21. Hukuk Dairesi 2018/7320 E. , 2019/1754 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A)Davacı İstemi :
Davacı vekili,dava dilekçesinde davacının maluliyetine ilişkin Sosyal güvenlik Kurumunun yapmış olduğu tespite itiraz ederek davacının maluliyetinin belirlenmesi ile maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
B)Davalı Cevabı :
Kurum vekili; açılan davanın yerinde olmadığını ve yapılan tespitin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Mahkemenin; Adli tıp kurumunun 31/05/2017 tarihli 9841 sayılı raporunda davacının maluliyet oranını %62 olduğu bildirilmiştir. Sgk yüksek sağlık kurulu raporu ile adli tıp kurumunun rporu arasında çelişki olduğundan dosya adli tıp kurumuna yeniden gönderilmiştir. Adli tıp kurumu ikinci üs kurulunun 29/03/2018 tarihli ve 509 sayılı raporunda davacının maluliyet oranının %62 olduğu bildirilmiş bulunmaktadır, hal böyle olunca davanın yerinde olduğu gerekçesine dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, :Davanın kabulü ile davacının adli tıp ikinci üs kurulunun 29/03/2018 tarihli 509 karar sayılı kararına göre 3/8/2013 tarih ve 28727 sayılı resmi gazetede yayınlanan maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği hükümleri 3. bölüm 9 – ç maddesi kapsamında çalışma gücünü en az %62’ını kaybettiğinin tespitine ve 5510 sayılı yasanın 27 maddesi gereğince mamulen emekliliğine hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
Davalı vekili; davacıya maluliyet aylığı bağlanabilmesi için aranan yasal şartlar olmadığı için Kurumun davacı için tesis ettiği işlemin hukuka uygun olduğunu, davacının iddiasını yazılı deliller ile ispatlaması gerektiğini, ilk derece mahkemesince yeterli araştırma yapılmaksızın davanın kabulü yönünde karar verdiğicgerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu;İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede;dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere,vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 29.03.2018 tarih, 2017/79546-1961 sayılı raporu, 02.09.1985 doğumlu sigortalı davacının 2004/5. Ayda başlayan sigortalılığının 08.10.2014 tarihine kadar devam etmesi, 1335 gün 4/a, 746 gün 4/b sigortalılığının bulunup 14.01.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunmuş olması gözetildiğinde delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesi gerekçesiyle esastan reddine karar vermiştir
F)Temyiz :
Davalı vekili, istinaf başvuru gerekçesini tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Yüksek Sağlık Kurulunun 26/12/2014 tarihli kararında çalışma gücünün %60’ını kaybetmediği, Adli Tıp Kurumu 3. ihtisas kurulu ve Adli Tıp Kurumu 2. üst kurulun raporunda davacının çalışma gücünü %62 oranında kaybetmiş olduğu ve maluliyet başlangıcının 06.10.2009 tarihinin olduğu, davacının 14.01.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının sigorta başlangıcının 2004/5.ayı olduğu anlaşılmaktadır
5510 sayılı kanunun 26. maddenin “Sigortalıya malûllük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının;
a)25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./14.mad) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,
c)Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malûllük aylığı bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.” hükmü ile de malul sayılan sigortalıların malullük aylığından yararlanabilmeleri için gereken şartlar düzenlenmiştir.
Davacının çalışma gücünün en az %62"sini kaybettiği ve maluliyet başlangıç tarihinin 06.10.2009 olduğu Adli Tıp 2.Üst Kurulunun 2018 tarihli raporu ile tespit edilmiş olup , malul sayılması gerektiği açık ise de , davacıya malullük aylığı bağlanabilmesi için , malul sayılması yanında yukarıda anılan 26. madde kapsamında ""En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,"" koşullarının da bulunması gereklidir.
Yapılacak iş, 5510 sayılı Kanun"un 26.’ncı maddelerinde öngörülen maluliyet aylığı bağlama koşullarının oluştup oluşmadığını tespit etmek, maluliyet aylığı bağlama koşulları oluşmuş ise maluliyet aylığı bağlama tarihinin gösterilmesine karar vermektir.
O halde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.
H)Sonuç :Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.