Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/2243
Karar No: 2014/7665
Karar Tarihi: 28.11.2014

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/2243 Esas 2014/7665 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2014/2243 E.  ,  2014/7665 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Araç Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
    TARİHİ : 02/10/2013
    NUMARASI : 2013/37-2013/213

    Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -K A R A R-
    Davacı, babası A. K. davalı kooperatifin kurulduğu 22.06.2004 tarihinden vefat ettiği 03.02.2010 tarihine kadar davalı kooperatifin üyesi olduğunu, babasının ölümünden sonra 19.12.2012 tarihinde Kooperatifler Kanunu"nun 8 ve 14. maddeleri ile kooperatif anasözleşmesinin 9 ve 19. maddeleri uyarınca üye olma isteğini içeren dilekçeyi davalı kooperatife verdiğini, ancak davalı kooperatifin 04.01.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile haksız olarak üyeliğe başvuru talebinin reddedildiğini ileri sürerek, ilgili kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
    Davalı temsilcileri, anasözleşmenin 15/e maddesi gereğince, yönetim kurulu kararlarına karşı itirazın denetim kuruluna yapılması gerektiğini, bu kararlara karşı dava açılamayacağını ve davacının ortaklık şartlarını taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kooperatif üyeliğine kabul edilmeme kararının bir yönetim kurulu kararı olduğu, kooperatif anasözleşmesinin 15. maddesinin, e bendinde, "...gerektiğinde yönetim kurulu kararlarına karşı denetçilere, genel kurul kararlarına karşı ise yargı organlarına itiraz edilebileceğinin..." açıkça öngörüldüğü, bu itibarla, mevcut delillerle davacının davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı temyiz etmiştir.
    Dava, davacının ölen babasının üyeliğinin kendisine devrinin tespitine ilişkin başvurusunu reddeden 04.01.2013 tarihli yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
    Kural olarak, yönetim kurulu kararları doğrudan dava edilemezler. İtiraz üzerine genel kurulda alınacak kararın, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 53. maddesi uyarınca ortaklar tarafından dava edilmesi mümkündür. Yönetim kurulu kararlarının somut olayda olduğu gibi ortak olmak isteyenin doğrudan kişisel haklarını etkilemesi, ilgili kişi zararına sonuçlar doğurması halinde doğrudan dava konusu edilebileceği, henüz ortak olmadığı için genel kurul kararının iptalini isteme hakkının esasen bulunmadığı gerek öğretide ve gerek yargısal içtihatlarda kabul edilmektedir.
    Mahkemece, davalı kooperatifin anasözleşmesinin, "Ortakların Hakları" başlıklı 15/e maddesi uyarınca, ""Gerektiğinde, yönetim kurulunun kararlarına karşı denetçilere, genel kurul kararlarına karşı da yargı organlarına itiraz hakları vardır "" hükmüne dayanarak davanın reddine karar verilmiştir. Davalı kooperatifin anasözleşmesinin 9/d maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 8/1. maddesinde, ortak olmak isteyen kişilerin kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödemeleriyle birlikte kabul ettiklerini belirtilen bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvuracakları hükmüne yer verilmiştir. Aynı Yasa"nın 14/3. ve anasözleşmenin 11. maddesinde, yönetimin, devir alanın ortaklık şartlarını taşıması halinde devri kabul zorunluluğu bulunduğu öngörülmüştür. Anılan 14/3. maddesinin 06.10.1988 tarih 3476 sayılı Kanun ile değişikliğinden önceki metninde ortaklığın devrini kabul zorunluluğu konusunda anasözleşmeye kısıtlayıcı hükümler konulabileceği düzenlenmiş iken, değişiklik ile hisse devralan lehine düzenleme yapılmış olup, hisse devri kabul edilmeyen kişinin bu karara karşı genel kurula müracaat zorunluluğu olmadan dava açabilmesi gerekir. Kaldı ki, anasözleşmede doğrudan dava açma hakkını açıkça yasaklayıcı bir hüküm de yer almamaktadır. Kooperatif ile ortakları arasında bir sözleşme niteliğinde olan kooperatif anasözleşmesinin 15/e ile 9/d. maddeleri ile anılan Yasa"nın 8/1. maddesinin henüz ortak olmayanların dava açma hakkına engel olmayacağı ve onları bağlamayacağı, anılan 15/e maddesindeki hükmün ortaklar lehine yargı öncesi ek alternatif çözüm yolu getirdiği, doğrudan dava açmayı kesin olarak engelleyen bir ifade içermediği, esasen davacının başvurusunun ilk kez üyelik başvurusu olmadığı, ölen babasının üyeliğinin mirasçı olan kendisine anasözleşmenin 19. maddesi uyarınca devrine ilişkin olduğu, anılan 15/e bendinin mevcut üyelerin yönetim kurulu kararlarına karşı itirazını düzenlediği ve doğrudan dava açma hakkını açıkça yasaklamadığı gözetilmeden, aleyhe sonuç çıkaracak şekilde yorumlanarak dava hakkının, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nda öngörülmeyen bir koşula bağlandığının kabulü anlamına gelen yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
    Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 14. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında, "Ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Anasözleşmede gösterilecek şartlarla, ölen ortağın mirasçılarının kooperatifte ortak olarak kalmaları sağlanabilir." hükmüne; kooperatif anasözleşmesinin 19. maddesinde ise, ""Ortağın ölümü halinde ortaklık kanuni mirasçılarına geçer. Mirasçılar aralarında anlaşarak paylarını içlerinden birine ve birkaçını 9. maddedeki şartları taşımak kaydıyla devrini isteyebilir. Bu durumda ölen ortakları mali hakları da aynen devredilmiş olur. Miras yoluyla ortaklık haklarını devir alan ortak eski ortağın tüm hak ve vecibelerinden yararlanır. Ölen ortakların mirasçıları ayrılmak istedikleri zaman hesaplaşmada ödeme önceliğinden faydalanılırlar. "" hükmüne yer verilmiştir. Davacı, ölen babasının tek mirasçısının kendisi olduğunu ileri sürmektedir. O halde anılan Yasa ve anasözleşme ile getirilen düzenlemenin amacı ve özü gözetildiğinde, davalı kooperatifçe, ortağın öldüğünün tespiti halinde, ölen ortağın mirasçısı ya da birden fazla mirasçısı varsa mirasçıları ve adresleri ayrı ayrı belirlenip anasözleşmenin 19. maddesi uyarınca hangi mirasçı ya da mirasçıların kendisine ya da kendilerine murisin üyeliğinin devrini istedikleri hususundaki tercihlerini bildirmeleri için uyarılmaları gerekmektedir. Mirasçıların kendiliklerinden harekete geçmedikleri gerekçesiyle, ortaklık sıfatının düştüğü kabul edilemez. Dairemizin 14.02.2013 tarih ve 2012/6615 E, 2013/818 K. sayılı ilamı bu yöndedir.
    Bu durumda mahkemece, davacının kişisel haklarını ilgilendiren yönetim kurulu kararına karşı, yasada ve anasözleşmede aksi yönde yasaklayıcı açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle doğrudan dava açabileceğinin kabulü ile davacının iddia ettiği gibi tek mirasçı olması halinde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 8/2. ve kooperatif anasözleşmesinin 9. maddesindeki koşulları taşıyıp taşımadığı yönünde tarafların iddia, savunma ve delilleri çerçevesinde değerlendirme yapılarak, ortaklığa engel bir halinin bulunmaması halinde, davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
    Diğer yandan, gerekçeli karar başlığında, 28.03.2013 olan dava tarihinin 03.04.2013 olarak yazılmış olması da hatalı olmuştur.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi