Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 27.000,00 YTL.manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.03.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Av.U.G. ile karşı taraf vekili Av.M. A. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davacının 04.12.2001 tarihinde meydana gelen iş kazasında sağ dirsek ve kalçada kırık sonucu % 31,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığından bahisle 100.000,00YTL manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının sürekli iş göremezlik oranına davalı tarafından yapılan itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen % 51,00 Sürekli iş göremezlik oranı ve kusur durumu dikkate alınarak manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 27.000,00-YTL manevi tazminata hükmedilmiş ve bu karar taraf avukatlarınca süresinde temyiz edilmiştir.
İş kazasına uğrayan işçinin sürekli iş göremezlik oranının % 31,00 olduğuna ilişkin SSK Başkanlığı tarafından yapılan belirlemeye işverence yapılan itiraz üzerine, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 18.08.2006 gün ve 3/153 sayılı kararı ile SSK İstanbul hastanesinin 130.07.2004 tarihli raporu dikkate alınarak, işçide oluşan sürekli iş göremezlik oranının % 31,00 olduğuna karar verildiği, bu karara da davalı tarafından yapılan itiraz sonunda Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda anılan kurulun 13.07.2007 tarihli kararı ile sigortalıda oluşan sürekli iş göremezliğin % 51,00 oranında olduğunun belirlendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı 01.06.2005 tarihli dava dilekçesi ile %31,00 oranındaki sürekli iş göremezlik için manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Dosya içerisindeki SSK gelir bağlama kararına göre davacıda belirlenen %31,00 oranındaki sürekli iş göremezlik kontrol kayıtlı değildir. HUMK’ nun 74.maddesine göre “hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla mukayyet olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.” Hal böyle olunca da davacı % 31,00 oranındaki maluliyeti nedeniyle manevi tazminat istediğinden bu orana göre manevi tazminat takdir etmek gerekirken, taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde, davalı itirazları üzerine belirlenen ve henüz kesinleşmeyen % 51,00 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı esas alınarak manevi tazminat takdiri hatalıdır.Bundan başka davacının sürekli iş göremezlik oranının % 31,00’in üzerinde olduğunun kesinleşmesi halinde artan kısım için her zaman dava açmasının mümkün olduğu ortadadır.
Öte yandan Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı"nın içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda; gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nesafet kurallarına ve %31,00 oranındaki sürekli iş göremezlik için talepte bulunulmasına göre, hükmedilen 27.000,00-YTL manevi tazminatın az olduğu açıkça belli olmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 550,00 YTL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 25.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.