23. Hukuk Dairesi 2014/2229 E. , 2014/7315 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2012/146-2013/436
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı yüklenici ile müvekkilinin vasisi arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davalının üç yıl içerisinde bitirmesi gereken inşaatı bugüne kadar bitiremediğini, dairelerin içindeki eksiklikleri daire sahiplerinin imkânları ölçülerinde tamamlamaya çalıştığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine göre, yüklenicinin davacıya ait 9 ve 11 nolu bağımsız bölümleri 31.12.2009 tarihinde tamamlayıp davacıya teslim etmesi gerektiğini, aksi takdirde, 01.10.2010 tarihinden itibaren daire başına aylık 200 Euro kira ödemesi hususunun kararlaştırıldığını, bu nedenle fazlası saklı tutularak 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasındaki işleyen kira bedelini almak için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek,itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin inşaat ruhsatı almak için çalıştığını fakat, inşaat ruhsatı alınmadan önce dava konusu arsa üzerindeki belediye hissesinin satın alınmasının zorunlu olduğunu, belediyeye ait hisseyi almak için müvekkilinin Manisa Belediyesi"ne başvurduğunu ancak, başvuru talebinin hissedarların bizzat başvurması gerektiği belirtilerek reddedildiğini, müvekkilinin belediyeye ait hisseyi almadan ruhsat müracaatında bulunduğunu, 18.09.2007 tarihinde inşaat ruhsatı verildiğini, daha sonra bu ruhsatın sehven verildiğinden bahisle iptal edildiğini, müvekkilinin elinde olmayan sebeplerle ruhsat alamadığını, belediyeye ait hissenin alınması için bizzat müracaat edilmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, vasi tarafından mahkemeden belediyeye ait hissenin alınması için husumete izin talebinde bulunulup, daha sonra verilen izinle belediye hissesinin satın alındığını, bunun üzerine 2008 yılında ikinci ruhsatın alındığını, davacıya ait dairelerin 2010 yılı Aralık ayında tamamlandığını, bir kısım arsa sahiplerinin bu tarihte dairelerine taşındığını, davacının son olarak 2011 yılı Haziran ayında dairelere radyatör taktırdığını, dairelerin 2010 yılı Aralık ayından itibaren davacının kullanımında olduğunu, sözleşmenin 12. maddesine göre iskân ruhsatını davacının alması gerektiğini, davacının 2010 yılı Aralık ayından itibaren iskân ruhsatı almasına engel bir durum bulunmadığını, davacıya ait dairelerin bulunduğu blokta H.. Ö.."ün 2011 yılı başından bu yana oturduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, yüklenici olan davalının 01.01.2007-31.12.2009 tarihleri arasında yapıp bitirmesi gereken inşaatı davacıya teslim etmediğinden bahisle dava açıldığı, anılan sözleşmenin 7. maddesi gereğince teslim etmesi gereken davacılara ait 9 ve 11 nolu dairelerin 01.01.2010 tarihine kadar teslim edilmemesi halinde daire başına aylık 200 Euro kira bedeli kararlaştırıldığı, davacının 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasındaki işleyen kira bedellerinin tahsili için davalı hakkında icra takibine geçtiği, davalının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu 9 ve 11 nolu daireleri süresinde teslim etmediğinden 9.600 Euro asıl alacak ve 230,40 Euro işlemiş faiz borcunu davacıya ödemesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davalının Manisa 5.İcra Müdürlüğü"nün 2012/364 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 9.600 Euro asıl alacak ve 230.40 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın (fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı yönünden) itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak olan 9.600 Euro"ya icra takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca döviz cinsinden 1 yıllık mevduata uyguladığı ( yıllık % 9 oranını geçmemek üzere ) en yüksek mevduat faizi uygulanmasına, asıl alacak olan 9.600 Euro üzerinden hesaplanacak % 40 icra inkar tazminatının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İcra takip talebinde, toplam 10.484, 32 Euro alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsili talep edilmiş, harca esas değer takip tarihindeki efektif alış kurunun karşılığı itibariyle TL olarak gösterilmiştir. Bu takip şekli, İİK"nın 58/3. maddesine uygundur.
Davacının böyle bir takip talebi ile takibe konu yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının tahsilini amaçladığı açık olup, icra müdürlüğünce de bu şekilde hesap yapılacağının tabiî bulunmasına, bu durumda borçlu davalının borca itirazının TL üzerinden yapıldığı sonucuna varılması gerekmesine göre, mahkemece, İİK"nın 67/2. maddesi uyarınca itirazında haksız olduğu belirlenen 9.600 Euro"nun (Bkz: Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2013, 2. Baskı, 212. ve 262. sayfalardaki görüşte de belirtildiği üzere) icra takip tarihindeki TL karşılığı olarak icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu miktar asıl alacağın %40"nın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL karşılığına hükmedilmesi (yabancı para üzerinden icra inkâr tazminatına karar verilmesi ile aynı sonucu doğuracağından) doğru olmamış ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 3. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "İcra takip tarihi itibariyle 9.600 Euro asıl alacağın efektif alış kuru üzerinden TL karşılığının %40"ı olan 9.032,83 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.