1. Ceza Dairesi 2020/2710 E. , 2020/2234 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme, kasten yaralama
HÜKÜM : İlk dereceli Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 13/06/2019 tarih, 2018/679 esas, 2019/423 sayılı kararıyla, sanığın;
A) Maktul ..."e yönelik kasten öldürme suçundan, TCK.nin 81/1, 29, 62, 53, 54. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis, B) Katılan ..."e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, TCK.nin 81/1, 35, 29, 62, 53, 54. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkemenin kararının A ve B bentlerinin kaldırarak,
A) Maktul ..."e yönelik eylemi kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme olarak kabul ederek TCK.nin 87/4, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis, B) Katılan ..."e yönelik eylemi kasten yaralama olarak kabul ederek TCK.nin 86/2, 3-e, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık ...’un 04.02.2020 tarihinde ceza infaz kurumu aracılığı ile vermiş olduğu dilekçesinde; temyiz talebinden vazgeçtiğini ve hükmün onanmasını talep ettiği, bu istemin temyizden vazgeçme niteliğinde olduğu; sanık müdafiinin ise sanığın iradesine aykırı şekilde 03.02.2020 tarihinde yüzüne karşı tefhim olunan hükme yönelik yasal süreden sonra 23.02.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin CMK’nin 266, 291 ve 298. maddeleri gereğince tebliğnamedeki düşünce gibi REDDİNE karar verilmiştir.
Sanık ...’in, maktul ...’a yönelik netice sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama ve katılan ...’a yönelik silahla yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılanlar vekilleri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılan incelemede,
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık ...’in, eşinin katılan ... ile geçmişte bir süre duygusal ilişki yaşadığı, bu nedenle aralarında süregelen anlaşmazlık mevcut olup suç tarihinden yaklaşık bir hafta kadar evvel sanık ...’in ağabeyinin sünnet düğününde katılan ile karşılaşarak tartıştıkları, olay günü de katılanın sanığı cep telefonundan birkaç defa aradığı, görüşmeleri esnasında birbirlerine hakaret edip suç yerinde buluşmak için sözleştikleri, katılanın olay yerine kardeşi olan maktul ... ile birlikte gittiği, her iki tarafın da olay anında alkollü olup kavga esnasında sanığın önce çoban sopası tabir edilen ahşap sopa ile maktul ve katılana saldırdığı, ardından da cebinde bulunan bıçak ile katılan ...’ı sol koltuk altı bölgesinden hayati tehlike oluşturmayacak ve basit tıbbi müdahele ile giderilebilir şekilde; maktul ...’u ise toraks sol yanda parçalı kesi oluşturacak ve sol skapula üzerinde 15 cm’lik kesi oluşturacak şekilde yaralayarak kalp hasarı ve gelişen komplikasyonlar sonucunda ölümüne sebebiyet verdiği olayda;
1-) Sanık ...’in maktul ...’a yönelik netice sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, kendisi ile görüşmek isteyen katılanı suç tarihinde gece vakti boş bir araziye çağırıp olay yerine öldürmeye elverişli suç aleti bıçak ile giderek toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yanlarında silahtan sayılacak herhangi bir suç aleti bulumayan maktule ve katılana sopa ve bıçakla saldırması, katılanın olaydan hemen sonra alınan 31/07/2018 tarihli kolluk ifadesinde ve sonrasında alınan istikrarlı beyanlarında belirttiği üzere kendilerine hitaben "sizi öldüreceğim" şeklinde bağırması, sanık savunmalarının aksine alınan adli raporlara göre yüzünde sıyrık ve kalçada hassasiyet dışında yaralanmasının mevcut olmaması, maktulün sırt bölgesinden yaralanmasının katılanın olay yerinden kaçmaya çalıştıkları esnada sanığın eylemini sürdürmüş olduğu yönündeki iddialarını doğrulaması, göğüs bölgesindeki diğer yaralanmasının ise kalbe nafiz olup darbe alınan bölgenin hayati öneme sahip olması, nazara alındığında sanığın maktule yönelik eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu değerlendirilmekle kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2-) Olayın seyri ve gelişimi gözetildiğinde maktul ... ve katılan ...’dan kaynaklanan, haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut nazara alındığında sanık lehine TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmü uygulandığı sırada asgari oranda indirim yapılmasının yeterli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan ... vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkındaki hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı şekilde BOZULMASINA, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, hükmolunan ceza miktarı ve temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen süre gözetilerek sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 07/10/2020 gününde Üye ..."in sanığın maktul ..."a karşı eyleminin TCK.nin 87/4. madde kapsamında kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturacağı ve yine sanık hakkında bu eyleminden TCK.nin 29. madde gereği takdiren 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesi ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık ...’in, maktul ...’u kasten öldürdüğü, katılan ...’ı da silahtan sayılan aletle kasten yaraladığı, kendisinin de bu sırada yaralandığı sübuta eren olayda; sanık ... hakkında Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen kararın dosya kapsamına, tarafların dosyadaki ilk ve değiştirilmemiş savunmalarına uygun olduğunu, gerekçenin de yerinde olduğunu, haksız tahrik indiriminin de dosya kapsamına göre yerinde değerlendirildiğini düşündüğümden BAM kararına vaki temyiz talebinin Yargıtay Cumhuriyet savcısının tebliğnamesine uygun olarak ve BAM gerekçesi ile aynı gerekçelerle esastan reddine karar verilmesi düşüncesi ile Dairemizin, sanığın maktule yönelik eylemini kasten öldürme olarak ve yine maktul ve katılandan sanığa yönelen tahrikin boyutunu da asgari olarak kabul eden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.