21. Hukuk Dairesi 2018/301 E. , 2019/1682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün davacı ve davalılardan ... İplik Ve Halı San. Tic. Aş., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, zararlandırıcı iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, 62.614,77 TL maddi tazminatın 46.961,08 TL sinin davalılar ... Halıcılık A.Ş , Teknik iş Ltd Şti, ... İplik Halı A.Ş ve ..." dan müştereken müteselsilen, 15.653,69 TL nin davalı ... dan müstakilen olmak üzere , takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın 20/02/2013 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalılara ait aynı iş yerinde çalışan kazalı ve davalı ... arasında, daha önceye dayalı husumet bulunduğu, davalı ..."ın (işyeri yemekhanesi görevlilerinden ustam bıçak istiyor diyerek ekmek bıçağı alıp) kazalıyı bıçaklayarak yaraladığı, aynı olaya ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararında da oluşun bu şekilde kabul edildiği, kazalı sigortalının haksız tahrik eden eylemleri nedeni ile davalı ... "ın yargılamaya konu yaralama fiilini işlediği ve hakkında verilen cezada bu nedenle indirim yapıldığı, anılan ceza mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Tazminat davalarının özelliği gereği İş Kanunu"nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak ve özellikle zararlandırıcı olayın niteliğine göre, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, zararlandırıcı sigorta olayı yönünden alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle işveren ve işçi yönünden kusurun aidiyeti ve oranı, olayın meydana gelmesinde üçüncü kişinin eyleminin bulunup bulunmadığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.Belirtilmelidir ki, hükme esas alınacak kusur raporlarının da 4857 sayılı İş Kanunu"nun 77. ve işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 77. maddede anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
2-Diğer taraftan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 74. maddesine göre hukuk hakimi zarar verenin kusuru olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi konusunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar. Aynı şekilde 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu"nun 53. maddesi de bu düzenlemeyi içermekte idi.Somut olayda; sigortalının haksız tahrik teşkil eden fiilleri bulunduğuna dair kesinleşen maddi vakıaya göre, işverenlerin zararlandırıcı sigorta olayı yönünden alması gerekli önlemlerinin bulunup bulunmadığı, hangi önlemlerin alındığı, hangi önlemlerin alınmadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde irdelenmediği ve davacının haksız tahrik durumunun değerlendirilmeden kazalıya kusur izafe edilmediği kusura ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, 4857 sayılı İş Kanununun 77 ve devamı maddeleri hükümleri doğrultusunda, işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, meydana gelen olayda işverenler tarafından alınabilecek iş güvenliği önlemleri bulunup bulunmadığı konusunun tartışıldığı, kazalı sigortalının haksız tahrik teşkil eden fiillerinin değerlendirildiği yeni bir kusur raporu alıp tarafların kusur ve sorumluluklarının ceza yargılamasında kesinleşen maddi vakıaya göre belirlenmesinden sonra usuli kazanılmış hakların da gözetilmesi suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
3-Ayrıca, birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 6098 sayılı TBK"nun 61. maddesi uyarınca (818 sayılı B.K.’nun 50 ve 51. Maddesi) ve aynı Yasanın 163. (818 sayılı B.K.’nun 142.) maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı bir dava ile de talep edebilir. Ancak, aynı Yasanın 163. (BK 141) maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun 165.maddesi (818 sayılı BK"nun 144. maddesi) hükmüne göre, Kanun veya sözleşme ile aksi belirlenmedikçe, borçlulardan biri kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz. 166. maddesi(818 sayılı BK"nun 145. maddesi) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur.Somut olayda, hüküm altına alınan maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre tahsiline karar verilmek gerekirken, bu yönün göz ardı edilerek davalı ... yönünden ayrıca müstakil sorumluluğa karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde davacı ve davalılar ... İplik Ve Halı San. Tic. A.Ş. , ..., ... Halıcılık San ve Tic A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 05/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.