Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/9679
Karar No: 2014/3268
Karar Tarihi: 25.02.2014

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2013/9679 Esas 2014/3268 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2013/9679 E.  ,  2014/3268 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 26/12/2012
    NUMARASI : 2006/190-2012/472

    Ö.. K.. ve müşterekleri ile C.. A.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi"nden verilen 26.12.2012 gün ve 190/472 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.02.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Avukat N.. K.. Ç.. geldi. Karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacılar H.. K.. mirasçıları vekili, Bağlık mah. 37 ada parsel ile aynı yer 38 ada ve parsel sayılı taşınmazların öncesinde bir bütün halinde davacının annesi davalıların da babaannesi olan M.. A.."ndan kaldığını, kök muris M.."in mirasçılarının bu araziyi kendi aralarında fiilen taksim edip kullandıklarını, bu arada kadastro çalışmaları yapıldığını, davalıların miras bırakanı M.."in kullandığı yerin senetsizden 38 ada parsel numarası ile M.. adına davalı olarak tespit gördüğünü, bu tespitten sonra davalıların babası M.."in 38 ada parsel sayılı taşınmazın sınırları da belirli 1600 m2’lik kısmını 24.6.1983 tarihinde kendi kardeşi davacıların murisi H.. K.."a sattığını, H.. ve ölümü ile mirasçılarının o tarihten bu yana satın alınan yer üzerinde zilyet ve tasarrufta bulunduklarını, Kadastro Mahkemesi"nin 2011/62 esas sayılı dosyasında davalı olan 38 ada parsel ile ilgili davanın sonuçlandığını ve davalıların miras bırakanı M.. A.."nun mirasçıları yani davalılar adına tesciline karar verildiğini, bu kararın onandığını, H..’nin bu taşınmaz parçasını edindiği tarihte taşınmazın tapuya kayıtlı olmaması nedeniyle satışın geçerli olduğunu açıklayarak H..’nin satın almış olduğu 1600 m2 yerin tapusunun iptali ile H.. (yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları) adına tesciline karar verilmesini istemiş, taşınmazların imar uygulamasına tabi tutularak yeni imar parselleri oluşması üzerine yargılama devam ederken imar parselleri üzerinde ifrazen olmazsa hisselendirme yapılarak davanı kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
    Davalılar vekili, keşfin yokluklarında yapıldığını, keşif sonucu verilen raporda 1983 tarihli satış vaadi sözleşmesinde satışa konu yerin 535 ada parsellere gittiği belirtilmiş ise de bu durumun doğru olmadığını, davacının küçük bir yerde zilyetliği olduğunu, senedin afaki olup senette yazılı miktar kadar yer satılmadığını açıklayarak haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Bağlık mah. 535 ada parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile payının davalılardan Ş.. kızı M.. A.., payının davalılardan M.. oğlu C.. A.., payının davalılardan M.. oğlu C.. A.., payının davalılardan M.. oğlu C.. A.., payının davalılardan M.. kızı M.. A.., payının ise davacı S.. kızı H.. K.. mirasçıları adına (verasette iştirak şeklinde) tapuya tesciline, Bağlık mah. 535 ada parsel sayılı taşınmazın dava dışı N.. K.. adına olan payı ayrık tutularak davalılar adına kayıtlı olan payına ilişkin tapusunun iptaline, iptal edilen kısmın payının davalılardan Ş.. kızı M.. A.., payının davalılardan M.. oğlu C.. A.., payının davalılardan M.. oğlu C.. A.., payının davalılardan M.. oğlu C.. A.., payının davalılardan M.. kızı M.. A.., payının ise davacı S.. kızı H.. K.. mirasçıları adına (verasette iştirak şeklinde) tapuya tesciline, davacı vekilinin mülkiyete yönelen sair taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacıların murisi H.. K.. tarafından davalıların murisi M..’den 24.06.1983 tarihinde gayrimenkul satış ve zilyetliğin devri senedi ile satın alınan sınırları senette yazılı 1600 m2 miktarındaki taşınmaz bölümünün tapulama çalışmalarında 38 ada parsel olarak tesbit gören taşınmaz içinde kaldığı anlaşılmaktadır. 1974 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 38 ada parsel numarasını alan taşınmaz Kumluca Kadastro Mahkemesi"nin 27.06.2003 tarih 2001/62 esas 2003/14 karar sayılı 28.06.2006 tarihinde kesinleşen ilamı sonunda paylı şekilde M.. A.. mirasçıları davalılar adına tesbit ve tesciline karar verilmiştir. Ancak Kumluca Tapu Sicil Müdürlüğü"nün 22.11.2006 tarihli cevabi yazısından, kesinleşme öncesi taşınmazın revizyon görerek 127 ada parsel numarasın aldığı ve taşınmazın bulunduğu yerde yapılan imar uygulaması sonunda 525 ada, 530 ada , 531 ada , 535 ada, 537 ada parsellere şüyulandırıldığı bildirilmiştir. Davacı tarafın 38 ada parsel içerisinden taşınmaz tapusuz durumda iken tesbit sonrası satın aldığı 1600 m2 yerin teknik bilirkişinin 02.01.2008 tarihli rapor eki krokisinde A harfi ile taralı kırmızı renkle gösterilen alanın 535 ada parseller içinde ve B ile taralı yeşil ile taralı alanın ise imar yolunda kaldığı görülmektedir.
