2 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının kusursuz, davalı ... Başkanlığının % 30, dava dışı çöp aracının sürücüsü Bekir Gelgi ‘nin % 70 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
    Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. 5510 sayılı yasanın 21/4. maddisine göre ise “... İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” hükmü düzenlenmiştir.Somut olayda, davacı için hesaplanan maddi zararlardan rücuya tabi Kurum tahsislerinin düşülmesi gerektiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf; düşülmesi gereken bu Kurum tahsisinin rücuya tabi miktarının belirlenmesinde yaşanmakta olup 5510 Sayılı Yasa"nın 21/4 maddesinde açıkça, iş kazasının üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmesi halinde sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin “yarısının” rücuya tabi olacağı düzenlenmiştir. Burada tartışılması gereken diğer bir husus da üçüncü kişi kavramından neyin anlaşılması gerektiğidir ki; ilgili yasa metni ve başlığından anlaşıldığı üzere işveren dışındaki herkes üçüncü kişidir. Sigortalının ölümüyle sonuçlanan olayda işverenin % 30, dava dışı çöp aracının şoförü üçüncü kişinin ise % 70 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu duruma göre indirimi gereken peşin sermaye değeri üçüncü kişinin kusurunun yarısı ile işverenin kusurunun toplamıdır. Diğer bir deyişle ilk peşin sermaye değerinin % 65 ’inin hak sahibinin zararından indirimi gerekirken Mahkemece 11/07/2016 tarihli bilirkişi raporunda denetime elverişsiz bir şekilde hesaplanan miktarların hükme esas alınması hatalı olmuştur.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    Böylelikle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: 1- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ..."na iadesine
    05/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi