Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4080
Karar No: 2019/1743
Karar Tarihi: 07.03.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/4080 Esas 2019/1743 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/4080 E.  ,  2019/1743 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    TÜRK MİLLETİ ADINA

    K A R A R
    A)Davacı İstemi:
    Davacı işe giriş tarihinin 20/04/1992 olarak kabul edilerek 1 günlük sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    B)Davalı Cevabı:
    Davacının dosyası incelendiğinde ilk işe girişinin 20/04/1992 olarak tescilinin yapıldığını ancak sigortalı dosyasında ilk işe giriş bildirgesinin bulunmadığı ve sistemde çalışmasının olmadığının görüldüğünü, davacının bunun dışında da dönem bordrolarında veya herhangi kayıtla davalı işyerinde başka bir çalışmasına ait bilgiye rastlanmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının talep ettiği gün için davalı işveren tarafından herhangi bir işe giriş bildirgesi yapılmadığını, prim ödeme belgesi vb belgelerinin de olmaması nedeniyle hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın bu yönüyle de reddinin gerektiğini, yargıtay kararları gereği çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması gerektiğini, deliller üzerinde hassasiyetle durulması ve değerlendirilmesi gerektiğini, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması gerektiğini bu nedenle önce bu araştırmaların yapılması gerektiği beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
    C)İlk Derece Mahkeme Kararı:
    Dava sigorta başlangıcının tespitine ilişkindir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa"nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa"nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa"nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa"nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa"nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. (Yarg. 21. HD 2016/9835 E ve 2017/5623 K.)
    Somut olayda davacı davalının yanında 20/04/1992 tarihi itibariyle 1 gün çalıştığının tespitini talep etmiştir. SGK dan 01/06/2017 tarihi itibariyle yargılama aşamasında gelen evraka göre davacının talep ettiği döneme ilişkin hizmetinin 5 gün olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır. Dava 16/03/2017 tarihinde açılmıştır. Davacı 25/07/2016 tarihli dilekçesi ile bu hususta kuruma başvuru yapmıştır. Dosyaya SGK dan gönderilen 14/04/2017 tarihli yazı evrak ekinde de davacının 20/04/1992 tarihindeki çalışmasının hizmet döküm cetvelinde gözükmediği ve 08/06/2017 tarihli SGK yazısına göre sonradan düzeltmenin yapıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı kurumun davacının başvurusu ile sigortalılığın başlangıç tarihini düzeltmediği ve davanın açılmasından sonra düzeltim yapıldığı anlaşılmakla davalı kurum dava açılmasına sebebiyet verdiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı kurumun yargılama giderleri ile vekalet ücretine mahkum edilmesine karar verilmiştir.
    İstinaf Başvurusu;
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde "Davacı, işbu dava ile diğer davalı ..." a ait işyerinde 1992 yılında 1gün süreli sigortalı olduğuna dair hizmet tespiti davası açmıştır.
    Yerel Mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tarafımızdan tahsiline karar verilmiştir.
    Davacı müvekkilinin yukarıda yazılı işyerinden olan çalışmaları için kuruma başvurmuş yapılan incelemelerde bu işyerinden davacı adına bildirim yapılmadı görülmüştür.
