Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/16241
Karar No: 2016/10870
Karar Tarihi: 06.12.2016

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/16241 Esas 2016/10870 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2014/16241 E.  ,  2016/10870 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL


    Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi isteğinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteğinin ise kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılardan ... tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 06.12.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... ve vekili Avukat ...geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    -KARAR-

    Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
    Davacı, 173 ada 713 parsel sayılı taşınmazı 03.04.2008 tarihinde satın aldığını, taşınmazın eski malikleri olan davalıların taşınmazı bizzat kullanarak veya kiraya vererek tasarruf ettiklerini ileri sürerek elatmalarının önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak, 10.000.-TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı daha sonra davasını ıslah etmiş ve 71.880.40.-TL ecrimisile hükmedilmesini istediğini bildirmiştir. Davacı, yargılama aşamasında elatmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığından talebini ecrimisile hasretmiştir.
    Davalılar, yasal sürede tahliye emri gönderilmediğini, tahliye emrini iptali için dava açtıklarını öne sürüp davanın reddini savunmuşlardır.
    Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, üzerinde üç katlı yığma bina bulunan davaya konu 1323 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi ... adına kayıtlı iken, eldeki davanın davalıları arasında görülen Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/47 es.s. izale-i şûyu davasında ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiği, sonrasında da taşınmazın icrai ihaleye konu edilerek ... tarafından ihaleden satın alındığı ve 21.03.2008 tarihinde adına tescil edildiği, aynı tarihte de taşınmazı tahliye etmeleri için davalılara icra emri gönderildiği; sonrasında da taşınmazın 03.04.2008 tarihinde ..."e satıldığı görülmektedir.
    Mahkemece, el atmanın önlenmesi davasının konusuz kalması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil isteğinin kabulü ile 70.880,40-TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Ne var ki, mahkemece yapılan araştırmanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
    Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği gibi ecrimisil (diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı), zilyet olmayan malikin malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği ve haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Haksız işgalin haksız eylem niteliğinde olduğu YHGK"nun 25.02.2004 günlü ve 2004/1-120-96 sayılı kararında da belirtilmiştir.
    Açıklanan ilkeler karşısında, ecrimisilden sorumlu tutulabilmek için öncelikle haksız eylem niteliğindeki işgalin saptanması gerekeceği kuşkusuzdur.
    Somut olayda, hükmü temyiz eden davalı ..."ın taşınmazdaki binayı kullanıp kullanmadığı, kullanıyor ise hangi kısmını ve ne zamandan beri kullandığı, ya da fiilen kullanmıyor olsa da hakimiyeti altında bulundurup bulundurmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır.
    Nitekim davacı taraf, dava dilekçesinde tanık deliline de dayanmış, ön inceleme duruşmasında da delillerinin toplanması talebinde bulunmuştur. Her ne kadar, 15.04.2014 günlü duruşmada davacı vekili toplanmasını istedikleri başkaca delil kalmadığını bildirmiş ise de, davalı tarafın bu konuda açık bir izni bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 196. maddesinde yer alan; "Delil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o delile dayanmaktan vazgeçemez." şeklindeki düzenleme karşısında, davacı tarafın tanık delilinden vazgeçtiğinden söz edilemez.
    Hâl böyle olunca, iddialarını ispat açısından davacı tarafa tanıklarını dinletebilmesi için imkan tanınması, dinletilmek istenmesi halinde tanıkların mahallinde dinlenilmesi ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
    Kabule göre de, talep olmadığı halde, hükmedilen ecrimisile enflasyon farkı eklenmesi doğru değildir.
    Davalı ..."ın temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.12.2015 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.350.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi