17. Hukuk Dairesi 2014/24869 E. , 2017/1498 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalılar ..., ... ve dava dışı ...."ın davacı kooperatife borçlu olduklarını, söz konusu alacak için davacı kooperatifin bu üç şahıs hakkında .... İcra Müdürlüğü"nün 2012/412 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalılar ... ve ..."ın borcun doğuşundan hemen sonra üzerlerine kayıtlı taşınmazların tamamına yakınını diğer davalıya tapuda yapılan satış işlemi ile temlik ettiklerini, ..."a ait olan .... köyü 275, 277, 278, 279, 396, 498, 624, 723, 751, 302 parsel sayılı taşınmazların 03/08/2011 tarihinde 3737 yevmiye nolu işlemle ..."e devredildiğini, ..."a ait olan ... köyü 397, 399, 82, 187, 2132, 2137, 2135, 2134, 1610 parsel sayılı taşınmazların 03/08/2011 tarihinde 3740 yevmiye nolu işlemle ..."e devredildiğini, davalı ..."in davalı ..."ın kayınpederi, ..."ın da dünürü olduğunu, davalıların alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarını ..."e devrettiklerini, ..."in davalıların borcu olduğunu bildiğini, taşınmazların tapudaki satış değerlerinin gerçek değerlerinden çok düşük olduğunu belirterek; 03/08/2011 tarihinde 3737 ve 3740 yevmiye nolu resmi senetlerle davalı ..."e devredilen taşımazlarla ilgili olarak tasarrufların ve tapu kayıtlarının iptaline, taşınmazların satışı konusunda taraflarına yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının iş bu davayı açmak için gerekli yasal ön şartı taşımadığını, müvekkilinin diğer davalıların ve dava dışı ..."ın yaklaşık 1.000,000-TL"ye varan borçlarını ödediğini, bu ödemeler karşılığında iptali istenen taşınmazları devraldığını, müvekkili ve oğlu ......"in davalıların ...ve...Bankasına olan borçlarını ödediklerini, ayrıca ...... tarafından .... İcra Müdürlüğü"nün 2011/279 Esas sayılı dosya borcuna karşılık 240.000,00-TL ödendiğini, elden yapılan ödemelerin de mevcut olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davalı ..."in davalı ..."ın kayınpederi, davalı ..."ın ise dünürü olduğu, davalılar ... ve ... tarafından diğer davalı ..."e devir işleminin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı iddiasıyla ilgili yapılan araştırma neticesinde davalı ... in davalların bankalara olan borçlarının ödendiğine dair dekontların dosyaya ibraz edildiği, toplam ödenen meblağın 511.086,53 TL olduğu, devredilen davaya konu gayrımenkullerin değerinin ise 506.133,43-TL olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla sadece bankaya yapılan ödemelerin bile taşınmazların gerçek değerini karşıladığı, İ.İ.K."nun 278/II-2 maddesine göre, karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama hükmünde olup iyiniyet ve bedel farkı gözetilmeksizin iptale tabi olsa da bu karinenin aksinin ispat edilebileceği, davalı-borçluların alacaklısına zarar verme kastının bulunmadığı gibi davalı ..."in de zarar verme kastıyla hareket etmediğinin, yapılan devirlerin gerçek bir satış olduğunun dosya kapsamına göre sabit olduğu, bu suretle yasal karinenin aksinin ispat edilmiş olduğu ve tasarrufun iptalini gerektirecek herhangi bir işlemin bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280.
maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, satılan taşınmaz üzerinde, ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü gerektiği, bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da gözönünde tutulması gerektiği, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerektiği, keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağını .... İcra Müdürlüğü"nün 2012/412 E sayılı takip dosyası ile takibe konu ettiği, borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, 03.10.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında borçluların “hacze kabil malı bulunmadığı” yönünde tutanak tutulduğu, söz konusu tutanağın geçici aciz vesikası hükmünde olduğu, davalı borçlulara ait gayrımenkullerin ..."ın kayınpederi, davalı ..."ın ise dünürü olan davalı ... e 03.08.2011 tarihinde üzerindeki takyidatlarla birlikte devredildiği anlaşılmıştır.
O halde yukarıda açıklandığı gibi İ.İ.K madde 280/1 e göre; Davalı ... ile borçlu davalılar ... ve ...."nin aralarında akrabalık ilişkisinin bulunması sebebi ile davalı 3. kişinin davalı borçluların mali durumunu bildiği veya bilmesi gereken şahıslardan olduğu gözönüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı....ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi vekilinin temyiz
itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı SS 986 Nolu Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi"ne geri verilmesine 15.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.