
Esas No: 2016/11059
Karar No: 2016/10546
Karar Tarihi: 24.11.2016
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/11059 Esas 2016/10546 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
Davacı, ... ili Merkez İlçesi ... Köyün de kain 33, 181, 183,195,105 ve 193 parsel nolu taşınmazların tapu kayıtlarında davacının adının ... olarak yazıldığını ancak nüfus kayıtlarında adının ... olduğunu beyan ederek tapu kayıtlarındaki soyadının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar Dairece, "...Kadastro tespit tutanakları ve dayanak kayıtlarının getirtilerek nüfus kayıtları ile bağlantı kurulması gerektiği..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiş, Dairece "Dosya içeriği ve toplanan deliller ile, davacının kayden paydaşı olduğu 33, 193, 195, 105, 181 ve 183 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığı saptanarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, noksanın giderilmesi suretiyle temin edilen kayıtlara göre, dava konusu taşınmazlarda 3083 s. Yasa uyarınca toplulaştırma işlemi yapılarak 21.03.2013 tarihinde tapuya tescil edildiği ve parsel numaralarının değiştiği görülmektedir.
Bu durumda, doğru sicil oluşturma ilkesi gereği yeni parsel numaraları üzerinden infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken, kapalı kayıtlar üzerinden karar verilmiş olması doğru değildir...’ denilmek suretiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öte yandan, bozma ilamına uyulmuş olmakla mahkemece bozma gereklerinin yerine getirileceği kuşkusuzdur.
Ne var ki, somut olayda mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozmadan sonra 3083 sayılı yasa kapsamında kalan parsellerden, davacının kayden paydaş olmadığı toplulaştırma neticesinde oluşturulmuş bir kısım parselde de mahkemece düzeltme hükmü kurulmuş, bu haliyle bozma gerekleri bu yönden yerine geterilmeksizin sonuca gidilmiştir.
Hâl böyle olunca, bozma doğrultusunda araştırma yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü( 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.