23. Ceza Dairesi 2015/8928 E. , 2016/7823 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Sanık ... hakkında:
TCK"nın 157, 62, 52, 53 maddeleri gereği 3 yıl 4 ay hapis cezası 16.660 TL adli para cezası, hak yoksunluğu
Sanık ... hakkında: beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın 34 AZ 1492 plakalı aracını internet üzerinden satışa çıkarttığı, sanık ..."in katılanı arayarak aracı almak istediğini söylediği, 22,400 TL karşılığında aracın satışı hususunda tarafların anlaştıkları, devir işlemleri için notere gittikleri, sanık ..."in katılana 8.000 TL ödediği kalan parayı ise ortağının getireceğini söylediği, bunun üzerine satışın yapıldığı, sanıkla birlikte hareket eden, açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen Tahir Akkuş isimli şahsın araç ile birlikte yanlarından ayrıldığı, katılanın durumdan şüphelenerek sanığın yanından ayrılmadığı, bunun üzerine sanığın 2.400 TL para tedarik ederek katılana verdiği ertesi gün sanığın parayı veremeyeceğini söyleyerek kaçtığı ve aracı aynı gün 16.500 TL bedelle alım satım yapan diğer sanık ..."ye sattığı, sanık ..."nin aracı başka bir şahsa satmak istediği, ancak araca tedbir konulduğundan satışı gerçekleştiremediği, bu şekilde sanık ..."in dolandırıcılık,sanık ..."un da suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda :
1-Sanık ... hakkında verilen beraat kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde:
Sanık savunması,katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin delil yetersizliği gerekçesine dayanan beraat kararına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde:
Sanık savunması,katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının ve Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle birlikte anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK"nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK"nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.