19. Hukuk Dairesi 2014/810 E. , 2014/4285 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2011/507-2013/255
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın K.. şubesinde açılmış bulunan ve 20.10.2003 tarihinde vadesi dolan hesabındaki 367.000-TL ile davadışı başka mevduat hesaplarındaki paraları tahsil için davalı bankaya gittiğinde, şube personeli T.. T.."nun usulsüz işlemler yaptığı ve şubenin incelemede olduğu belirtilerek ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilinin Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi" nin 2004/582 sayılı dosyasından dava açtığını, ilk verilen kararın bozulması üzerine dosyanın 2010/379 Esas numarasına kaydedildiğini, dosyada yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkilinin davalıdan 375.483,99-TL alacaklı olduğunun ve 20.10.2003 tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceğinin tespit edildiğini, davanın taleple bağlı kalınarak 1.000-TL yönünden kabulüne karar verildiğini, ilamda yazılı fazlaya ilişkin haklar için davalı aleyhine Ankara 23. İcra Müdürlüğü" nün 2010/20140 sayılı dosyasından icra takibine başladıklarını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takibe dayanak yaptığı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının temyiz incelemesinin sonuçlanmadığını, kesinleşmeyen ve likit olmayan bir alacak için kötüniyetli olarak takip yapıldığını, davacının tüm işlemlerinde doğrudan banka personeli Tuğba Tanrıkulu ile muhatap olarak bankanın denetim mekanizmasını kasten safdışı bıraktığını, banka yetkililerince imzalanmayan hesap cüzdanlarından dolayı bankanın sorumlu olamayacağını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi" nin 2010/379 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemece verilmiş bulunan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan karar nazara alındığında, davacının 3004607-MT-002 nolu hesaba ilişkin olarak davalı bankadan 374.483,99-TL alacaklı olduğu, bu miktarın 1.000-TL’ lik kısmının Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dava ile hüküm altına alındığı, bu nedenle davacının dava konusu icra takibi ile davalıdan 374.483,99 TL asıl alacağı ve bu alacağa mevduat hesabının vadesinin dolduğu 20.10.2003 tarihinden takip tarihi olan 22.12.2010" a kadar işlemiş faiz talep edebileceği, işlemiş faiz miktarına dair alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2010/20140 sayılı dosyasında yapılan itirazın kısmen iptali ile 374.483,99-TL asıl alacak ve 794,131.78-TL işlemiş faiz alacağının, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacıya ait mevduat hesabında bulunan takip konusu alacak likit olduğundan kabul edilen alacağın %40"ı oranında hesaplanan 467.446.31-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi" nin 2010/379 E. sayılı dosyasındaki gerekçe kısmında "...davacının talebi dikkate alınarak, davacının tespit edilen hesaplardan talep ettiği tutarın her halükarda bilirkişi raporunda talep edilen miktardan az olduğu da gözetilerek davanın belirlenen bu hesaplar yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği görüşüne varılmıştır" denilmiş olup, mahkemece sözkonusu dava dosyasındaki bilirkişi raporunun o davada dava konusu edilen 1.000-TL tutarına ilişkin kısım dikkate alınarak karar verildiği, bu nedenle dava konusu olan 374.483,99-TL için önceki kesinleşen kararda bilirkişi raporu kesin delile yakın delil olarak kabul edilemeyeceğinden, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda banka kayıt ve defterleri incelenerek, konusunda uzman bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.