20. Hukuk Dairesi 2019/3154 E. , 2020/2595 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
DAVACILAR : ... ve Ark.
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekilince istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 27, 52 ve 53 parsel sayılı taşınmazlar tapulama tutanaklarında ve tapu kütüğünde müvekkillerinin murisi "H...." adına kayıtlı iken, 27 ve 52 parsel sayılı taşınmazların 1977 yılında "...." mirasçıları adına intikallerinin yapıldığını, bu durumu 53 parsel sayılı taşınmazın intikal ve tescil işlemleri sırasında 2013 yılında öğrendiklerini, ... köyü muhtarlığından asılsız ilmuhaber alınarak ve isim benzerliğinden de faydalanılarak intikalen yolsuz olarak taşınmazların tescil ettirildiklerini, ardından üçüncü kişilere satılıp devredilerek müvekkileri açısından tescil yolunun kapatıldığını, kadastro tutanağı ve tapu kayıtlarında mirasçı olmadığı açıkça belli olan şahıslar adına intikal ve tescil işlemlerinin kasıtlı olarak yapılmasına aracılık eden tapu görevlilerinin eylemlerinden doğan zararlardan devletin sorumlu olduğunu beyan ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla yolsuz tescil neticesinde müvekkilerinin uğramış olduğu maddi zararın davalıdan tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüyle, 15.365.000,00-TL. tazminatın, 15.360.000,00- TL"sinin ıslah tarihi olan 29/06/2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı Hazineden tahsil edilerek, ... Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/707 E. - 1092 K. sayılı 13/11/2013 günlü mirasçılık ilamındaki miras payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilince istinaf edilmiştir.
Yapılan istinaf başvurusu ile ilgili olarak ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, her iki parselin de 1977 yılında intikal gördüğü, eldeki davanın 25/12/2013 tarihinde açıldığı, 10 yıllık zamanaşımı süresinin çoktan dolduğu, davalı Hazine vekilinin de zamanaşımı def"inde bulunduğu, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle; HMK’nın 353/1-b.3 maddesi uyarınca ... Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/429 E. - 2017/376 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; 4721 sayılı TMK.nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
Özel hukukta teknik bir kavram olan zamanaşımı, bir hakkın kazanılmasında veya kaybedilmesinde yasanın kabul etmiş olduğu sürenin tükenmesi anlamına gelmektedir. Yani bir hakkın ileri sürülebilmesine engel nitelikte ve davalının, borcu özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına olanak veren bir hak niteliğindedir. Bu nedenle, zamanaşamı hukukî niteliği itibariyle, maddî hukuktan kaynaklanan bir def"i, usûl hukuku anlamında ise hakkın yerine getirilmesine engel bir savunma aracı olup, bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında; davalı Hazine vekiline dava dilekçesinin 16.01.2014 tarihinde tebliğ edildiği, Hazine vekilince sunulan 21.04.2014 havale tarihli dilekçeyle süresi içerisinde açıkça zamanaşımı def"inin ileri sürüldüğü, bu savunma nedeniyle zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce dolduğu anlaşılmakla; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçeye göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK"nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA; dava dosyasının ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 08/07/2020 günü oy birliğiyle karar verildi.