23. Hukuk Dairesi 2014/3810 E. , 2014/7299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Ticaret Mahkemesi Vek. Av. ...
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 21.01.2014 gün ve 2013/9059 Esas, 2014/326 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
- KARAR -
Davacı vekili, ... Asliye Hukuk Mahkemesi"ne verdiği 30.01.2012 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili kooperatif üyesi ve daire sahibi olan davalının ödenmeyen aidat ve sermaye arttırım borcunun tahsil amacıyla ... 6. İcra Müdürlüğü"nün 2011/9645 Esas sayılı dosyasında girişilen icra takibinin, yetkiye ve borca yapılan haksız itirazlar nedeniyle durduğunu ileri sürerek, yetkiye ve borca itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dosyasına yaptıkları yetki itirazının kabul edilerek, ... İcra Müdürlüğü"nce dosyanın ... İcra Müdürlüğü"ne gönderilmesine dair verilen kararın, şikayet yoluyla kaldırılmadığını, takibin yetkili icra dairesinde devamı talep edilmediğinden takip hukuku bakımından geçerli bir icra takibi bulunmadığını, İİK"nın 50. maddesine göre itirazın iptali davası açılamayacağını, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, sadece daire satın aldığını, bu nedenle ... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin yetkili olduğunu, üye olmadığı için borcu da bulunmadığını savunarak, davanın dava şartı yokluğu ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş bölümü itirazı kabul edilerek, dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi"ne gönderilmesine karar verilmiş, süresinde verilen dilekçe ile dosyanın gönderildiği mahkemece davalının süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, aidat borcunun götürülecek borç olması nedeniyle, davacı kooperatifin merkezinin bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili olması nedeniyle davanın esasına girildiği, icra müdürlüğünce yetki itirazının kabulü kararından sonra dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi için gerekli işlemlerin davacı tarafça ikmal edilmediği, dolayısıyla itirazın iptali davasına konu olabilecek geçerli bir icra takibi bulunmadığı, itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibi bulunması hususunun dava şartı olduğu, davacının geçerli bir icra takibine dayanarak itirazın iptali davası açmadığı gerekçesiyle, dava şartı noksanlığından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 21.01.2014 tarih ve 2013/9059 Esas, 2014/326 Karar sayılı ilamıyla, kooperatif ile üyeleri arasındaki davaların kooperatifin ikametgahı yer mahkemesinde görülmesini düzenleyen HMK"nın 14/2. (HUMK 17) maddesindeki yetki kuralının kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olduğu, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi Mahkemece re"sen dikkate alınmasının gerektiği, TMK"nın 51. maddesine göre hükmi şahsın ikametgahının, anasözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça muamelelerinin yürütüldüğü yer olduğu, dosyadaki anasözleşmede davalı kooperatif merkezinin .../... adresi olarak gösterildiği, davaya konu icra takibinin kesin yetkili ... İcra Müdürlüğü"nde başlattığı, davalı borçlunun borcun varlığına ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğinden yetkiye ve alacağın aslına yapılan itirazların, yetki itirazı reddedilip, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği ve davalının adı "Samiye" olmasına rağmen karar başlığında "Samime" olarak gösterilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, aidat ve sermaye arttırım alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yetki ve borcun esasına yönelik yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Ödeme emri tebliği üzerine borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, alacaklı İİK"nın 50/2. maddesi uyarınca, bu itirazın kaldırılmasını ancak,...Mahkemesi"nden isteyebilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, alacaklı aynı Kanun"un 67/1. maddesi uyarınca önce...Mahkemesi"ne itirazın kaldırılması için başvurabileceği gibi, dilerse genel mahkemeye itirazın iptali davası da açabilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmiş ve itirazın kaldırılması için önce itirazın kaldırılması davası açılmışsa,...Mahkemesi tarafından önce yetki itirazı incelenip karara bağlanacaktır. Borçlunun yetki itirazı ile birlikte borca itiraz etmesi ve alacaklının da genel mahkemede itirazın iptali davası açması halinde, genel mahkeme