    İşbu dava açıldıktan sonra ise kurum bünyesinde ve arşivlerde yapılan araştırma neticesinde davacı ... (... ) ın, ... a ait işyerinde 20/04/1992 ila 30/05/1992 tarihleri arasında 6 gün çalışmasının olduğu ancak işveren tarafından bordro verilirken, işveren tarafından bordroya davacının sigorta sicil numarasının yazılmadığı bu sebeple bilgisayar ortamına işlenemediği, ancak arşivde bulunan bu bordrolara göre hizmetler kurum tarafından işlenmiştir.İlk önce işverenin bordroları usule uygun olarak hazırlamamış olması, daha sonra ise davacı tarafın yanlış kişiyi işveren olarak belirterek yaptığı başvurular nedeniyle, düzeltme işlemi hemen yapılamamıştır. Dava açıldıktan sonra ve tüm arşiv kayıtları incelenebildikten sonra düzeltme yapılmıştır. Müvekkil kurum dava açmaya sebebiyet vermemiştir. Davacı tarafın yanıltıcı eksik ve yanlış bilgi vermesi nedeniyle dava öncesinde düzeltme yapılamamıştır. Kaldı ki, kurumun kendisinin yaptığı araştırma neticesinde, düzeltmeyi bizzat kendisi yapmıştır. Bu sebeple de dava konusuz kalmıştır. Müvekkil kurum dava açmaya sebep olmadığından masraf ve avukatlık ücretinin yüklenmesi usul ve hukuka uygun değildir.Açıklanan nedenlerle yerel mahkemece verilen karar bu yönüyle usul ve yasaya uygun olmayıp kaldırılmasını talep zorunluluğu hasıl olmuştur. Açıklanan ve re"sen nazara alınacak nedenlerle, İskenderun 2. İş Mahkemesinin 2017/108 E. 20174604 K. sayılı 28/11/2017 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde yargılama masrafı ve avukatlık ücreti yönünden ‘kaldırılmasını istemiştir.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
    Dairemizce istinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.
    Davacı 20/04/1992 tarihinde davalı ..."un fırın işletmesinde çalıştığını ve işe giriş bildirgesi verildiğini, hizmetinin cetvelde gözükmediğini belirterek 1 günlük hizmet tespiti istemiştir.
    Feri Müdahil Kurum tarafından davacının 20/04/1992 tarihinde 41374 sicil numaralı davalıya ait işyerinden verilen işe giriş bildirgesi ve bordro doğrultusunda, 92/1. Dönemden 5 gün, 92/2. Dönemden 1 gün olmak üzere sigortalılığı siciline işlenmiş ve 30/05/1992 tarihinde işyerinden ayrılışı bildirilmiştir.28/11/2017 günlü duruşmada, davalı olarak gösterilen ..."un davalı sıfatı bulunmadığından davalı sıfatının kaldırılmasına ve SGK nın davalı olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.Mahkemece yargılama sırasında talep düzeltildiğinden, davanın konusuz kalması nedeni ile davanın esası hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm ve yargılama giderleri SGK hakkında oluşturulmuştur. Dosyadaki belgelere göre davacı kuruma başvuru yapmadan dava açmış, yargılama sırasında verdiği dilekçe üzerine talep ettiği dönem kurumca düzeltilmiştir. 5521 Sayılı kanunun 7/3. Maddesine göre kurum işlemi niteliğinde bulunan bu davada öncelikle kuruma başvurulup, kurum tarafından süresi içerisinde cevap verilmez yada talebin reddi halinde dava açılması gerekmektedir. Esasen kurum bu tür işe giriş bildirgesi verilip hizmet gösterilmeyen davalarda davalı durumundadır. Yukarıda da belirtildiği üzere davacı, işe giriş bildirgesi doğrultusunda düzeltme yapılması için kuruma başvurmadan dava açtığından, kurumun davaya sebebiyet verdiğinden bahsedilemez. (Aynı yönde Yargıtay 10. HD 207/2138, 2017/4309 E.K sayılı ilamı) davacı ön şartları yerine getirmeden dava açtığından HMK nun 329. Maddesi uyarınca lehine vekalet ücreti ve mahkeme masrafı taktir edilmemesi gerekirken, bu yönde hüküm oluşturulduğundan hükmün HMK nun 353/b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
    H Ü K Ü M /Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
    I-Davalı SGK vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK"nın 353/b.2 maddesi gereğince İskenderun 2. İş Mahkemesinin 28/11/2017 gün ve 2017/108 Esas, 2017/460 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
    II-Davanın KONUSUZ KALMASI NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
    a-Alınması gereken 35,90 TL harçtan peşin olarak alınan 31,40 TL nin mahsubu ile bakiye 4,50 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
    b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
    c-Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
    d-Tarafların yatırmış olduğu avanstan harcanmayan kısmının, hükmün kesinleşmesinden sonra resen taraflara iadesine,
    III-İstinaf karar harcı bakımından; SGK harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
    -İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
    -Kararın taraflara tebliği müzekkeresi yazılması işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
    E)Temyiz:
    Davacı vekili, davalı SGK müdürlüğüne ekte sunduğum 25.07.2016 tarihli dilekçeyle başvuru yapmış ve başvurusunda "20.04.1992 tarihinde ... Ekmek Fabrikasında çalışmaya başladığını" beyan etmiştir. üvekkilim kurumun cevap vermemesi üzerine 18.11.2016 tarihinde tekrardan dilekçe yazmış ve dilekçesine not olarak ... Ekmek Fabrikasında çalışmasının olmadığını bildirilmiştir. Yapılan 2 ayrı başvuruya rağmen olumlu sonuç alamayan müvekkilim 16.03.2017 tarihinde İskenderun 2. İş mahkemesinde 2017/108 e sayılı dosyasından hizmet tespit davası açmıştır. Davalı SGK müdürlüğü ise açılan dava sonrasında olayın ciddiyetini anlayarak ... Ekmek Fabrikası(... ) yanında 20.04.1992-30.05.1992 tarih aralığında 6 gün üzerinden SGk kaydını yapmıştır. YukarIda izah etiğimiz üzere davalı kuruma müvekkilim 25.07.2016 ve 18.11.2016 tarihleri olmak üzere 2 farklı tarihte dilekçe yazmiştır. Davalı kurum bu dilekçeleri gereği gibi incelememiş ; dava açıldıktan sonra olayın ciddiyetine binaen yaptığı incelemede müvekkilimi haklı bulmuş ve tescili yapmıştır. Kısacası davalı kurum gerekli incelemeleri 25.07.2016 ve 18.11.2016 tarihlerinde yapmış olsaydı dava açılmayacaktı. Bu sebeple istinaf mahkemesinin vekalet ücretinin kaldırılması yönündeki görüşüne katılmayarak ; lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini, müvekkili aleyhine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığı şeklindeki ... Bölge Adliye Mahkemeleri 8. Hukuk Dairesinin 2018/597 E; 2018/556 K sayılı kararın kaldırılmasına ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
    Dava konusu somut olayda davacının 25.07.2016 tarihli dilekçesi ile Kuruma müracaat ettiği, davanın 16.03.2017 tarihinde açıldığı, dava açıldıktan sonra Kurum tarafından 31.05.2017 tarihinde işlemin düzeltildiği, Kurumun 02.06.2017 tarihli yazısında işveren tarafından bordro verilirken bordroya sigorta sicil numarası belirtilmediğinden bilgisayar ortamında işlenemediği, bordrolara göre sicilsiz geçen hizmetlerin bilgisayara işlendiği ve hizmet cetvelinde göründüğünün bildirildiği dolayısıyla Kurumun hatalı olduğu ve ön inceleme duruşması öncesi davanın konusuz kaldığı bu haliyle davacı yararına yargılama gideri ile avukatlık asgari ücret tarifesinin 6. Maddesi gereği tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısı miktar vekalet ücreti olarak verilmesi gerekmektedir.İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre de, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu"nun 36. maddesine göre davalı Kurumun harçtan muaf olduğu gözetilmeden Sosyal Güvenlik Kurumuna yargılama gideri olarak harç yükletilmesi hatalı olmuştur.O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, harç yönünden düzeltilerek yeniden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacı tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı bozulması gerekmiştir.
    Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK"nun 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
    O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
    G) SONUÇ :Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelerle ; ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 13.04.2018 tarihli kararının II. fıkrasındaki, ""a-Alınması gereken 35,90 TL harçtan peşin olarak alınan 31,40 TL nin mahsubu ile bakiye 4,50 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,"", ""b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,"", ""c-Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,""" rakam ve sözcüklerinin silinerek; yerine, ""a-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacının başvurma ve peşin harç olarak yatırdığı 62.80-TL"nin karar kesinleştiğinde, istek halinde davacıya iadesine,"" ""b-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi 6. maddesi gereğince vekalet ücretinin yarısı olan 990,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"", ""c-Davacı tarafça yapılan dava açma gideri, tebligat ücreti ile müzekkere ücreti olmak üzere toplam 137,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi