
Esas No: 2014/6943
Karar No: 2014/7267
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/6943 Esas 2014/7267 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİHİ : 19/07/2013
NUMARASI : 2013/43-2013/21
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı kooperatif birinci başkanı H. S., ikinci başkanı S. S. ve vekili avukat A.. G. ile davacı vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, davalı yüklenicinin inşaatı süresinde tamamlamadığını ileri sürerek, ek sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsilini, eksik işlerin tespiti ile bunların davalı nam ve hesabına davacı tarafından yapılmasına izin verilmesini ve masraflar için davalı yükleniciye isabet eden bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesini ve manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, inşaatın yer aldığı bölge turizm alanında kaldığından belediyece inşaatın 5 ay süreyle durdurulduğunu, C blokun yapımına başlanmamasında arsa sahibinin kusuru olduğunu,arsa sahibi davacının dairelerini teslim alarak bir kısmını sattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, inşaatın tesliminde davalı yüklenicinin temerrüde düştüğü,davalının, inşaatın gecikmesinde haklı neden bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle, cezai şart isteminin ve nama ifaya izin talebinin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, özellikle mahkeme kararının hüküm bölümünün 2 numaralı fıkrasında yazılı eksik imalat bedellerinin avans niteliğinde olup, belirtilen miktarın değişebileceği ve dolayısıyla bağlayıcılığının bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davada, davacı arsa sahibi nama ifaya izin talep etmiş, mahkemece, bu talep kabul edilerek, bunun gerçekleşebilmesi için davalı yüklenici kooperatife sözleşme gereğince isabet etmesi gereken 15 adet dairenin satışına izin verilmiştir. HMK.nun 297. maddesi gereğince, mahkemeler infazında tereddüt olmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Bu itibarla, belirlenen eksik imalat durumu ve tahmini bedeline göre kaç adet bağımsız bölüm satışıyla nama ifanın karşılanacağı belirlendikten sonra, buna tekabül eden bağımsız bölüm numaralarının da ayrı ayrı hüküm yerinde gösterilmesi gerekmektedir. Aksi durum, ileride muhtelif uyuşmazlıklara ve infazda da tereddüte neden olabilecektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece, nama ifanın sağlanabilmesi için, satışına izin verilen bağımsız bölümleri tek tek hüküm yerinde gösterecek şekilde infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numuralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2014 tarihinden oybirliğiyle karar verildi.