Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/8662
Karar No: 2013/6594
Karar Tarihi: 09.04.2013

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/8662 Esas 2013/6594 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, eski eşi olan davalının kendisini aldattığını ve uğradığı manevi ve maddi zararın tazmin edilmesini istemiştir. Ancak davalı, davacının çocuğunun kendisinden olmadığını iddia etmiştir. Mahkeme, davanın ispat edilememesi sebebiyle reddedilmiştir. Ancak Yargıtay bu kararı bozmuştur. Yargıtay, davacının çocuğunun kendisinden olmadığını öğrenmesinin ardından uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiğini ve kararın bu şekilde verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Kanun maddeleri olarak, Türk Medeni Kanunu'nun 161. ve 227. maddeleri kararda yer almıştır.
4. Hukuk Dairesi         2012/8662 E.  ,  2013/6594 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/05/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; ispatlanamayan davanın reddine dair verilen 06/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 09/04/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
    Davacı, davalı ile 1988 yılında evlendiğini, evlilik birliği devam ederken bir erkek çocuklarının doğduğunu, 9 yıl süren evliliğin davalı tarafından açılan şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı boşanma davası ile sonuçlandığını, 18 yaşına gelen çocuk tarafından açılan nesebin reddi davasında çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiğini belirterek boşandığı eşi olan davalı tarafından aldatıldığını bu nedenle uğradığı manevi zararın tahsili ile kendi çocuğu olduğu düşüncesiyle yaptığı bakım giderine yönelik uğradığı maddi zararın tahsilini istemiştir.
    Davalı, evliliğin öğretmen olan davacının tayinin yapılması amacıyla anlaşmalı olarak yapıldığını, evlilik birliği içinde doğan çocuğun başkasından olduğunu davacının bildiğini, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddini savunmuştur.
    Yerel mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosya içeriğinden; 36 yaşında öğretmen olan davacı ile 27 yaşında .... memuru olan davalının 29/7/1988 tarihinde geleneksel biçimde yapılan nişan ve düğün merasimi ile evlendiği, 1/1/1990 tarihinde çocuk....n doğduğu, davalı eş tarafından şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı olarak açılan boşanma davasında tarafların boşanmasına, çocuğun velayetinin anneye verilmesine ve çocuğa iştirak nafakası bağlanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, 1/7/2008 tarihinde 18 yaşını dolduran....tarafından açılan nesebin reddi davasında ise ... Kurumu ... Başkanlığı tarafından verilen 15/9/1987 tarihli rapora göre, gerçek (biyolojik) babanın ... adında başka biri olduğunun belirlendiği ve nesebin reddine dair verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır

    Boşanma dosyası içeriğinden; tarafların evli olduğu ancak mizaç uyumsuzluğunun olduğu bu nedenle evlilik birliği içerisinde sürekli münakaşa ettikleri, 4-5 aydır ise ayrı yaşadıkları anlaşılmaktadır. Nesebin reddi dosyası içeriğine göre de, davacının çocuğun kendisinden olduğunu belirterek bunu tekrarladığı, tanık anlatımlarının ise davalı ..."ın evlenmeden önce ve evlilik devam ederken... ile ilişkisinin olduğu ..."ın çalıştığı kurumdaki herkesin bunu bildiği ..."ın da bu durumu bilmesi gerektiği şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.
    Dosya arasına giren bilgi ve belgelere göre, davacı ile davalının geleneklere uygun olarak nişan ve düğün merasimi ile gerçekleştirdiği evliliğin 9 yıl sürdüğü, evlilik birliği devam ederken ....doğduğu, boşanma davası sürecinde 4-5 ay ayrı yaşadıkları, boşandıktan sonra da bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır. Davacı, nesebin reddi davasında çocuğun kendisinden olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş bu beyanını tekrarlamıştır. Dosyada davacının nesebin reddi davasından önce çocuğun başka birinden olduğunu bildiği yönünde bilgi ve belge bulunmamaktadır. Dinlenen tanık anlatımlarındaki, davalı ile dava dışı... isimli kişi arasındaki ilişkiyi davacının bilmesi gerektiği biçimindeki varsayım da doğru değildir. Öte yandan 9 yıl süren evliliğin anlaşmalı yapıldığı iddiası da dosya kapsamına ve olağan hayat koşullarına uygun düşmemektedir.
    Şu halde, nesebin reddi davası sonucunda evlilik birliği içinde doğan çocuğun kendisinden olmadığını öğrenen davacının bu durum nedeniyle zarar gördüğü açıktır. Bu açıklamalar ışığında değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA ve davacı yararına takdir olunan 990.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi