23. Hukuk Dairesi 2014/4011 E. , 2014/7727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2013
NUMARASI : 2012/450-2013/407
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, kooperatif ortağı olan davalının genel kurul kararıyla belirlenen aidat, gecikme zammı ve elektrik borcuna ilişkin parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, hakkında başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, icra takibine itirazın iptali ile davalının % 40 oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin borcu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce, aidat alacağı, bunun faizleri ve üyelerden alınması kararlaştırılan elektrik bedelinin, genel kurul kararlarına dayandığından likit alacak niteliğinde olduğu halde davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle bozulması sonrası, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra takibinin devamına, davalının toplam alacağın %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Dava, genel kurulca belirlenen aidat, gecikme zammı ve üyeliğe tekabül eden elektrik borcunun tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu"nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu"nun 7. maddesi yollamasıyla somut olayda da uygulanması gereken 6098 sayılı TBK"nın 120. maddesi"nde, temerrüt faizi ve temerrüt faizinin üst sınırı düzenlenmiştir.
Genel kurul kararları, üyeler ile kooperatif arasında yapılmış bir sözleşme niteliğindedir. Genel kurulca kararlaştırılan faiz oranları daha sonraki yıllarda değiştirilmediği ve iptal edilmediği sürece genel kurula katılmasa dahi tüm üyeleri bağlar. Bu durumda, 818 sayılı BK’nın 101/2. ( 6098 sayılı TBK’nın m. 117. ) maddesine göre, genel kurulun belirlediği tarih kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Öte yandan, kooperatif genel kurullarında kararlaştırılan faiz oranı, 120. maddede düzenlenen temerrüt faizi niteliğinde olup kooperatif ile üyesi arasında ticari ilişki bulunmadığından yasal faiz oranı uygulanmalıdır. Açıklanan nedenlerle, kooperatif genel kurulunca, aidatların ödenmesinde gecikme durumunda alınmasına karar verilen temerrüt faizi, 6098 sayılı TBK’nın 120/2. maddesinde öngörülen sınırı aşmamak kaydıyla, yasal temerrüt faiz oranından daha fazla miktarda kararlaştırılabilir. Sonuç olarak, davacı kooperatif genel kurullarında kabul edilmiş temerrüt faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun"un 2/1. maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacaktır.
Belirtilen açıklamalar ve mevzuat hükümleri doğrultusunda; mahkemece, bilirkişiden hüküm kurmaya ve denetime elverişli ek rapor alınarak oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.