23. Ceza Dairesi 2015/15915 E. , 2016/7829 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs, mala zarar verme
HÜKÜM : Sanık ...:
1)5237 sayılı Kanunun 151/1, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca; 2.000 TL adli para cezası ve taksitlendirme,
2)5237 sayılı Kanunun 86/2-3(e), 35/2, 62, 52/2, 5271 sayılı Kanunun 231/5-8. maddeleri uyarınca; hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5 yıl denetim süresi,
Katılan sanık ...:
5237 sayılı Kanunun 86/2-3(e), 35/2, 53, 58/6, 54/1. maddeleri uyarınca; 3 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri, müsadere,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Katılan sanığın, sanık ... hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK"nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı Kanun"un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, CMK"nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2)Katılan sanığın, sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen adli para cezasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarına göre karar tarihi itibariyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun"a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3)Katılan sanığın hakkında verilen karara karşı temyiz itirazlarına gelince;
Mağdur ...’nin sanık ...’nin oğlu olduğu, sanık ...’nin oğlu Ertuğrul Kemal"in, katılan sanık ...’ün yanına gitmesini istemediği, olay tarihinde Ertuğrul Kemal"in okula gitmediğini öğrenen sanık ..."nin daha önceden oğlu"nun takıldığı, katılan sanık ..."ın kaldığı kulubeye gittiği, ancak oğlunu bulamadığı, daha sonra oğlunun eve gelmesi üzerine olay günü katılan sanık ..."ın yanına gittiğini öğrenmesi üzerine sinirlenerek alkollü olmasının da verdiği etki ile sanık ...’nin katılan sanık ...’ün kaldığı yere giderek Osman"a ait kulubenin camlarını kırarak zarar verdiği, katılan sanık ..."nin bıçak ile katılan sanık ...’a saldırdığı, ancak elinde olmayan nedenlerle eyleminin gerçekleştiremediği, katılan sanık ...’ün de bıçak ile mağdur ...’yi kovaladığı, tanık Erkan Çelik"in tutması nedeniyle eyleminin tamamlayamadığı teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından kasten yaralamaya teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
1-Temyiz dışı sanık ..."nin, sanığa ait kulübeye gelerek sanıkla tartışığı ve kulübenin camlarını kırması üzerine sanığın yaralama eylemine teşebbüs ettiği anlaşılmış olup, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.