icra dairesinin yetkisine karşı yapılan itirazı...Mahkemesi yerine geçerek çözümlemelidir. Zira, genel mahkemenin de yetki itirazını incelemeye yetkili olduğunun kabulü gerekir. Esasen...Mahkemesi"nden daha geniş yetkili olan genel mahkemenin yetki itirazını inceleyememesi için bir neden de bulunmamaktadır. Genel mahkemenin önce kendi yetkisine yönelik itirazı inceleyip karara bağlayacağı kabul edilirse, mahkeme yetkisizlik kararı verecek, yetkili mahkeme bu kez icra dairesinin yetkisiz olduğu, geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasını reddedecektir. Bu durum ise Anayasa"nın 141/son maddesinde hüküm altına alınan usul ekonomisine de aykırı düşecektir.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre de, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tespit etmesi halinde, borcun esasına ilişkin itirazın incelemesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı ve geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptali davasının da salt bu nedenle reddine karar vermesi gerekmektedir. Artık bu durumda, mahkemenin kendi yetkisine yapılan bir itiraz varsa bunu incelemesine gerek kalmamaktadır. İcra dairesinin yetkili olduğunun anlaşılması halinde, bundan sonra mahkemenin yetkisine yönelik itirazı incelemesi, sonucuna göre gerekli kararı vermesi gerekmektedir. İİK"nın 67. maddesine dayanan davanın, mutlaka takibi yapılan icra dairesinin yetki çevresinde açılacağını gösteren bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla, başka bir yer mahkemesinin başka bir yer icra dairesindeki takibe yapılan borca itirazı incelemesinde yasal bir engel bulunmadığı da gözetilmelidir.
YHGK"nın 24.04.2013 tarih ve 2012/9-1435 E, 2013/569 K sayılı ilamında "Yargıtay"ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davasını gören mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebilir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması sonuca etkili değildir. Başka bir ifadeyle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle tetkik merciinin (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek, kesin olarak sonuçlandırmalıdır (Hukuk Genel Kurulunun 28.3.2001 gün ve 2001/19-267 E, 311 K sayılı; 20.3.2002 gün ve 2002/13-241 E, 208 K sayılı ilamları). Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Saim Üstündağ, İcra Hukukunun Esasları, ... 1995, 6. Bası, sayfa:101-102; Aynı doğrultuda YHGK"nın 20.3.2002 gün 2002/13-241 E, 208 K sayılı ilamı). İtirazın iptali davasının konusunu teşkil eden icra takibinde borçlu, icra dairesinin yetkisine yönelik bir itiraz ileri sürmediğinden, takibin başlatıldığı yer ile itirazın iptali davasına bakan mahkemenin bulunduğu yerin aynı olması gerekmemektedir." açıklamasına yer verilerek, bu uygulama benimsenmiştir.
Somut olayda, icra takibi, ... İcra Müdürlüğü"nde yapılmış ve tebliğ edilen ödeme emri üzerine davalı-borçlu, süresi içinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiş olup, İcra Müdürlüğü"nce, "özellikle takibin yetki yönünden durdurulmasına, alacaklı vekilince talepte bulunulması halinde dosyanın yetkili İcra (...) Müdürlüğü"ne gönderilmesine" karar verilmiştir. Alacaklı-davacı vekili, yetki itirazını benimsememiş, yetkiye ve borca yapılan itirazın iptali için genel mahkeme olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesi"ne dava yolunu tercih etmiş olup, İcra Müdürlüğü"nün anılan kararını önce şikayet yolu ile kaldırtması, bunu sağlayamazsa takibin ... İcra Müdürlüğü"nde devamını talep etmesi gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Aksi yöndeki temyiz ve karar düzeltme itirazları isabetsizdir. Dosya kapsamına göre davalının, üyeliğin devir alınması suretiyle üye olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece, kooperatifin takip tarihi itibariyle merkezinin bulunduğu yerdeki ... İcra Dairesi"nin (İİK"nın 50/2. maddesi yollaması ile) takip tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK"nın 14. maddesi uyarınca yetkili olduğu, bu yer İcra Müdürlüğü"nce ödeme emri tebliğ edildiği, İcra Dairesi"nin yetkisine yapılan itirazın yerinde olmadığı, ... Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan mahkemenin yetkisine yapılan itirazın da reddi gerektiği gözetilerek, borca itirazın incelenmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara ve Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, takdiren 226,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.