14. Hukuk Dairesi 2010/4584 E. , 2010/5321 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30.05.2008 gününde verilen dilekçe ile belirtmenin terkini ve muhdesatın beyanlar sütununda gösterilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1008 ada 24 parsel sayılı taşınmaz kaydındaki muhdesat ..."ye aittir şeklindeki belirtmenin terkinini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar temyiz etmişlerdir.
Dava, tapudaki muhdesat kaydının terkini ve taşınmaz üzerindeki binanın davacılara ait olduğunun beyanlar hanesine yazılması isteğine ilişkindir.
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, Eşya Hukukunda “muhdesat” kavramından bir arazi üzerindeki arz malikinden başkasına veya bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı sadece şahsi bir haktır. Bu hakkın hukuki mahiyeti ve nasıl kullanılacağı ise Türk Medeni Kanununun 722, 724. ve 729. maddelerinde açıklanmıştır.
Bir kişi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılmasına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi olanak sağlamaktadır. Gerçekten, anılan hüküm uyarınca; “Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir.”
Bu tür bir hakkın zemin üzerindeki binanın veya ağaçların yok olması gibi bazı nedenlerle ortadan kalkacağı kuşkusuzdur. Diğer taraftan, Türk Medeni Kanununun 1012. maddesi hükmü gereğince de, kaydın terkini kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlı olarak yapılabilir. Bu husus Tapu Sicil Tüzüğünün 81. maddesinde de "Tapu sicilinde değişiklik, hak sahibinin veya yetkili makamın istemi ya da mahkeme kararına dayalı olarak yapılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda; dava konusu 24 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde, muhdesatın dava dışı ... ve davalı ... ..."ye ait olduğuna dair belirtme bulunmaktadır. Muhdesat sahipleri davacılardan ... ile 16.07.1998 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlemişler, kayıtta yer alan binalar yıkılarak yeni bir bina yapılmıştır. Hak sahiplerinden ... tapu sicilinde gerekli işlemlerin yapılması için yüklenici davacı ..."ya vekalet vermiştir. Şimdi yüklenici ile ondan bağımsız bölüm satın alan kişiler davalının tapuda muhdesat kaydını terkin ettirmediği ve 2981 sayılı Yasaya göre belediyeye devredilen taşınmazı satın alabilmek için gerekli işlemleri yapamadıklarını ileri sürerek beyanlar hanesindeki kaydın terkini ile hak sahibi olarak taşınmaz üzerindeki binanın kendilerine ait olduğunun beyanlar sütununa yazılmasını istemektedirler.
Mahkeme davayı taşınmazın belediye adına kayıtlı olduğunu, davacının binanın tapuya yazılmasını istemede hukuki yararının bulunmadığı belirterek reddetmiştir. Yukarıda da değinildiği gibi kayıttaki terkinler hak sahibinin istemi ile gerçekleştirilebilir. Muhdesat üzerinde hak sahibi olan kişi ... olup, ... işlemi gerçekleştirmediği için onun da tarafı olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince taşınmaz üzerindeki yeni binada hak sahibi olan davacıların mahkeme kararı ile terkin istemekte hukuki yararları vardır. Mahkemece işin esasına girilerek taraf delillerine göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.