    Öncesi tapusuz olan taşınmazın bir bölümünün satışı ve zilyetliğinin devri ile bu bölümün mülkiyetinin davacı tarafa geçtiği, davacı tarafın imar uygulamasının nimetlerinden yararlanabileceği ancak külfetlerine de katlanması gerektiği, satış işleminin geçerli olduğu, davacıların murisi Hatice tarafından satın alınan yerin davacı tarafça kullanıldığı hususunda tereddüt bulunmadığına göre davacının satın aldığı yerin de imar uygulaması içinde kalması sebebiyle düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kullandığı alanın kalan bölümünü davalı taraftan isteyebileceği hususunda da tereddüt etmemek gerekir. Bu miktarın da 1600 m2 kısımdan düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalan 1086,32 m2 olduğu hesaplanmıştır. Mahkemece de bu hususlar kabul edilmiş, haricen yapılan satışa değer verilmiş, davacının satın aldığı yerin düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra 1086,32 m2 olduğu, bu miktardan teknik bilirkişi raporunda gösterilen 535 ada parsellerin dava dışı gerçek kişilere satıldığı, bir kısmının imar yolunda kaldığı, bu kısmın davacılar adına tescilinin mümkün olmadığı, imarla oluşan geometrik durum gözetilerek 535 ada parsellerle ilgili hüküm kurulabileceği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
    Mahkemenin, hüküm kurarken satın alınan ve davacı tarafça kullanılan bölümü dikkate almasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak davacının düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra talep edebileceği miktar 1086,32 m2’dir. Mahkeme tarafından 535 ada parsellerden iptal edilerek davacılar adına tesciline karar verilen kısmın toplamı ise 407,17 m2’ye isabet etmektedir. Bu hali ile davacı tarafın satın aldığı ve kullandıkları yer bakımından düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalan kısımla ilgili taleplerinin karşılandığından söz edilemez.
    Bu durumda Mahkemenin yapması gereken iş, satın alınan ve kullanılan yer zeminden başka yere şüyulandırılmadığına göre kullanım durumu dikkate alınarak değerlendirmek, davacı tarafın satın alarak kullandıkları zemindeki fiili duruma değer vermek, bu kullanılan kısmın 535 ada parseller içinde kaldığı teknik bilirkişi raporu ile belirlendiğinden bu parsellerden 1086,32 m2 isteme hakkı olduğunu gözetmek olmalıdır. Ancak davacı tarafın zeminde kullandıkları alanın bir kısmının imar uygulaması sonunda 535 ada parsel numaralarını aldığı ve bu parsellerin yargılama devam ederken dava dışı gerçek kişilere satıldığı, halen bu taşınmazlarda davacıların bir paylarının olmadığı tapu kayıtlarından anlaşılmakta olup bu husus Mahkemenin de kabulündedir. Bu durum karşısında HMK"nun 125 (HUMK. m.186). maddesi gereğince davacılardan seçimlik hakkının sorulması, davalarını mülkiyete yönelttikleri taktirde 535 ada parsel maliklerine davanın yöneltilmesi, taraf delillerinin toplanması, tazminat (bedel) hakkını seçmeleri halinde davanın bulunduğu haliyle yürütülmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken seçimlik hak gözden kaçırılarak, 535 ada parsellerin dava dışı üçüncü kişilere satılmış olmaları gerekçe yapılarak davacılar lehine satın aldıkları yerden düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra kalacak miktardan daha az olacak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
    Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Usul ve Yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428 maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık Ücreti"nin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine
    ve 1.326,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi