Davacı, Bağ-Kur kayıtlarında hizmet süresi hesaplarında borç tahsili basamağında borçlanma ve emeklilik süresi kayıtlarında yapılan yanlışlığın düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava nitelikçe, davacının 1.1.985 tarihinde başlayan 2926 sayılı Yasa"ya tabi tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece 1.1.1985 tarihinde tarım Bağ-kur sigortalısı olarak tescil edilen davacının 30.12.1992-1.1.2005 tarihleri arasında 12 yıl 1 gün 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı yasa’nın 6 /b maddesi hükmüne göre; Diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmektedir. Tarım Bağ-Kur Sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa"nın 36. ve 10. maddesindeki şartların varlığı halinde 1479 sayılı yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulünün gerekeceği; 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36 maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının giriş bildirgesine göre muhtar beyanı esas alınarak 01.01.1985 tarihinde 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, 1479 sayılı Yasa’ya tabi çalışması nedeniyle 6.8.1990 da terkin edilip yeniden ,kuruma başvurduğu 1.1.2005 tarihinde sigortalılığının başlatıldığı, 5.4.1993 tarihinden beri ziraat odasına 21.9.1992 tarihinden beri de kooperatife kayıtlı olduğu, tarım arazisinin bulunduğu, 2926 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılığının 01.01.2005 tarihinde yeniden başlatıldığı öte yandan 1479 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalı çalışmalarının 7.8.1990-29.12.1992 tarihleri arasında 2 yıl 4 ay 22 gün uzun süreli olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında uzun süreli sigortalı çalışmalarının sona erdiği 30.12.1992 tarihinden sonra yeniden sigortalılığının başlatılabilmesi için Kuruma yazılı olarak doğrudan başvurup prim yatırması veya sattığı ürün bedelinden prim kesintisi yapılması gerekmektedir.Davacının 30.12.1992 tarihinden sonra prim yatırdığına veya sattığı ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığına ilişkin dosyada bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; varsa ihtilaf konusu dönemde ürün sattığı kişi veya kuruluşları açıklattırmak, bu kişi veya kuruluşlardan ürün bedelinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığını sormak varsa belgelerini getirtmek ve çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin 30.12.1992-1.1.2005 tarihleri arasındaki sürede davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.