Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/3865
Karar No: 2021/1051
Karar Tarihi: 11.02.2021

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2020/3865 Esas 2021/1051 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2020/3865 E.  ,  2021/1051 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    ...

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

    Kadastro sonucu, ...,... Köyü çalışma alanında bulunan 120 ada 6 parsel sayılı 8.480,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit ve 120 ada 6 sayılı parsel itirazsız olarak tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada mahkemenin görevsizliğine, diğer taşınmazlar yönünden ise davanın kabulü ile 120 ada 1, 2, 3, 6 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmazların tamamının eşit hisselerle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Mahkemece tapu kayıtlarının iptaline karar verilen 120 ada 1, 2 ve 3 sayılı parseller kadastro sırasında Ocak 1982 tarih 3 nolu tapu kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla vasfıyla davacı kişiler adına tespit ve tescil edilmiş, 1 sayılı parsel dava tarihinden önce dava dışı ...’a satılmıştır. Davacılar, bu parsellere uygulanan tapu kaydının daha fazla alanı kapsadığı ve zilyetliklerinde bulundurduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil istemiyle, 3402 sayılı Kanun"un 12/3.maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürede genel mahkemede eldeki davayı açmışlardır. Dava dilekçesi ve dosya kapsamından davacılar tarafından dava konusu edilmek istenen taşınmazların 120 ada 6 sayılı parsel ile 102 ada 1 sayılı parselin (A) harfli bölümünün olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davaya konu olmayan 120 ada 1, 2 ve 3 sayılı parsellerin de dava konusu edildiği yanılgısı ile parseller hakkında hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, dava tarihi itibariyle çekişmeli 102 ada 1 sayılı parselin kadastro tutanağının kesinleşmemesi nedeniyle davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, hükmün 1 nolu bendinde görevsizlik kararı verilen taşınmazla ilgili olarak (A) harfli bölümün de davacılar adına tesciline karar verilmiş olması isabetsizdir.
    2- 120 ada 6 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; yörede 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmış olup, çekişmeli 120 ada 6 sayılı parselin hemen sınırında 102 ada 1 sayılı orman parselinin yer alması nedeniyle, taşınmazın eski tarihli resmi belgeler üzerindeki konumu incelenerek orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmesi gerektiği halde hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda sadece 102 ada 1 sayılı parselin (A) harfli bölümü yönünden orman araştırması yapılmış; davacıların dayandığı ve 120 ada 1, 2, 3 sayılı parsellerin de tespitine esas alınan tapu kaydı tüm tedavülleriyle getirtilerek mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları aracılığıyla zemine uygulanarak kapsamı tayin edilmemiş; davacılar aynı zamanda zilyetliğe de dayandıkları halde, bu hususta hava fotoğrafı incelemesi yapılmadan mahalli bilirkişi ve tanık sözleri ile yetinilmiş, komşu parsellerin tapu kayıtları ve dayanak belgeleri de getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak okudukları araştırılmamış olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
    O halde; Mahkemece, öncelikle 120 ada 6 sayılı parsel yönünden davacıların dayandığı Ocak 1982 tarih 3 nolu tapu kaydı ilk tesisinden itibaren sıra izler biçimde tüm tedavülleriyle birlikte ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak revizyon gördüğü parsel kayıtları celbedilmeli; yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
    Yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, dayanak tapu kayıtlarının 3116, 4785 ve 5658 Sayılı kanunlar karşısında hukuki kıymetinin olup olmadığı tartışılmalıdır. Orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde ise bu kez taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, teknik bilirkişi eliyle dayanak tapu kayıtlarının varsa krokisi/haritası zemine uygulanarak kayıtların kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli; tapu kayıtların krokisinin/haritasının bulunamaması veya uygulanamaması durumunda, tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli; bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız şekilde saptanılmalı; tapu kaydının uymadığının ya da miktarı ile taşınmazın tamamını kapsamadığının anlaşılması halinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı denetlenmeli; keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun"un 14. maddesi uyarınca zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar sınırlaması yönünden de gerekli araştırmalar yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
    Mahkemece 1 ve 2 nolu bentte belirtilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi