1. Hukuk Dairesi 2016/2649 E. , 2016/5052 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, elatmanın önlenmesi isteği bakımından karar verilmesine yer olmadığına ecrimisil isteği bakımından ise davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 5766 ada 15 nolu parselde kayıtlı 5 numaralı bağısız bölümü eski eşi olan davalının boşanma davasının kesinleşmesine rağmen haklı ve geçerli bin nedeni bulunmamasızın işgal ettiğini bu hususta ihtarname göndermesine rağmen çekişme konusu taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı çekişme konusu taşınmaz aile konutu olduğundan evlilik sona erse bile kullanımın haksız işgal sayılamayacağını ayrıca bu taşınmaz evlilik birliği devam ederken edinildiğinden tarafların paydaş olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, yargılama devam ederken çekişme konusu taşınmaz davacıya teslim edildiğinden elatmanın önlenmesi isteği yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ecrimisil isteği yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; davacı adına kayıtlı taşınmaza haksız olarak müdahale eden davalının yargılama sürerken müdahalesini sona erdirdiği saptandığına göre, elatma ve ecrimisil istekleri hakkında yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, hükümle birlikte maktu harca hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur. Davalının tüm, davacının aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine
Ancak, elatma isteği yönünden dava değeri 5.000.-TL olarak gösterilmiş ve yargılama sırasında elatma yönünden keşifte belirlenen 231,970.-TL ve ecrimisil isteği bakımından ıslahla talep edilen 30,00 TL değer üzerinden davacı tarafça harç ikmali yapılmıştır.
Öte yandan; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 6. maddesinde açıkça; ""Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur."" düzenlenmiştir.
O halde; harcı ikmal edilen elatma değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 6. maddesi hükmü gereğince davacı taraf yararına nispi vekalet ücretine hükmedilecek yerde yanılgılı değerlendirme ile maktu vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olması doğru değildir.
Kabule göre de; davada istenen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekleri bakımından hükmedilen dava değeri toplamı üzerinden davacı taraf yararına tek bir vekalet ücreti tayini gerekirken, anılan istekler için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Ne var ki, anılan bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, mahkeme kararının hüküm kısmının 4. bendinin tamamen hükümden çıkartılarak, yerine; " Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 6. maddesi hükmü gereğince hesaplanan 19.120,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"" ibaresinin eklenmesine, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.