Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/3142
Karar No: 2010/5318
Karar Tarihi: 06.05.2010

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2010/3142 Esas 2010/5318 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2010/3142 E.  ,  2010/5318 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.10.2009 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Davacılar 24 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davalı ... ile birlikte paydaş olduklarını, davalının ortaklığın giderilmesi davası açılmadan dört gün önce oğlu davalı ... lehine payı üzerine intifa hakkı tesis ettirdiğini, taşınmazın düşük bedelle satışını sağlamak ve taşınmazın tamamına malik olmak amacı ile yapılan bu işlemin gerçekte intifa hakkı tesis etmeye yönelik olmadığını ileri sürerek terkin talep etmişlerdir.
    Davalılar ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satışına karar verildiğini, intifa hakkı tesis edildikten 9 yıl sonra açılan terkin davasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, ortaklığın giderilmesi davası sırasında davacılara taşınmazdaki projeye aykırılıkların giderilmesi ve aynen taksime olanak sağlayacak şekilde tadilat yapılması için süre verilmesine ilişkin ara kararının gereğinin yerine getirilmediği, davanın intifa hakkının tesisinden 8 yıl sonra açıldığı, davacıların annelerinin de tapuda yasal intifa hakkı bulunduğu, bu intifa hakkının da diğer intifa hakkı ile aynı sonuçları doğuracağı belirtildikten sonra davalıların davacılara zarar vermek kastı ile intifa hakkı tesis ettiklerinin de kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmü davacılar temyiz etmişlerdir.
    Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir.
    Türk Medeni Kanununun 794. ve devamı maddelerinde düzenlenen intifa hakkı; başkasına ait bir eşya, hak veya mal varlığı üzerinde belirli bir kişiye tam
    yararlanma imkanı sağlayan bir irtifak türüdür. Paylı mülkiyete konu taşınmazlarda da paydaşın payı üzerinde üçüncü kişi yararına intifa hakkı tesis etmesi olanağı mevcuttur (TKM. m. 688/3). Ancak paydaş, payı üzerinde intifa hakkı tesis ettirirken diğer paydaşların mülkiyet haklarına zarar vermemesi ve onların yararını da gözetmesi gerektiği, Türk Medeni Kanunun 693.maddesi hükmü gereğidir. Anılan madde gereği paydaşın bu hakkını kötüye kullanması halinde diğer paydaşların hakimin müdahalesini isteme hakları vardır(m.697).
    Paylı mülkiyete konu taşınmazda paydaşlığın giderilmesi için dava açıldığında paydaşlardan bir ya da bir kaçının dava açılmadan kısa bir süre önce veya yargılama sırasında payı üzerinde üçüncü kişi yararına intifa hakkı tesis ettirdiği uygulamada sık rastlanan bir olgudur. Türk Medeni Kanununun 2. maddesi ile getirtilen kural gereği herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymak zorundadır. Bu bağlamda da, görülmekte olan dava sırasında veya dava açılmadan hemen önce payda üçüncü kişi yararına intifa hakkı tesisinin taşınmazın satışında talepleri azaltmak ve düşük bir bedel karşılığı taşınmazın tamamının ele geçirilmesini sağlamak amacına yönelik yapıldığı karine olarak kabul edilmekte, diğer paydaşlar tarafından zarar gördüğü ileri sürülerek intifa hakkının terkini istemli açılan davalarda, aksi hak sahibi tarafından kanıtlanamadığı sürece intifa hakkına ilişkin işlemin iptaline karar verilmektedir.
    Somut olayda, davacılar ile davalı ... dava konusu 24 ada 7 parsel sayılı taşınmazda paydaştırlar. Paylı mülkiyete konu olan bu aşınmazda ... 1.6.2000 tarihinde payı üzerinde oğlu davalı ... lehine intifa hakkı tesis ettirmiştir. 5.6.2000 tarihinde de ortaklığın giderilmesi davası açmıştır. Davacıların da iddia ettiği gibi intifa hakkı gerçekten de ortaklığın giderilmesi davasından dört gün önce tesis edilmiştir. Eldeki dava ise, 21.10.2009 tarihinde açılmıştır. Mahkeme intifa hakkının terkini isteminin 8 yıl süren ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlanmasından ve hakkın tesisinden uzun bir süre sonra açılmasını davanın reddi gerekçelerinden biri olarak kabul etmiştir. Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davası süreci üzerinde kısaca durmak gerekir.
    05.06.2000 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davası sırasında da dava konusu taşınmazda proje tadilatı sonucu kat mülkiyeti kurulmak suretiyle aynen taksimin olanaklı olduğu belirtilerek eldeki davanın davacılarına proje tadilatı yaptırmalarını sağlamak için süre verilmiştir. Bunun üzerine davacılar 2002/1 Esas sayılı davayı açarak dava konusu taşınmazdaki projeye aykırılıkların giderilmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesi için ... aleyhine dava açmışlar, 13.03.2007 tarihinde kesinleşen ilam ile projeye
    aykırılıklar giderilerek taşınmazın kat mülkiyeti tesisine esas olacak şekilde eski hale getirilmesine karar verilmiş ve infazı için takibe geçilmiş, icra takip dosyası içeriğine göre de proje tadilatının yapıldığı anlaşılmıştır. Eski hale getirme istemine ilişkin dava devam ederken ortaklığın giderilmesi davasında proje tadilatının 8 yıl boyunca gerçekleştirilmediği gerekçesi ile taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olarak satışına karar verilmiştir. İntifa hakkının terkini davası da bu kararın kesinleşmesinden sonra açılmıştır. Daha önceki süreçte proje tadilatının zamanında yapılarak aynen taksimin sağlanması halinde intifa hakkı davalı ..."in payı üzerinde kalacağından davacıların daha önce terkin isteminde bulunmalarında hukuki yararları olmayacağı açıktır. Aynen taksim olanağının ortadan kalkmasından sonra terkin istenmesi bu nedenlerle davanın reddine dayanak oluşturmayacaktır.
    Diğer yandan, yukarıda da belirtildiği gibi paydaşın ortaklığın giderilmesi davası açmadan hemen önce veya yargılama sırasında payı üzerine intifa hakkı tesisi yoluna gitmesi sık rastlanan bir durumdur. Bu gibi durumlarda intifa hakkının terkini istendiğinde payı üzerine intifa hakkı tesis ettiren davalının taşınmazın satışında talepleri azaltma iradesi taşımadığını, düşük bedelle satışı sağlayarak taşınmazın tamamını ele geçirme amacı ile hareket etmediğini kanıtlaması gerekir. Somut olayda davalı karine olarak kabul edilen bu durumların aksini kanıtlamadığı gibi asliye ceza mahkemesinde görülmekte olan davada da davacılara kızdığı için ortaklığın giderilmesi davası açtığını beyan etmiştir. Kısaca söylemek gerekirse davalılar intifa hakkının terkini hususunda davacıların iddialarının aksini kanıtlayamamışlardır. Davanın açıklanan tüm bu hususlar gözetilerek kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirilği ile karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi