Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2008/2792
Karar No: 2008/2879
Karar Tarihi: 25.02.2008

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2008/2792 Esas 2008/2879 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2008/2792 E.  ,  2008/2879 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli İş Mahkemesi
    TARİHİ : 26/12/2007
    NUMARASI : 2007/217-2007/932

    Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine   karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere  göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin  aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
    Davacı, iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesini istemiştir. İstemin;manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
    Birçok Yargıtay kararında vurgulandığı üzere alacaklının alacak hakkından vazgeçilmesini ve bu suretle borçlunun borçtan kurtulmasını kapsayan akde “ibra” denir. İbranamenin kural olarak işçiye yapılmış olan ödeme ile sınırlı olarak bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için işçiye yapılan ödemenin miktar olarak ibranamede açıkça gösterilmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, işçiye yapılan ödemeyi belli etmeyen sözleşmenin işvereni borcundan kurtaran ibraname olarak nitelendirilmesi olanaklı değildir.
    Kuşkusuz, işverenin işçiye yapmış olduğu ödemeyi 4857. Sayılı Yasa’nın 37.Maddesi çerçevesinde ispat etmesi durumunda taraflar arasında yapılan akdin ibraname niteliğini kazanacağı ve tazminat hesabında işveren tarafından kanıtlanan miktarların değerlendirileceği söz götürmez.
    Davalı işveren tarafından, mahkemeye sunulan  Krz. Ereğli 3. Noterliğince düzenlenen 08.11.2005 tarihli “ibraname” ile “Davacı geçirdiği iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat zararları ile bakım ve tedavi giderlerinin davalı tarafından karşılandığını , davalı şirketi ibra ettiğini, bu kaza nedeniyle herhangibir alacağı ve tazmin talebinin bulunmadığını, hertürlü dava ve alacak haklarından feragat ettiğini imza altına aldığı, ibraname de ibra bedelinin 1.000.00 YTL olduğu” tespit edilmiş olup, manevi tazminata ilişkin haklarını aldığı anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir.
    Başka bir anlatımla, üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle manevi tazminatın bölünmesi, yeniden dava kanusu yapılarak miktarının artırılması  olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay Genel Kurulu’nun 25.09.1996 gün ve 1996/21-397-637 sayılı kararı ile 13.10.1999 gün ve 1991/21-684-818 sayılı kararı da bu yöndedir. Buna göre davacı düzenlenen ibranamede açıkça maddi ve manevi tazminat karşılığını 1.000.00 YTL olarak aldığını kabul etmiş olduğuna göre ve bundan sonra manevi tazminat isteyemeyeceğinin  kabulüyle manevi tazminat talebinin reddi gerekirken, lehine; 14.000.00 YTL. Manevi tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan  yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
    O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,  25.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi